1. pembe bir oda, pembe ve sarı saçlı bebekler, pembe kıyafetler. kız çocukları için ne kadar da ilgi çekici değil mi? fakat onlardan daha heyecanlı birileri var; anne-baba.

    bir çocuk dünyaya getirdiğiniz zaman o küçük canlıyı bir nevi yaratmışcasına bir tanrılık sergiliyorsunuz; evet kimi anne babaları bu tanıma koyarsam hiç de yanlış olmaz. üzerinde her türlü hakka sahip olduğunu düşünen ebeveyn sayısı ne yazık ki azımsanmayacak boyutlarda. bir çok hareketi yaparken aslında onların direkt olarak psikolojik gelişimlerine müdahale ettiklerinden de habersizler aslında. farkında olmadan cinsiyet ayrımı o "pembe" renk ile başlamış oluyor.

    istenilen her şeye koşulsuz sahip olma hakkını tanınıyor; "benim kızım bir prenses!" diyenlerce. sonucunda da böylesi bir sendroma yakalanma riskleri yüksek kız çocukları.

    en temel 3 unsuru var bu sendromun:

    *yetki verme
    *yüksek gurur ve öz- saygı
    *hayattan ve insanlardan aşırı yüksek beklentiler

    hal böyle olunca da haliyle insanlarla aralarında mesafeler olan bireylerin yetişmesi, iletişim sorunları, özel hayata yansıyan olumsuzluklar, tatminsiz kişilik.

    daha çok çocukla zaman geçiren anneyi burada birinci derece sorumlu tutuyorum ben. kadınların akıl almaz güzellik anlayışlarını; bir çocuğun leopar desenli kıyafetinde görmekte neyin nesidir? ya da yüksek topuklu bir çocuk ayakkabısının satışına nasıl izin verilir, keza bunu bir anne-baba nasıl alır? kadın kendisi henüz tam olarak fayda-zarar ayrımı yapamazken çocuğuna ruj sürmeyi nasıl marifet sayar? ... gibi deli sorulara gark olmuş vaziyete geliyor bir anda insan.

    erkek ya da kadın ayrımının dışına çıkarak çocuğuna bir birey ve sağlam bir kişilik temeli kazandırmak her ebeveynin birincil göreviyken, ne yazık ki beğenilme güdüsü her ana böyle sirayet ediyor ve çocukların gelişimine de olumsuz katkılar kaçınılmaz oluyor.
  2. büyüyünce "benim prenses olmak için prense ihtiyacım yok çünkü babam kral" diye tweet atarlar.
  3. tek çocuk, uzun bir beklentiden sonra doğan ilk çocuk gibi durumlarda ve özellikle günümüzün moda/tekstil çeşitliliğinden, imkanlarından (!) kaynaklandığını düşündüğüm durum. bizim zamanımızda, büyük olan kardeşin(*:abi, abla cinsiyet pek fark etmeden)/kuzenin kıyafetleri giydirilirdi. yaramazlık olarak annenin makyaj malzemeleri sürüldüğünde de o yüz sabunlu suyla yıkanırken gözler açtırılırdı, bak bakalım bir daha yapıyor musun :))
  4. sindirella kompleksi ile aynı şey mi? biri aydınlatırsa sevinirim.
    sezgi