• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (6.40)
pek yakında - cem yılmaz
hayatını korsan dvd'cilik ve beraberindeki birtakım kanunsuz işlerle kazanan zafer, bir gün karısından büyük bir posta yer ve anlar ki bu işleri bırakmazsa evliliği bitecektir. kanunsuz işlere zinhar tövbe eden zafer, ailesini geri kazanmak için figüranlık yaptığı eski 'oyunculuk' günlerine geri döner. amacı o günlerden gelen sinemacı dostlarıyla yeniden bir ekip oluşturmak ve 1970’lerden beri çekilememiş fantastik bir proje olan “şahikalar - kötülüğün sonu” adlı filmi çekmektir. fakat kurduğun ekibin yetenekleri de bir noktada gelir takılır. şimdi hepsini eğlenceli, komik ve bir o kadar da duygusal bir macera bekler.
yönetmenliği ve senaryosu cem yılmaz'a ait olan yapımda yılmaz'ın yanı sıra tülin özen, zafer algöz, özkan uğur, ozan güven, çağlar çorumlu, cengiz bozkurt, zerrin tekindor, hare sürel, ayşen gruda ve ülkü duru gibi pek çok isim yer alıyor.
  1. uzun zamandır izlemek istediğim ve dün akşam digiturk marifetiyle izleme imkanı bulduğum türk filmi.

    !---- spoiler ----!

    cem yılmaz'ın hem yazıp hem de yönettiği ve hatta oynadığı bir film. yılmaz yönetmenlik koltuğuna ilk defa tek başına oturmuş bu filmde. canlandırdığı "zafer" karakteri diğer filmlerden de hatırlanacak bir profil çiziyor; silik, kaybetmiş, batakta ve hatta ailesi dağılmış bir insan profili. hatırlanacağı üzere oynadığı filmlerin çoğunda * (bkz: av mevsimi - yavuz turgul) , (bkz: hokkabaz - cem yılmaz) , (bkz: her şey çok güzel olacak - ömer vargı) karısı ile problemi olan, babası ile arası açık ya da boşanmış bir karakteri canlandırdı. bu kısım beni biraz işkillendiriyor. neden bu tür profilleri seçtiğini merak ediyorum.

    bu filminde nostaljik havalar esiyor. kanımca ortam başarılı bir şekilde dizayn edilmiş. havaya sokuyor izleyeni. filmin dev gibi bir sponsoru olması da cabası. gerçi tv'de mozaikli bir şekilde izlediğimiz için rahatsız olmadık; fakat sanırım gözünün içine giren pepsi markası çoğu zaman rahatsız edici olacaktır.

    oyunculuklar baştan sona kadar harika. zafer algöz, ozan güven, özkan uğur zaten aileden gibiler artık. onlarsız cem yılmaz filmi olmazmış gibi. enis fosforoğlu ve ayşen gruda'yı ekrana taşıması bence tamamen oyunculara saygısından, onları onöre etmek istediği için gibi geldi bana. çok fazla sahneleri yok; fakat bulundukları sahneleri de oynamışlar.

    her zaman olduğu gibi geçmişe birçok atıf var. detaylar çok fazla. konu sıradan ve sığ olsa da işleniş çok iyi olmuş kanımca. fakat bir eksiği var ki; gereksiz uzun olmuş film. film 134 dakika sürüyor ve son yarım saati bir yerlere sıkıştırabilirmiş gibi geldi bana.

    filmde çekilen filmin adı "şahikalar - kötülüğün sonu" bence bu film için de gayet uygun bir isimmiş. bu da kullanılabilirmiş. içerikle de uyumlu.

    gelin görün ki, bu derece olumlu düşünceler içinde olduğum bu film 20 hafta gösterimde 2 milyonun az üzerinde seyirci sayısına ulaşmıştır. (bkz: a.r.o.g - cem yılmaz) 22 haftada 4 milyon 700 bin kişi tarafından, (bkz: g.o.r.a. - ömer faruk sorak) 36 haftada 4 milyonun az üstünde kişi tarafından seyredilmiş. benzer şekilde komediden drama kayan filmlerinde seyirci sayısı düşmüş. örneğin; (bkz: hokkabaz - cem yılmaz) 23 haftada 1 milyon 700 bin kişi tarafından seyredilmiş. izlenme sayısı film hakkında ne kadar etkilidir bilemiyorum; fakat bizim izleyici profilini çıkarmak anlamında etkisi ortada sanırım. bizim millet komik adamın kendisini güldürmesini istiyor. e, doğal olanı da bu zaten; fakat oyuncu rolden çıkamıyor. geniş bir oyun alanı kalmıyor. halbuki türk sinemasında farklı türlerde oynayabilecek kabiliyette oyuncular var.

    !---- spoiler ----!

    genel olarak film sanatsal olarak bir şeyler sunmasa da oyunculuklar sayesinde izlenir hale geliyor.