• izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (9.50)
pushing daisies
ilk dokunuş, yaşam; ikinci dokunuş, ölüm. sonsuza dek...

ned ölüleri diriltebilme yeteneğine sahip bir turtacıdır. başına ödül konmuş şüpheli ölümleri çözmek için yeteneğini keşfetmiş bir dedektifle ortak olur. ancak ned'in tek yeteneği diriltmek değildir. ikinci dokunuşuyla tekrar öldürebilmekte, 1 dakika içinde dokunmazsa bedel olarak etrafında bulunan eşdeğer bir canlının ölümüne sebep olabilmektedir. böylece katilinin kimliğini bizzat kurbandan öğrenmek için 1 dakikası vardır. bu plan, ned çocukluk aşkı charlotte'a ikinci kez dokunmayı göze alamayıncaya kadar gayet iyi işler. şimdi ned'in dokunmadan yaşaması gereken bir aşk, pişirmesi gereken turtalar ve çözmesi gereken cinayetler vardır.
  1. çok orijinal bir konuyu çok güzel işleyen; ancak çok aceleye getirilmiş bir finalle erken bitirilen bir diziydi. hakikaten, neden güzel şeyler hep erken bitiyor?
  2. sıcacık, insanın yüzüne kocaman bir gülümseme konduran, maalesef yine çok erken bitirilmiş bir dizi.
    rüya gibi, masal gibiydi gerçekten. diziye sarılmak istiyordum izlerken.
    bir de bana nedense postcards from italy şarkısını hatırlatır bu dizi. ikisi de dev bir kedi. *
  3. yeni keşfettiğim ve aralar vererek izlemeyi denediğim dizi. ardarda birden fazla bölüm izlediğimde çevremdeki renklerin daha soluk, daha cansız göründüğünü farkettim çünkü. o ne güzel sımsıcak renklerdir, o ne güzel turtalardır öyle. insanın içini ısıtan bir görselliği var. ha bir de dizi sayesinde "pushing up the daisies" deyimini de duymuş oldum. biraz araştırdığımda tahmin edebileceğimiz gibi en düz mantıkla kişinin öldükten sonra mezarı üzerinde çiçek bitmesinden hareketle ortaya çıktığını da yine bu sayede öğrendim. güzel dizi, özellikle ilk sezonun son iki bölümü tavsiyemdir.
    mesut