1. 60'ların ortalarında saykodelik rock'tan türeyen, bu dönemde britanya'lı rock gruplarının sanatsal kaygılarla rock müziği daha komplike ve deneysel hale getirerek ortaya koydukları müzik türüdür. tek bir türü temsil etmekten ziyade klasik müzik ve jazz başta olmak üzere çeşitli müzik türlerinin rock formunda harmanlandığı, enstürman kullanımının oldukça kompleks olduğu bir türdür. birbirini tekrar etmeyen, karmaşık ve tahmin edilemeyen melodiler, tekrar etmeyen sözler, kimi zaman 25-30 dakikaya varan parçalar dikkat çeker. albümler genellikle belli bir konsepti takip eder. ticari kaygılardan ziyade sanatsal kaygılar ön plandadır.

    60'ların sonunda ve 70'lerin başında altın çağını yaşayan tür, 70'lerin sonunda punk rock dalgasıyla eski etkinliğini yitirmiştir. punk dalgası sonrasında neo-progresif adıyla modern bir soundla yeniden diriltilmeye çalışılsa da eski kalitesini ve tadını bir daha yakalayamamıştır. altın çağı yaşatan başlıca gruplar olarak king crimson, yes, genesis, pink floyd gibi ticari başarı da yakalamış grupları sayabiliriz. bunun dışında camel, van der graaf generator, gentle giant gibi daha arka planda kalmış gruplar oldukça başarılı albümler yapmışlardır.

    progresif rock bir deryadır ve buz dağının görünen kısmının altında ticari başarı yakalayamasa da türe çok şey katmış binlerce grup bulunmaktadır.

    progarchives.com tür hakkında en detaylı bilgilerin edinebileceği ve en yoğun komünitenin bulunduğu sitedir. link
  2. rock müziğinin en yaratıcı dallarından birisidir. progressive rock arşivi şuradan çok güzel progressive grupları keşfedebilirsiniz.
  3. rock müziğin ruha dokunabilenidir bence.
  4. progresif kelime olarak "ilerlemek, ilerleyici" anlamlarına gelir.
    progresif müzik sürekli ilerlemeye, gelişmeye dayanır. kullanılan notaları sesleri ritimleri ayırt etmek dikkatli dinlemeyi, müzik kulağını gerektirir.
    sanatsal açıdan son derece doyurucudur ki birçok türle etkileşim içerisindedir. (bkz: closure - opeth) içinde birçok türk ezgisi esintisine rastlayabilirsiniz. klasik rock şarkı düzenini bozmuştur. nakaratı ortadan kaldırır. 5-15 dakika arası süren şarkıları birçok şarkının birleşimi olarak görülebilir ki inişleri çıkışlarıyla bir senfoni gibidir.

    şarkı sözleri paragraflar biçimindedir. genellikle albüm biçiminde konu bütünlüğüne sahiptirler. (bkz: still life - opeth) kimi zamansa enstrümantal şarkılar çıkar karşımıza. gerek söz yazarlığı gerek enstrümantal açıdan teknikleri zorlayan sürekli gelişen bir türdür.

    (bkz: tool)
    (bkz: porcupine tree)
    (bkz: opeth)
    (bkz: riverside)
    (bkz: camel)
    (bkz: yes)
    (bkz: pink floyd)
    (bkz: rush)
    (bkz: dream theater)
    (bkz: king crimson)
    (bkz: jethro tull)
    kup
  5. beste ve güfte olarak eskiler daha sağlam işlere imza atmıştır ancak yeni grupların da soundlarını severim.
    eskilerin yeni teknoloji ile yaptığı albümler ise paha biçilemez.
    çünkü eski grupların davulları patlak, gitarları kirliydi.
    klavye ise ses genişliği çok olmadığı için bir süre sonra sıkıyor haliyle.
    ancak yeni teknoloji ile deneysel soundlar süper oturdu onlara. ancak prog snob'lar pek katılmaz bu görüşe.
    eski gruplara alışmak için dönemin sounduna alışmak lazım bir de.
    ha bir de tiksindiğiniz parçayı sürekli dinleyin.
    bir süre sonra kaos zannettiğiniz parçanın ne kadar uyumlu ve mükemmel olduğunu anlayacaksınız.
    işte o zaman deymeyin keyfime.