1. dünün hürriyeti bugünün özgürlüğü...
    öncelikle "hürriyet" kelimesi arapça kökenlidir. türkçeleştirme döneminde, nurullah ataç'ın "özün gürlüğü" anlamında iki türkçe kelimeyi birleştirerek hürriyetin yerini alması için önerdiği "özgürlük" kelimesi kabul görmüş, dilimizde yerini almıştır. hızlıca benimsenen özgürlük, bu kadar yeni olduğunu hiç çaktırmıyor değil mi ?
  2. özgürlük kadar tanımlanamayan bir kelime olmamıştır şu hayatta. neye özgürlük derdik mesela. ülkemde bütün haklarımın korunduğunu,kendimi istediğim gibi ifade edebileceğimi bilmek mi ? ailemin aman millet ne der kaygısı olmadan yaşamak mı ? sevgilimin bencilce kararlar verip beni idare etmeye çalışmadığını bilmek mi ? sokakta istediğim saatte tek başıma çıkıp tek parça eve dönebilecek lüksüm olması mı ? bıdıbıdıbıdı. bu daha devam edecek olan listeye özgürlük denebiliyorsa eğer bence bu kelimeyi sonsuza kadar unutmalıyız.
    mavi
  3. başka bir insanın haklarını ihlal etmeden yapabileceğiniz her türlü şeye verilen isim.
  4. sorumluluk sahibi olmaktır. örnek : drink responsibly .
    ee
  5. şu dünyada senin için üzülecek hiçbir kimsenin olmayışı.
  6. yapmak istemediğin bir şeyi yapmayabilmektir.
  7. tamamı özgürlük başlığında bulunabilecek kısa tanımlardır
  8. yanlış hatırlamıyorsam kelimenin kökeni eski sümercede anne karnındaki çocuğun durumunu anlatmak için kullanılıyor aynı zamanda...muhtemeldir ki fruedyen psikanaliz ve devamı, rüşeymin anne karnındaki o halinin kişinin öze dönme arzuları çerçevesinde odipus kompleksinin de argümanı olarak ele almasını sümerlilerin bu özgürlük yaklaşmına borçlular...türkçede kullanılan biçimiyle de özgürlük,''öz'' kökünden türetilen bi kavram olarak bu anlayışı desteklemektedir...engels'e atfedilse de,yine yannış hatırlamıyosam spinoza'nın ifadesiyle,özgürlük zorunluluğun bilincine varmaktir...diye kallavi bi yaklaşım da bulunmaktadır konuya dair...naçizane düşüncem ise,kavramsallığın bittiği yerde başlayan herşeydir özgürlük
    (evet bi parça zen etkisyle :) )
  9. göze alabilmektir. göğüsleme cesaretinin olabilmesidir. icabı halinde bedel ödemeyi taahhüt etmektir.

    zordur ama güzeldir.
  10. kararlarını yalnız verip eyleme dökebilmektir.