1. ergenlik çağına girmeyen çocuklara cinsel açıdan ilgi duyma eylemidir. psikoseksüel bir hastalıktır.
    pedofilikler yetişkinlere ilgi duymazlar. ( bu tanımı yazarken kendi iç sesime mani olamıyorum gebersin pislikler demekten kendimi alamıyorum)

    türkiyede cinsel içerikli eylemlerin, hele çocuklara yönelik olanların sayısında büyük bir artış var. tabi bu veriler adli makamlara yansıyan şikayetleri tutuklamalar, cinayetler, mahkumiyetlerle sınırlı kaldığı için gerçeğin küçük bir bölümünü yansıtıyor buzdağının görünmeyen yüzünü düşünmek bile istemiyorum.
  2. cinsel suçların en büyüğüdür ve suçun kanıtlanması durumunda cezası kesinlikle idam olmalıdır. suçlu genelde aileye yakın bir bireydir.

    ayrıca bu konuyla alakalı bir film önerisinde de bulunmak isterim.

    jagten - thomas vinterberg
  3. yorumu okuduktan sonra tanımını kontrol ettim ve evet, gerçekten ergenlik öncesi(prepubertan) yazıyor. bana kalırsa bu değişmeli. kesin bir yaş sınırının koyulmasının zorluğunun farkındayım ama ergenlik 8-9 yaşlarında da başlayabiliyor. bilemedim bunun sınırı ne ola. ama insan bir çocuk gördüğünde de anlıyor, bunun hesabını yapıp kendini aklamaya çalışacak adam zaten büyük ihtimalle pedofilidir.

    öte yandan, kabul edilmesi güç, en büyük cezaları hak eden bir suç olarak yazılmış, eylemi düşündükçe ben de başka duygular beslemiyorum. ama bana kalırsa eyleme geçilmedikçe bu ithamları hak edecek bir psikoloji değil. neden mi, en basit duyguları ya da psikopatolojileri incelediğimizde büyük oranlarda kalıtım/doğuştan gelen özelliklerin bu ruh hallerini belirlediğini görüyoruz. hadi kalıtımı ve doğumu geçelim, sen daha ilk anını hatırlamadan öncesinde bilinçdışında neler yaşanıyor. çok büyük oranda kişinin kontrolü dışında gelişebilir bu dürtü. özellikle aklıma nymphomaniac'taki pedofili adamın ağladığı sahne geliyor gözlerime. filmde de belirtildiği üzere adamın en büyük laneti oydu, ve bunu fark ettiğinde ağladı.

    bu yazdıklarımdan belki eylemi meşrulaştırmaya çalıştığım çıkarılabilir. asla. zaten yazmaya başlamadan belirtmiştim görüşümü.
  4. son zamanlarda bir artış mı var bu iğrenç durumda yoksa eskiye nazaran ifşasında mı gözle görülür bir açıklık var? sadece bizim ülkemizde mi yaşanıyor? çünkü öyle bir de algı oluştu, türk ve müslüman toplumlarda özellikle görülen bir cinsel istismar türüymüş gibi çıkışlar var.

    olaya hiç bir kimliği ön plana çıkarmadan bakıyorum ben. çocukların saf halini düşünürsek böyle de bakılmalı. geçmiş zamanlarda italyan klisesinden bir rahip de konuya dair düşündürücü sözler dile getirmiş işte buradan okumak mümkün. ne yapılmış peki? görevinden alınmış. altını çizmek gerek; bu suç tüm dünyada eli kolu sallanarak yapılan, zevk alınan bir suç...

    güney amerika kıtasına gidiyoruz. paraguay karşımıza çıkıyor ve yıllardır kan ağladıkları durum. okumuşsunuzdur belki, 11 yaşındaki çocukların doğum yapmasına müsade edilir. evet, kürtaj olamazlar, yasaktır.. ne kadar erken ergenliğe girilirse girilsin cinsellik nasıl o yaştaki bir çocuğun seçimi olabilir ki? üreme iç güdüleri nasıl bir şey ki bazılarında bu denli iğrenç düşüncelerin alevlenmesine sebep oluyor?

