1. çin kökenli(*:kullanım kılavuzlu etiketinin yalancısıyım ;)) bir meyve . geçen günkü ana haber bültenindeki, "dışı iri armut, içi greyfurt görünümlü, kavun tadındaki meyve" haberini markette gördüğüm etiketle hatırlayınca, dedim "ben bunu alırım, yalnız madem adetle satılıyor, mini çakallık yapıp en irisini alayım."
    sonuç: acayip -içi xps gibi- bir kalın kabuk, yapay gibi bir iç zar ve tatlı bir greyfurt.
  2. kökeni güney ve güneydoğu asya olan çin ile pek ilgisi bulunmayan meyve. nedense ülkemizde çin greyfurtu diye anılıyor.

    seylan greyfurtu veya hawaii greyfurtu daha güzel bir isim olabilirdi.
  3. wikipedia'nın yalancısıyım, portakalla pomelo birbirlerini çok sevmiş, sarılıp beraber uyumuş sonra greyfurt doğmuş... brad pitt'le angelina jolie'den harika bir şey çıkamayabildiği gibi...

    benim gibi "greyfurt bu, yok yok, yuh artık portakala basmışlar hormonu" diye es geçmeyin. ben uzun süre öyle zannettim. geçen gün migros'ta jeton düştü, çok önceden duyduğumda "ulan elite bak biz portakal donmuş mu donmamış mı derdindeyiz bunlar pomelo kovalıyor" dediğim gün aklıma geldi...

    içi biraz jölemsi, cıvık değil, tane tane. yenir bu. yalnız kabuğu çok kalın, her tutumlu yurdum insanı gibi reçelini şekerlemesini denemek gerek. bize gelmez öyle 100 gram meyve için 400 gram kabuğu çöpe atmak. elit miyiz?
    mesut