• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
pis moruğun notları 2 - charles bukowski
harry bara gidip oturdu. '' sulu skoç '' dedi barmene. harry'nin barlara dair bazı düşünceleri vardı. insanlığın ikinci en aşağılık türünden geçilmezlerdi. birinci en aşağılık türü hipodromda bulabilirdiniz. harry hipodromdan az önce çıkmış biri olarak bütünüyle anlamsız bir günü tamamlıyordu. müzik dolabı suskundu ve kimse bilardo oynamıyordu en azından. bir bara girip sarhoş oluncaya kadar aynaya bakmanın mümkün olduğu o eski günleri hatırladı. ya birini marizlerdin, ya da biri seni marizlerdi. o zamanlar hipodromda kazanmak da mümkündü ve arada sırada klas bir hatunla tanışırdın. ama sızlanmanın yararı neydi? herkes aynı dünyada yaşıyordu. ya da öyle diyorlardı. ilk içkiyi hakladı, bir tane daha söyledi.
  1. '' konuştukları şeylerden biri yalnızlık gereksinimiydi. bu mantıklı geliyordu bana. bu gereksinim. yani, masada oturmuş kitap okurken biri gelip masama oturduğunda rahatsızlık duyardım. neden yanıma oturuyorsun? etrafıma bakındığımda başka boş masalar görür gerçekten tiksinti duyardım. insan kardeşlerimi sevmem gerektiğini biliyorum, ama sevmem. onlardan nefret de etmem; haz etmem genellikle, etrafımda olmasınlar yeter. yalnızken kendimi daha iyi hissederim.

    tapardım yalnızlığa. hala öyle. yalnızken artarım. insanlar beni eksiltir. özellikle erkekler, özgünlükten o kadar uzaklar ki. kadınlar, bazen, yararlıdır. aynı zamanda gülünç ve trajiktirler. fakat onlarla çok fazla saat ve gün geçirmek deliliğe yol açabilir. ''
  2. '' diyelim ki yılbaşı gecesi saat on ikiyi vurdu, herkes bağırıyor, coşuyor, kutluyor; kendimi bütünüyle çıplak, budala ve mutsuz hissederim. onlarla aynı odadaysam şayet. yalnızsam daha iyidir. yılbaşı gecesi bütün geceler gibidir benim için; içerim.

    yada bir grup insanla ayakta dikilip bir devlet memuriyetine yeminle alınmak; bok güveç yiyormuş gibi hissederim kendimi o bayrağın karşısında, sadakat yemini falan. ondan her zaman kaytarırım; dudaklarımı oynatmakla yetinirim, o gürültüde bir şey söylemen gerekmez, kimse fark etmez nasıl olsa . ''