    çok farkında olunması gereken bir konu. herkesten şüphe duymak da kötü evet ama bilinçlenmek çok önemli. eğitim, mevki, parasal güç, kimi zaman kişilik, görünüş iyi birer kamufle aracı olabiliyor bu suç için.
  5. kolay elde edilen, düşük ahlaklı kadın çocukluğudur. bütün pedofililer idam edilmelidir.
  6. yunanca paid (çocuk) ve philia (sapma, düşkünlük) kelimelerinin birleşimiyle meydana gelmiştir. gelişmiş ülkelerde toplumsal hayatı belirleyen birtakım normlar oldukça katı uygulandığından genelde cinsel birleşmeyle sonuçlanmaz, taciz düzeyinde kalır, girişimden evvel yakalanırlar. hatta bazı ülkelerde sokakta gördüğünüz bir çocuğun yanağını sıksanız bile ailesinden izin almadığınız için şikayet halinde ceza alabilirsiniz. ülkemizde istatistik aramak her açıdan saçma olduğundan abd istatistiklerinde %40'ının ergenler tarafından gerçekleştirildiğini belirtmek gerek. dünya genelinde en sık 40-70 yaş aralığında görülmektedir. pedophiles (ergenlik öncesi) ve hebephiles (ergenlik sonrası) yaş grubunu tercih edenler olarak ikiye ayrılırlar. bu gruplar cinsel açıdan hem çocuğa hem erişkine veya olgunlaşmış çocuğa ve sadece bebeğe yönelim, heteroseksüel, homoseksüel gibi alt gruplara ayrılır.

    suç mu hastalık mı olduğu üzerine psikiyatrlar, nörologlar, hukukçular uzun uzun tartışırlar. bunun için kimlere sağlıklı dediğimiz üzerine düşünmemiz gerekiyor. psikiyatri açısından sağlık çoğu zaman sıradanlaşmak anlamına gelmektedir. her istismar pedofili anlamına gelmez. en az 6 ay süreğen cinsel uyarım, fantezi ve davranım hastalık olarak tarif edilir. kadın-erkek ayrımı yoktur fakat nadiren kadınlarda görülür. tedavi edilmesi güçtür. davranış terapileri uygulanır ve hastalar da sıradan insanlar gibi hazlarından vazgeçmek istemezler. tedavi hastalığı ortadan kaldırmaz, genelde hastanın tekrar eyleme geçmesini engellemeye yöneliktir. adli ve klinik olarak hastanın takibi, cerrahi veya kimyasal kastrasyon tedavide kullanılan diğer yöntemlerdir. hastalık da olsa kişinin düşünme sürecini bozmadığı ve planlı olarak uzun süreçte yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda cezai ehliyet bakımından muafiyet düşünülemez.

    sebepleri üzerine tartışmalar halen sürmektedir. genetik, çevresel, sosyal etkenlerin olabileceğini, obsesyon olduğunu savunan bilim insanları vardır. elimizde yeterli veri olmadığını kabul etmek gerek. sonuçta kimin üzerinde deney yapacağız ki? ancak elimizdeki olgularda istatistik tutabiliyoruz, terapilerle kökenlerine inmeye çalışıyoruz.

    dsm-iv'e göre tanı kriterleri şunlardır;

    a. en az 6 aylık bir süre boyunca, kişinin ergenlik dönemine girmemiş bir çocukla ya da çocuklarla (genellikle 13 yaşlarında ya da altında olanlarla) cinsel etkinlikte bulunma ile ilgili yoğun, cinsel yönden uyarıcı fantezilerinin, cinsel dürtülerinin ya da davranışlarının yineleyici bir biçimde ortaya çıkması.
    b. bu fanteziler, cinsel dürtüler ya da davranışlar klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.
    c. bu kişi en az 16 yaşındadır ve a tanı ölçütündeki çocuk ya da çocuklardan en az 5 yaş daha büyüktür.
    not: 12-13 yaşlarında biri ile cinsel ilişki sürdüren geç ergenlik dönemindeki bir kişiyi buraya katmayınız.

    hukuki açıdan ise neredeyse her ülkede suç kabul edilir. uluslararası çocuk hakları sözleşmesi'nin ilgili maddelerine göre imzalayan her ülke çocukları her türlü cinsel istismardan korumakla yükümlüdür. burada rüşt yaşı önemlidir. cinsel rüşt yaşını ülkemizdeki yasal rüşt yaşı olan 18 ile karıştırmamak gerekir. eylemin şekli her eylem açısından cinsel rüşt kabul edilebilecek yaşı değiştirebilir. tck'da 'on beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış' ve 'diğer çocuklara (algılama yeteneği olan çocuklar kast edilmektedir) karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar' suç olarak kabul edilmekte ve 16 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır, ayrıca düzenli ve sistemli olarak gerçekleştirilmesi durumunda insanlığa karşı işlenmiş suçlardan biridir. bizde kastrasyon uygulanmadığı gibi sağlık nedenleri dışında uygulanması halinde anayasa'nın 17. maddesinde yazıldığı üzere kişinin vücut bütünlüğüne karşı yapılmış bir eylem olacağından ayrıca cezalandırılır.

