1. konuyla ilgili çok söylenecek şey var ama önce örnekten gitmek istiyorum. gerekirse zamanla editlerim başlığı. dostlar örneğimiz şu: bir gün işten evine gelmişsin, tam dinleneceğin sıra kapı çalıyor. kapıyı açıyorsun bir adam ve elinde 4-5 çocuk, sana diyorki: 'benim bu çocukları sen okutacaksın. ben çalışsam da çalışmasam da; bu çocuklar başarılı olsa da olmasa da.' ne derdiniz? ne derseniz deyin o çocukları biz okutuyoruz...
    421
  2. liberal demokrat parti'nin bu konudaki duruşunu beğeniyor ve destekliyorum. ilk öğretimin zorunlu ve ücretsiz, gerisinin ücretli olması gerekiyor. tabii eğitim için gerekli kredilerin dağıtımında sorun yaşanmaması ve herkesin faydalanması, özel ve kamu kuruluşların burs vermesinin teşvik edilmesi de gerekiyor. üniversite eğitimi gibi pahalı olması gereken bir eğitimin ücretsiz verilmesi hem o okullardan faydalanmayan ve faydalanmayacakların hakkını gasptır hem de okulların gerekli yatırımları almamasına sebep olacaktır.
  3. eğitim paralı olunca devlet eğitime aktarmadığı parayı zenginlere aktaracağı için eğitim bedava olmalı üstüne de para verilmelidir. ekmek su elektrik, dogalgaz, kıyafet, meyve, sebze, et ve ev de bedava olmalıdır. hastane de bedava olmalı okul ve hastane sayısı aşırı artmalı.

    tüm bunları neyle karşılarız yahu diyenler de kurumlar vergisinin %20 olduğunu bilmeli ve bunun %90'a çıkması gerektiğini savunmalı. çünkü zenginler kazancının %10 ile gayet geçinebilir.

    kurumlar vergisi neden yüzde 20 biliyor musunuz? çünkü zenginler ahlaksız ve sahtekar. %30 olunca hile yapıp vergi kaçırıyorlar. böyle olunca devlet oranı azaltıp daha çok vergi toplayabiliyor.

    hem oranı artırıp hem de çok kişiden vergi almanın yolu da güçlü ve sosyal devletten geçer. yani binlerce vergi müfettişi alıp zenginler soyulmalı, sosyal devlet finanse edilmeli.

    gelire asgari ücret uygulandığı gibi azami ücret de uygulanmalı, örneğin kimse 20 binden fazla kazanmamalı, liyakat-maaş uygulaması zenginleri de kapsamalı. ne yapacak ki o kadar parayı. asgari mülk ve azami mülk uygulaması da şart. herkesin bir evi olmalı ama kimsenin 3 evi olmamalı.

    miras sistemi komple yok edilmeli yerine satın alma önceliği gelmelidir.
    abi
  4. sosyal devlet ilkesi ile hareket eden bir devletin yapmaması gerekendir. türkiye'de görülmeyendir.

    kapital olma demiyoruz hobi olarak yine kapital ol ama halkının yanında ol devlet kardeş. seni sen yapan halkın zaten.

    halk olmazsa sen bir hiçsin devlet kardeş.
  5. bazen kaliteyi arttırır.
  6. şuan vergilerimizle bir takım aç köpeklerin karnını doyurup, gözünü doyuramıyoruz ve zenginliklerine zenginlik katıyoruz. o yüzden elin çocuğunu ben okutuyorum diye içiniz yanmasın, paralar daha acılı şekilde ziyan oluyor. ve benim bir türlü anlayamadığım, üzüldüğüm, çokca da aptalca bulduğum şey: orta sınıfın ve alt sınıfın birbirine ettiği zulümdür. yahu kardeşim karnımız aç, tavanımız delik, üstümüz yırtık. bu ülkede yapılan her değişiklik en çok bizi vurur. evini çöp satarak geçindiren bir adamın, çocuklarını okutma fırsatını çalmaktır paralı eğitim... paralı eğitim olursa 1 kişinin bile
    -parasızlık yüzünden okuyamama- ihtimali olmamalıdır. aksi takdirde kaybettiğimiz o 1 insanın gelecekte dünya adına yapacağı pek çok büyük ya da küçücük şeyi kaybedebiliriz. ayrıca zaten eğitim, sağlık gibi konularda ticari kaygı güdülmesi çok tehlikelidir. para çalışma ahlakını bozar ve hayattaki en temel şeylerimizi kaybederiz. şuanda zaten durum budur: paranın iş ahlakımızı bozması. ayrıca eğitimin seviyesi öğrenciden para alınarak değil, eğitim sistemi değiştirilerek yükseltilebilir. bu ülkenin bürokrasi devrimi, eğitim devrimi ve tarım devrimi yapmaya ihtiyacı var.
  7. ekmeğe suya para vermenin, ötv'ni kdv'sinin alınmasının, bir otomobilin %60'ının vergi olmasının, yolun üzerine barikat kurup haraç kesmeni (hgs,ogs) doğal sayıldığı bir dünyada eğitimin sağlığın bedava olmasını beklemek deliliktir.