1. ne'liği öngörülebilir olamayacağından kabul edilebilir olan, insanca bir 'nedenselliktir' bu açımlayacağımız.

    imdi, dilbilimsel determinizme semiyolojik bağlamda değinip göstergesel ve daha sonra pregöstergesel determinizmi irdelemeye başlayalım.
    dilbilimsel nedensellik, nedenselliğ'in basmakalıplaşmış tanımının karşılığıdır. nedenselliği insan, logossal dil'in çıkımsızlığında olduğundan mütevellit üretir. neden ve sonuc'u yaratan şey, şey'lerin devingenliklerinin insana aksındaki yorumsamanın sonluluğundandır.
    logossal dil, her şeyi kendinde temize çeker. ve bu çekişini o şey olarak addeder. ama o şey logos'un şey'i değildir.

    bunu özümsedikten sonra bu özümsemeyi saussure'yen, gösterge, gösterilen, gösteren üçgenine redükte ederek devam edelim.

    gösterge, şey'dir. bize henüz aksolmamış şey. henüz yorumsayamadığımız.
    aks olduğu anda gösterilen olur şey.
    şey, bizde hiç 'gösterge' olamaz aslında. olduğu anda gösterilen olduğundan dolayı. ( eric buyssens bu sebepten nedenli göstergeler için iç göstergeler, nedensizleri için dış göstergeler ayrımını yapmıştır. )
    şey, gösterilen olduktan sonra ise logossal dilin kıskacına girip gösteren olur ve biz de şey'i 'görüp' kendimizde şey'leştirmiş oluruz böylece.

    bu bilinen süreç insanlığı bin yıllardır illüzyoni şekilde devindiriyor. bizim ilgilendiğimiz, öteye adımın, illüzyon aşımının dinamiği olan buyssens'in dış gösterge'leridir.
    logossal dil'in nedenselliğine bağlı olmadan şey'liğini koruyan şey'ler. bunun için ise gösterilen ile gösterge arasında daha fazla 'oyalanmamız', ilk aks oluşları daha çok değerlendirmemiz lazım.

    bu isteğe bağlı olarak gelişemez insanda. bazı an'lar vardır. fokuslanılamayan. bir durgululuk içeren. bakılan şey'i şey'leştiremeyişin momentleri. o an'larda bunu deneyebiliriz.
    mesela karşınızdaki telefona, bilgisayar'a baktığınızda oluşku belleğinizin onu telefon, bilgisayar yapamayışı haslolur bazen. bu anlarda zihninizde bir şey depara kalkar bilgisayarı'ı veya telefon'u telefon ya da bilgisayar yapabilmek için. bu depara kalkışı seyredersiniz, hissedersiniz sanki bilgisayar'ın bilgisayar'lığı o harflerinin birdenbire birleşişi ve bilgisayarın şematikliği deparın birer ayakları olurlar. ve sonra anlamı yaratmak uğruna birleşip silikleşirler. sonra anlam gelir ve illüzyon başlar.
    yine başka bir durgululuğa eklemlenilir ve yine bakarsın şey'e. bu anlamlandırmak istememenin nazlanması oluncaya kadar sıkıcı değildir. çözümleme bu olmadan yapılır zaten ancak.

    işte bu bilgisayar'ın bellekteki bilgisayarlığı ile arasında gerçekleşenler, pregöstergesel determinizmin 'deterministliğidir'. yani bilgisayarın kendiliğinin nedenselliği.
    bilgisayarın oluşmuşluğunun 'nedenselliği', nedenselliği anlamlandırışımızın nihayetinde anlam'a yapışan nedensellikle ilintili değildir. ama o'nda kati olarak her şeyde olduğu gibi güç istenci'nin bir oluşturmuşluğu vardır. bu güç istenci'ni nedenselleştirmez elbet. sadece güç istencinin kaotikliğinden 'dizgeleşmiş' yaratılar var olduğunu imler.
    yinelersek bu dizge'likler iki taraflı bir anlaşmanın ortaya çıkarışı olanlar değildir. bu ince ayrımı yapabilmeli.

    o halde şu soru sorulmalı;
    öyle olduğunu bilmeksizliğimizde bile, biz sadece güç istenci'nin kaotikliğinden sızan dizge gibiymişliklere mi reaktifiz?

    bilemeyiz. bunlar sadece logostan süzülen harfler silsilesi. o an'larla ilgili daha fazla çözümlemeler yapmalı.