1. görünüşte doğru olup çözümsüz bir çelişki içeren ifade ya da önermedir. yunanca "karşı, karşıt, zıt" anlamına gelen "para" ön ekiyle, "fikir, düşünce" anlamındaki "doksa" sözcüğünden oluşmuş bir kelimedir. yanıltmaç, kısır döngü, çatışkı, çelişki veya mantık yanılsaması da denebilir.

    dört farklı biçimi vardır:
    1) mantıksal paradokslar
    2) metafizik paradoksları
    3) semantik paradokslar
    4) retorik paradoksları

    mantıksal paradokslara bir örnek: bütün youreads yazarları yalancıdır.*
  2. mnb
  3. hatırladığım kadarıyla yazayım. bir ok fırlatılsın bu ok önce gideceği yolun yarısını gitmelidir. sonra kalan yolun da yarısını. bu böyle devam eder. dolayısıyla ok gideceği noktaya asla ulaşamaz. bu paradoks fiziksel olayları salt matematikle açıklamaya çalışmanın neden olduğu bir hezeyandır. bazı mantıklı paradokslar olsa da çoğu anlamsız.
  4. paradoks, henüz içinden çıkılamamış döngüye günümüz insanlarının verdiği isim ve düşünce sistemidir.

    çoğu paradoks nitelemesi, insanoğlunun bilmediği ve akıl yürütemediği ama yakın tarihte öğrenilebilecek çözümlerdir.

    en meşhur örneği;

    paradoks:
    10 dakika öncesine gidip kendimizi öldürsek ? zaten 10 dakika önce öldüğümüz için gidemeyiz.

    çözüm:
    aslında 10 dakika öncesine gidip kendimizi öldürürsek, ki öldürebiliriz,hiç sıkıntı çıkmaz.zaman yolculuğunu yapan kişinin bedeni ile 10 dakika önceki halinin bedeni birbirinin tıpatıp aynısı olmakla beraber farklı bedenlerdir.içlerinden 1 tanesinin ölmesi halinde 1 tanesi sağ kalacaktır. (1+1=2) = (2-1=1)

    dede pradoksu video
  5. bir tane paradoks ta ben yazayim hatirladigim kadariyla : durdurulamaz bir cisimle yerinden oynatilamz bir cisim carpisirsa ne olur , gibisinden bir fizik paradoksu.
  6. birkaç örnek vermek gerekirse;

    - - ikiye bölme paradoksu:
    zenon'un paradokslarından biridir; herhangi bir mesafeyi veya uzamı kat etmek için ilk önce bu mesafenin yarısını kat etmemiz gerekmektedir. ve daha sonra geri kalan mesafenin yarısını yani tüm mesafenin dörtte birini, geri kalan mesafenin yarısını yani tüm mesafenin sekizde birini kat etmemiz gerekir ve bu böylece sonsuza kadar gider. burada gittikçe küçülen fakat hiç bir zaman sıfıra inmesi mümkün olmayan bir büyüklük söz konusudur. bu sonuca göre herhangi bir mesafenin kat edilmesi imkansızdır.

    - - euqlides paradoksu:
    "yaptığım açıklama yanlıştır." euqlides-nam-ı diğer öklid-adını taşıyan paradokstur. öklid mi çıkarmıştır yoksa üstüne mi yıktılar bilemiyorum.

    - - avukat paradoksu:
    yunanlı ünlü avukat protogras, verdiği özel dersin ücreti ile ilgili olarak öğrencisiyle bir anlaşma yapar. bu anlaşmaya göre öğrencisi aldığı ilk davayı kazanırsa bu ücreti avukata ödeyecek, kazanamazsa ödemeyecektir. dersin bitiminden hemen sonra herhangi bir dava almayan öğrenciden ses seda çıkmaz. sabrını yitiren avukat, bir dava açarak bu ücreti öğrencisinden talep eder. yeni avukat olan öğrenci bu ilk davasında kendini savunmayı üstlenir.
    bu davayı öğrenci kazanırsa ilk davasını kazanmış olacağı için davayı kaybeden hocasına parayı ödemek zorunda kalacaktır.
    tersine davayı kaybederse bu kez de davayı kaybettiği için hocasına yine ödeme yapmak zorunda kalacaktır.

