1. daha başlamamıştır.
  2. hep bir huzursuzluk olur insanın içinde. çünkü ertesi gün pazartesidir. ama cumartesi öyle mi? yarının pazar olduğunu bildiğin için bir taraflarını yayar keyif yaparsın.
  3. keşke evde olsam. babamın kovboy filmi izlemesine bile razıyım.
  4. öğlen 12.20 ye kadar uyuyarak kaçırdığım
  5. annem odaya girip perdeyi çekecek kışşşttt diye. hadi kalk bak öğlen oldu diyecek. kalmayacağım tabi. biraz sonra içeriden süpürge sesi gelmeye başlayacak. giderek benim odaya yaklaşacak ve kapı açılacak hadi burayı da süpürmem lazım diyecek annem... gerçekten bu denli huzurlu uyandığım sabahlar artık çok mu geride kaldı? büyüdüm mü? canım sıkıldı bak
  6. çoğu kişinin göremediği günün parçası. çoğunlukla öğlen uyanan insanlar için kaydırma yapılmış sınav formatı gibi bir bakıma.
    han
  7. biraz iyi kalkmadım dun uyuyakaldigim icin olsa gerek uyuşmuş her yerim sanki hiç eğlenmedigim kadar eğlenmis,kosup oynamisim

    pek sevmem pazar sabahlarini.gereksiz beklentiler icinde oluyorum.ama ocakta fokurdayan tomurcuklu çay,sicacik ekmek,bandir bandir ye beni doyamazsin tadima menemen,sülüm sülüm süzülen tahin pekmez
    sicak ekmegi koparinca icinde cikan dumanin ,sicak cay ustunde tüten dumana karismasi falan filan karnım aç ^^
  8. babanın açtığı kovboy filmi eşliğinde yapılan kahvaltıdan sonra pek bir anlamı kalmayan gün,gerisi bomboş geçiyor.
  9. haftanın en bok günü. pazartesi bile daha güzel.
  10. gece ne kadar geç yatarsam yatayım, sabah beş buçuk - altı gibi uyanıp kısa bir yürüyüşün ardından duş ve yeniden yatağa uzanış ile ilerleyen, ancak öğle saatlerine yakın uyanıp kahvaltıyla sonuçlanan, aslında bir anlamda uyuyarak geçirdiğim zaman dilimi.
    bu neredeyse rutine bağlanmış durumun en garibime giden noktası, normal iş günlerinde uyanmakta zorlanmama rağmen, üstelik genelde cumartesi geceleri alkol almama rağmen pazar sabahları erken uyanmak konusunda hiç zorluk yaşamıyor olmak.
    sanırım asıl sorun hayatım boyunca çalıştığım işlerin, gerçek anlamda yapmak istediğim işler olmaması.