    bazı ülkelerde madde kullanımı veya başka bir etken işin içindeyse değerlendirme suçlunun eski ilişkileri üzerinden yapılır, pedofili sayılması için tekrar etmesi falan beklenir. çekler cerrahi kastrasyonu tercih ediyorlar. abd'de eyaletlere göre kastrasyon, hapis veya idam cezaları değişken olarak uygulanmaktadır, kastrasyon suçlunun tercihine bırakılır. kişisel görüşüm uzun hapis cezalarının, idam cezalarının çözüm olmadığıdır. hukuki ve tıbbi olarak önüne geçilebilir. çevresel etkenlere karşı alınacak önlemler ve sıkı klinik ve adli izlem, kastrasyon ile birlikte olguları azaltacak ve suçun önüne geçebilecektir. dünya genelinde adli işlem uygulanan porno bulundurma vakalarında açığa çıktığı üzere %40'ı çocuk pornosudur. internet siteleri pedofilinin çevresel faktörleri arasında önde gelenlerden biri olması dolayısıyla bu tür etkenlere ulaşımın gerçekçi yollarla dünya çapında engellenmesi sonuç verebilecek bir yöntemdir. çocuk gelin olgusu ülkemizde en bilindik pedofili olayları, bunların önüne geçilmesi gerekiyor. devletin eğitim vazifesini yerine getirmesi hastalığın da suçun da önüne geçecektir.

    tabi devlet derken istismarların araştırılmasıyla alakalı önergelerin önüne geçen devletten bahsetmiyorum. devlet gibi bir devletle, uluslararası işbirliğiyle sonuç alınmalıdır.
  7. pedofili cinsel sapkınlıklar (parafili) içerisinde yer alan ruhsal bozukluklardan biridir. cinsel sapkınlıklar cinsel eşin onayı olmadan insana özgü normal kabul edilen cinsel eylemlerin dışında kalan cinsel eylemler olarak tanımlanır.

    pedofilide cinsel açıdan uyarıcı olan obje çocuklardır. bu bozukluğu olan bireyler çocuklara karşı cinsel ilgi duyar ve bunu engelleyemez. bu kişilerde pedofili dışında başka cinsel sapkınlıklar da mevcuttur. bunlar; gözetlemecilik bozukluğu (başkalarını özel etkinliklerde gözetlemek), göstermecilik bozukluğu (cinsel organları sergilemek), sürtünmecilik bozukluğu (izni olmayan bir bireye dokunmak veya sürtünmek), cinsel mazoşizm bozukluğu (küçük düşürülme, esir edilme veya acı çektirmeye maruz kalmak), cinsel sadizm bozukluğu (küçük düşürmek, esir etmek veya acı çektirmek), pedofili bozukluğu, fetişizm bozukluğu (canlı olmayan öğeleri veya vücudun cinsel olmayan bir organını cinsel açıdan odak haline getirmek) ve karşıgiyim (travesti) (karşı cinse ait kıyafetler giyerek cinsel açıdan uyarılma) bozukluğudur.
    -habertürk alıntı-

    çocukların küçük yaşta bilinçlenmesi gerekiyor.bilinçli ana babalar sayesinde tabi.tam bir korumacılık da çocuğun psikolojisini etkileyebildiği gibi sevgiden mahrum bırakmak,ilgisiz olmak da olumsuz etkiler yaratır.çekirdek aile dışında insanlara karşı bilgilendirmek gerekiyor bence çocuğu.tabi ki profesyonel destek alınması daha farkındalık yaratabilir çocuk gelişimi ve bizim gelişimiz açısından.çünkü bu tür insanları ayırt etmek çok zordur...
  8. çocuksevicilik. dsm iv'ün ne dediği beni ilgilendirmez. şehir meydanında halkın adaletine bırakılmaları gerekir.
  9. sanıldığından daha yaygın bir psikoseksüel bozukluk/hastalık/sapkınlık (çok hassas bir konu olduğu ve uzmanlar arasında da görüş farklılıkları olduğu için tanımı size bırakıyorum).

