1. doğatanrıcılık, kamutanrıcılık. tanrı ile evren özdeşleştiren akım. bu bakış açısına göre tanrı her yerdedir, her şeydedir, her şey tanrıdır. tanrı evrendeki varlıkların toplamıdır. ibni arabi'nin vahdet-i vücut görüşüne benzer. aradaki fark panteistlerin tanrı ile evreni bir saymasına karşın "tanrı evrendedir ve evren kadardır" vahdeti vücutta evren tanrının içindedir, yani tanrı sınırlanmaz. ecnebiler bu ikinciye (bkz: pananteizm) diyorlar.
    abi
  2. tümtanrıcılık olarak türkçeleştirilmiştir. kısaca tanrıyla doğanın özdeş olduğunu savunan düşüncedir.panteizme göre, tanrı; tabiatın dışında olmayıp, tabiatla özdeş olarak görülmektedir. günümüzde farklı türleri ortaya çıkmıştır. (bkz: türümcü panteizm) ,(bkz: içkici panteizm) ,(bkz: oluşçu panteizm)
  3. "tanrı her şeydir ve her şey tanrıdır" görüşünü benimseyen fikir akımıdır (tüm tanrıcılık).
  4. sanıyorum bir ateist ve teist, tanrı meselesinde rasyonel bir uzlaşma arayacak olsalar varacakları yer burasıdır.

    hepimiz neticede yıldız tozuyuz. şu satırları yazarken çarpan yüreğim esasında proton, nötron, elektron yığınından başka bir şey değil. en başta tek hücre şekline bürünmüş bir maddeydim. çevreden bana lazım olanları özenle seçtim. tek hücreden ibaret maddesel büyüklüğüm trilyonca kat büyüdü. ama tüm bu maddenin kaynağına baktığımda, bu dünyanın toprağı, suyu ve havasından başka bir şey değil bunlar. yani 13,7 milyar sene evvel tek bir noktadan fışkırdığını farzettiğimiz madde. demek ki 13,7 milyar sene evvel beni oluşturan proton, nötron ve elektronlar da, belki aynı bütünlükle olmasa bile onları oluşturan parçalar olarak, hatta belki parçalar olarak değilse bile o parçaları oluşturan enerji olarak oradaydı. yani ben de oradaydım. şimdiki bütünlüğümle olmasam bile, herşeyimle ama herşeyimle oradaydım.

    eğer tanrı'yı rasyonel olarak arayacaksam, neden evrenin yaratıcısı olarak üst hiyerarşide bir varlık hayal edeyim, ve neden bu hayali yaratıcının "yaratılmamış olan" olduğunu varsaymak zorunda kalayım, hali hazırda evren beni ve herşeyi yaratmışken ve herşey evrenken, "yaratılmamış olan" evrenin kendisi değil midir, ockham'ın usturası gereği?

    evrenin aklı olabilir mi? şaşmaz bir düzeni olduğu kesin. zaten "akıl"ı nasıl tanımlarız ki, ondan beklediğimiz nedir? bu öyle bir düzen ki, sadece bu devinim ilkeleri çalışarak dünya'da yaşamı yarattı, insanı yarattı, insan bilincini, aklını yaratabildi. belki başka yerlerde daha üstün akıllar yarattı. öyleyse diyebilir miyiz ki insanın aklı her zaman evrenin bir altkümesi olarak kalacaktır?