1. 1 haziran 1954 yılında antalya'da dünyaya geldi. lisede iken fizik mühendisi olmayı düşlüyordu. fizik mühendisi olan bir
    fizik öğretmeni yaşama bakışını değiştirmişti. üniversite giriş sınavlarında, gençlik yıllarının hayali olan fizik mühendisliğini
    kazanmasına rağmen ailesinin ısrarları ile tıp fakültesine girdi. tıp fakültesine girdiğinden bu yana sıradan bir hekim
    olmamaya özen gösterdi. o yıllarda bursa tıp fakültesi ( bugünkü adıyla uludağ üniversitesi tıp fakültesi )
    istanbul'da eğitim vermekteydi. üniversitenin verdiği kararla okul bursa'ya taşındı. öğrenciler bir süre sonra bursa'da
    eğitimin iyi olmayacağı fikriyle istanbul'a döndüler. arif verimli ve beş arkadaşı ise geri dönmedi.

    verdiği bu karar tıp yaşantısında, mesleksel anlamda etkilendiği insanlarla sıkı ilişkiler içerisinde yaşadığı yıllar
    oldu. bu kişilerin en başında ise çok değerli hocaları prof. dr. bilgen ve suna taneli gelmektedir. psikiyatrist olmaya 4.
    sınıfta iken karar veren arif verimli, kendisine;

    -arif neden psikiyatri anabilim dalını seçmek istiyorsun?
    diye soran kürsü başkanına şu cevabı verdi:
    -genellikle hekimler hastadan uzak kalmak istemezler,
    hastalarına yakın olmak isterler. ben ise iç içe olmak
    istiyorum.

    çok doğru insanlarla ihtisas eğitimini tamamladı. bütün beynini bir bilim adamı olmaya adadı.
    1977'de tıp doktoru oldu. hemen arkasından birkaç ay sonra psikiyatri asistanı oldu. 1978'de aydan hanımla
    evlenen verimli' nin 1980'de ilk çocuğu ural, 1984'de ikinci çocuğu aras doğdu.

    1982'de uzman olan verimli 1982-1983 yılları arasında adana askeri hastanesinde askerlik görevini tamamladı.
    1983'te zorunlu hizmet ataması ile bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesine başasistan olarak başladı. bu andan
    itibaren geldiğimiz güne kadar bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesi'nin modernizasyonu ve bilimsel
    düzeyinin arttırılmasında bir nefer gibi çalıştı.

    1994-2003 yılları arasında bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesi'nin başhekimliğini sürdüren prof. dr. arif verimli,
    aynı hastanede 5. psikiyatri klinik şefi olarak hastaneye hizmetlerine devam etti. en büyük hayali çalıştığı kurumun
    bir enstitü olmasıydı. tüm meslek hayatı içerisinde pek çok bilimsel kongreye gerek konuşmacı gerek genel sekreter
    olarak katılmıştır. özellikle istanbul genelindeki liselerde gençliği uyuşturucu ve alkolden korumak için verdiği
    seminerler dikkat çekmektedir. sayısını kendisinin de hatırlayamadığı kadar çok bilimsel yazı ve makalesi bulunan
    verimli' nin bir de gözü gibi koruduğu çok geniş bir el yapımı maket gemi koleksiyonu vardır. başhekimliği döneminde
    kurduğu evlilik danışma merkezi,umatem,182 umut işığı hattı,intihar müdahale merkezi halen toplum faydasına
    hizmet etmektedir.2004' de başhekimlik görevinden alınmasından sonra sağlık bakanlığına karşı açtığı davayı
    kazanarak görevine iade edilmiş, ancak başhekimliğe geri dönse de uyumlu çalışabileceği bir ekip ve ortam olamayacağını
    düşündüğünden göreve başlamamış ve emekliliğini istemiştir. emekli olan verimli 2005 - 2011 yılları arasında yeditepe üniversitesi tıp fakültesi psikiyatri anabilim dalı öğretim üyesi olarak görev almıştır. şu an muayenehanesinde serbest hekimlik yapmaktadır.
    ( arif verimlinin internet sitesinden alıntı)

    kendini bilime veren ender insanlardan biridir. kendisiyle bir seminerde bulunma fırsatım oldu. medyadan tanıdığım arif hocanın hümanistliği beni kendisine bir kez daha hayran bıraktı. hastaları çok şanslı çünkü onunla bir odada olmak bile pozitif enerjilerini arttıyor olmalı.
    "türkiyenin böyle hekimlere ihtiyacı var" der susarım.
  2. lisedeyken hemen hemen her sene bir kez uyuşturucu kötüdür temalı seminer için okulumuza gelirdi. hatta bir defasında her sene dinlediğimiz konuşmayı dinlemek için bir kaç sınıf otobüslerle biz ona gitmiştik. uyuşturucu sebebiyle yok olmuş avrupa gençliği, özellikle sürünen hollandalılar temalı sunumu hiç değişmedi bizim dönemde.

    ikinci olarak ablamın bazı problemlerini çözebilmek için bu adama gitmişlerdi.

    birinci seans; tanışma, problem nedir?
    ikinci seans; tanışma, problem nedir?
    üçüncü seans; tanışma, problem nedir?
    artık dördüncü seansa gitmediler haliyle, televizyonlara çıkmayan hastasını daha hızlı tanıyabilen bir başka psikiyatr bulundu sonunda. bu da bizim deneyimimiz oldu.

    edit: imla
  3. sabahları atv'yi açın. ortada atarlı bi sarışın var. o müge. solundaki mafya avukatı. sağında da burnunu karıştıran bi amca var. hah işte, bu adam o adam.
    mutlu