    komşumuz, akrabamız, iş arkadaşımız hatta ailemizden biri pedofil olabilir. pedofilinin eğitim seviyesi, gelir düzeyi, sosyal statü, cinsiyet ya da başka bir parametreyle bağı yoktur. herkes pedofil olabilir. ancak büyük bir çoğunluğu erkektir ve kadınlarda nadiren görülür. muhtemelen bu durum kadınlardaki annelik içgüdüsüyle açıklanabilir.

    dediğim gibi her gün konuştuğumuz, selamlaştığımız insanların içinde pedofillerin olması mümkündür. çünkü pedofili doğuştan gelen ve çocukluk döneminde şekillenen, kişinin istemdışı sahip olduğu seksüel düşünce ve dürtüleri kapsar. kişi elinde olmadan çocuklara karşı cinsel istek duyar. beyinleri, pedofil olmayanlardan farklı olarak, çocukları koruma güdüsüyle çalışmaz, onları cinsel uyaran olarak görürler. çevremizde aslında pedofil olan kişilerin pedofil olduğunu bilmiyor oluşumuzun nedeni, ya henüz eyleme geçmemiş olmalarından ya da henüz eylemlerinin farkedilmemiş olmasından kaynaklanır. çünkü her pedofil cinsel istismar gerçekleştirmez ( çok küçük bir kısmı da olsa). kendini bu anlamda baskılayan, çok zor da olsa eyleme dökmeyen pedofillerin de mevcut olduğu hatta içlerinde tedavi olmayı talep edenlerinin ya da yaşadıkları vicdan azabı ile intihar edenlerin olduğu bilinmektedir.

    kişinin böyle bir bozukluğa sahip olmasının bir çok farklı nedeni olabilir. insanın, canlılar içindeki en tehlikeli ve kusurlu tür olarak bir çok farklı sapkınlığa zihinsel olarak açık olduğu zaten bilmediğimiz bir şey değil. ancak burda asıl önemli nokta kişinin bunu eyleme döküp dökmediğidir. bu demek değildir ki pedofiliyi mazur görelim. söylemek istediğim kişinin elinde olmayan sebeplerle sahip olduğu bazı bozuklukların onların suçu olmadığıdır ancak bu sebeplerle bir canlıya zarar verirse o zaman durum psikolojik, sosyal ve yasal olarak mutlaka değerlendirilmeli ve gereken ceza, yaptırım, tedavi vs. uygulanmalıdır. sonuçta bir takım bahanelerin arkasına sığınarak ahlaki ve legal olmayan eylemlerimizi meşrulaştıramayız.

    peki pedofilinin tedavisi var mı? bu konuda da farklı görüş ve yöntemler var. genel görüş tam olarak tedavisinin olmadığıdır ancak kısırlaştırma ( cerrahi ya da kimyasal kastrasyon) yöntemiyle kişinin zararsız hale getirilmesi sağlanabiliyor.

    sonuç olarak, her ne kadar bizler bu durumdan tiksinerek, kahrolarak bahsetsek de pedofil olmak suç değil, bu düşüncelerin eylemselleştirilmesi suçtur. öyle ki dünyanın en ağır suçudur ve cezası da en ağır ceza olmalıdır. hatta idam karşıtı olmama rağmen bu suç için istisna olabileceğini de düşünenlerdenim. çünkü bir kez bu suçu işleyenlerin fırsat bulduklarında tekrar yapacaklarını ve davranışlarını kontrol edemeyen bu insanların yaşama herhangi bir katkı sağlayamayacaklarını, yokluklarının varlıklarından daha iyi olacağını düşünenlerdenim. korunmaya muhtaç, kendisini tam olarak ifade edemeyen bu masum canlıların zarar görmesindense bir pedofilin zarar görmesini tercih ederim elbette.

    yazımın sonunda pedofiliye ve diğer istismar suçlarına karşı çocukları nasıl koruyabileceğimizle ilgili bir kaç tavsiye paylaşmak istiyorum.

    - öncelikle çocuklarımızla iletişimimiz çok sağlam olmalı. her şeyi bizimle konuşabileceklerini, onlara güvendiğimizi ve bizden korkmamaları gerektiğini bilmeliler. onlara bakmakla yükümlü kişiler olarak her koşulda destekçileri olduğumuzu net bir şekilde bilmeliler ki bir gün olağan dışı bir durumla karşılaştıklarında bizlerle paylaşabilsinler.

