1. bunu da randevuma bir buçuk saat kala yazıyorum.
    acaba insan neden yapar bunu?
    belki de gerçekten akıllı olsam koştura koştura gitmemek için hemen giyinip evden çıkardım. ama ben randevuma bir buçuk saat kala burada psikiyatr başlığına yazıyorum. mevzu belki buradan bellidir bilmiyorum.
    gerçi hiç inanasım yok hastalıklara artık, hiç inanasım yok psikiyatrlara. bence bir insanın psikiyatra gitmesi demek yenilgiyi kabullenmesi demek. hele senelerdir yönlendirmeleriyle öyle karıştırdılar ki kafamı. insanın bir de bilirkişi diye inanası geliyor. ne bileyim, doktorluk ünvanı falan.
    bu son gittiğim iyi biri gerçi. iyi biri ama bir sana bir de bana şarkısı misali "ne sana ne bana" faydası var diyesim geldi...
    iyi biri profosyonel biri. ama hepsi profosyonel değil miydi zaten ya da çoğu.
    birgün biri bana o verdiğin parayla alışveriş yap daha mutlu olursun demişti, ne haklıydı.
    o biri de yok şimdi hiç ortalıkta. kim var ki?
    birgün çok eskiden gittiğim bir psikiyatr sanırım anneme bizi lavabo gibi kullanıyor demiş. dediklerini tam yerine getiremediğim için sanırım. annem de o gün bugündür "adam haklı, sen bizi lavabo gibi kullanıyorsun." derdi de üzülürdüm. ama bu önemli bir geribildirim galiba benim için. eskinin herkesi teselli eden fedakarlıkçı insanını şimdi herkes teselli ediyor. ya da edemiyor. mesela bunları neden burada anlatıyorum ki. belki de beni can kulağıyla dinleyecek biri olmadığı için buraya kusuyorum her şeyi. ya da can kulağıyla dinlemediklerini sandığım için. acaba bende mi var bir his temassızlığı? yok, insan hisseder bence. hele de benim hissetmemem mümkün değil olanı biteni...
    en iyisi ben gideyim. gideyim ama ne değişecekse?
  2. psikologun aksine ne yaşadığınızla değil nasıl hissettiğinizle ilgilenir ve ilaç yazar
    uzun uzun dinleyenine hiç rastlamadım