    - - epimenides paradoksu:
    giritli filozof epimenides tarafından ortaya atılan paradoks. hazret ''tüm giritliler yalancıdır'' diyerek muammayı insanlığın kucağına bırakmış.
    fuzuli'nin ''ger * derse fuzuli ki gözellerde vefa var/ aldanma şair sözü, elbet yalandır'' da yerli versiyonudur.

    - - walt kelley paradoksu:
    "düşmanla karşılaştık ve o biziz". şeklindeki paradoks halidir.

    - - russell paradoksu:
    russell'in 'bir odada papa ve ben varım. odada kaç kişiyiz? tabii ki bir. çünkü ben aynı zamanda papayım' diye de açıkladığı paradoks. kümelerle ilgili matematikte yer alan kavram kargaşasından yola çıkmıştır.

    - - oscar wilde paradoksu:
    ünlü düşünür oscar wilde'in bir sözünden yola çıkarak oluşmuş paradokstur.
    "günah işlemenin tek yolu onu kabul etmektir."

    - - don kişot paradoksu:
    "sanço panço *, baratania adasının yöneticisidir. adaya gelenler niye geldiklerini belirtmek zorundadır. eğer doğruyu söylerlerse serbest kalacaklar, yalan söylerlerse asılacaklardır. günün birinde bir yolcu gelir ve "ben asılmak için buradayım" der. sanço ne yapmalı?" şeklindeki paradoksun adıdır.
  7. içinden çıkılamayan ya da net bir cevabı olmayan sorulara denmektedir.

    monty hall paradoksuyla katkıda bulunayım.
    tv şovu sunucusundan adını alan bu paradoksun içeriği şu şekildedir: önünüzde 3 kapı var ve bu kapılardan birinin arkasında son model bir araba diğer ikisinde de 2 tane keçi bulunuyor ve monty hall hangisinde araba olduğunu biliyor. başlangıçta bir kapı seçiyorsunuz ama o kapı açılmıyor. ardından monty hall arkasında keçi olan kapılardan birini açıyor ve size şu soruyu soruyor: seçtiğin kapıyı değiştirmek istiyor musun yoksa açalım mı? işin çıkmazı ise burada, değiştirmek mi daha iyi değiştirmemek mi?

    çözüm: değiştirmek daha iyi fikir sebebi ise şu; oyunda iki seçenek bulunuyor arabaya gidiş için(değiştirmek yada aynı kapıyla devam) çünkü en sonunda 2 kapıdan birinin arkasında araba var.
    değiştirmeden devam edeceksek arabayı bulma olasılığımız 3/1 dir. çünkü seçtiğimizin arkasında olmak zorunda.
    değiştireceksek olasılığımız 3/2'dir, sebebi arkasında keçi olan kapıyı seçersek monty'nin açabileceği bir tane keçili kapı kalıyor ve değiştirince araba bizim oluyor. işin kilit noktası monty'nin bilmesi ve bir kapıyı elemesidir. umarım anlaşılır olmuştur.
    ayrıca deneme için yapılan simülasyon:
    paradoks meraklıları için tavsiye edilir:
    (bkz: paradoks- jim al-khalili)
    (bkz: einstein bulmacası - jeremy stangroom)
  8. septisizm kuramını ilk ortaya atan parmenides adlı büyük filozofun talebesi zenon tarafından başlatılmış ve uygulanmış çeldirmece.
    (bkz: zenon paradoksları)
  9. euplides, hiçbir zaman bir "kum yığını" oluşturulamayacağını iddia etmiştir. çünkü bir kum tanesi, "yığın" değildir. yanına bir tane daha koyarsak yine "yığın" oluşmaz. "kum yığını" olmayan bir şeyin yanına (veya üzerine) kum tanesi koymakla "yığın" elde edemeyeceğimize göre hiçbir zaman "kum yığını" oluşturamayız.