    - çocuklara özel bölge dediğimiz bölgeler öğretilmeli ve bu bölgeleri kimlerin görüp dokunabileceği çocuğa öğretilmelidir. ebeveyn dışında -ki onlar için de sınırlar var- eğer küçükse okulda tuvalet ihtiyacını giderirken öğretmeni ve aile gözetiminde doktorlar. bu kişiler dışında akrabalar, arkadaşlar, komşular vs. hiç kimse dokunamaz. maalesef bu tür vakalar genelde aile içinde ya da yakın çevrede gerçekleşir. ( ensest de sanıldığından çok daha yaygın bir problemdir.)

    - eğer ki çocukların bu özel bölgelerine dokunulur ya da çocuk istemediği herhangi bir şeye zorlanırsa (bu karşı tarafın hiç bir kötü niyet içermeyen davranışları için de geçerli) yani çocuğun kişisel alanı ihlal edilir ve rahatsız edilirse çekinmeden hayır diyebilmeli gerekirse sesini yükselterek karşı taraf uyarılmalıdır çocuk tarafından.

    - çocuklara tanımadığı kişilerle konuşmaması ve birlikte bir yerlere gitmemesi gerektiği öğretilmelidir.

    - özellikle toplumumuzda çok sık karşılaştığımız bir problem de tanıyan tanımayan iyi ya da kötü niyetli herkesin çocukları zorla öpmeye, sevmeye çalışması. karşı tarafın iyi niyetli olması; yok efendim dedesi, amcası, teyzesi vs. olması, çocuğun çok sevimli olması ya da her karşılaşmada öpüşme, sarılma gibi saçma geleneksel ritüellerin olması bu kişilere bu hakkı vermez. çocuk istemediği hiç bir davranışa zorlanamaz. ayrıca yılışık bir şekilde çocuğu sevmek, çocukta "demek ki herkes beni bu şekilde sevebilir" algısı yaratabilir. o yüzden bu tarz durumlara çocuk yapamıyorsa aile müdahale etmelidir. "ayıp olur mu?" kaygısı güdülmemelidir. bizim ayıpla, günahla işimiz yok, çocuğumuzun güvenliği ve mutluluğu önemli olan.

    - aile çocuğu sürekli olarak gözlemlemeli, içine kapanıklık, utangaçlık gibi psikolojik ya da fiziksel bir problem tespit edilirse mutlaka bir uzmana danışılmalıdır.

    - aile içi şiddet, eşler arasında geçimsizlik gibi durumlar çocuğu aileden uzaklaştırabileceği için bu tarz durumlara sebebiyet vermemeli, çocuğu bu etkilere maruz bırakmamalıdır.

    - etrafta çocuklarla fazlaca ilgilenen kişilerin tespitinde mutlaka bu kişilerle ilgili araştırma ve gözlem yapılmalıdır.

    - eğer ki çocuk bu bilgileri verebileceğimiz kadar büyük değilse o zaman çocuğa bakmakla yükümlü kişiler olarak çok daha dikkatli ve özenli olmak gerekmekte. hatta dozunu kaçırmamak kaydıyla bir miktar paranoya bile işimize yarayabilir. iş işten geçtikten, canımız yandıktan sonra "keşke" demek işe yaramıyor çünkü.

    pedofili ve çocuk istismarı hatta çocuk haklarıyla ilgili söylenecek, konuşulacak çok şey var aslında. bugünün duygu yoğunluğuyla bu kadar olsun artık. umarım tüm çocuklar haketttikleri gibi çocuk masumluğunda ve huzurla, mutlulukla büyürler. çünkü bir onlar kaldı umuda dair.
  10. yasallaşabilmesi için meclisin var gücüyle çalıştığı, iğrenç sevicilik türü.

    cidden anlayamıyorum bir insan neden bir çocukla beraber olmak ister?

    eskiden küçük kızlar "abi ben sana aşık oldum" diye gelirdi de gülüp geçerdik. "tamam söz seninle evleneceğim ileride" falan diye şaka yapardık. ne oldu da böyle bir hale geldi bu toplum?

    1-2 yıl sonra evlenmeyi planlıyorum. kızım olursa doğar doğmaz hastanede başında dikilip nöbet tutmayı düşünüyorum artık ciddi ciddi. ne pislik bir ülke haline geldik böyle.