1. tam olarak "rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da." şeklinde olan, aklıma her gelişinde huzur veren kuran ayeti.

    ayrıca bende şöyle bir çağrışım da yapmaktadır:

    "my god, why have you forsaken me?" matthew 27:46
  2. bazıları "bu sözü yaratan peygambere söylüyor size ne oluyor kardeşim" dese de, kitap tüm insanlığa sesleniyorsa ben de üzerime alınıyorum. bir de şöyle birşey vardı hangi ayetler hatırlamıyorum: "allahım gideceğim yere dürüstlükle gitmemi ve dönmemi sağla". bende aynı etkiyi uyandırıyor.
  3. http://youreads.net/yorum/165948 adresinde bu başlıkta söylemem gereken her şeyi söylemişim. aslı yunanca olan bir eserden ingilizce alıntı yapmanın saçmalığından tutun da iki ayete de şahsi tepkime kadar...
  4. kuran atlası bilindiğinde 23 yılda inen ayetlerin anlam ve içeriği daha iyi anlaşılacaktır diye düşünüyorum.bildiğim kadarıyla:
    "rabbin seni terketmedi" duha suresinin ilk ayetlerinden. mekke'de inen bir ayet.

    müslümanlara uygulanan boykot başlayalı 3 sene olmuştur. müslümanlar ağır tahrik ve işkence altında yaşamakta, kendilerine karşı sindirme operasyonu uygulanmaktadır. bu 3 yıllık süreçte açlık ve itibarsızlık müslümanların iliklerine kadar hissettikleri hislerdendir. aynı zamanda hüzün senesi denilen yüce nebi'nin eşi hz. hatice ve hâmisi ebu talip vefat etmiştir. kader arkadaşı ve dert ortağı olmadan ağır tazyikler karşısında ezilen, başına deve işkembesi konan yüce nebi kendisini teselli etmeye ve yardıma gelen kızı fatıma'ya üzülme kızcağızım allah babanı zayi etmeyecektir demektedir. (bkz: eşya ve hadiseler karşısında peygamberane duruş)

    bununla birlikte bu 3 sene boyunca ayet nazil olmadığını biliyorum. öyle ki müşrikler peygamber efendimizle "ne o muhammed artık rabbin seninle konuşmuyor mu? sana küstü mü yoksa?" gibi sözlerle alay etmeye başlar. o kadar artar ki bu baskı dayanılmaz hale gelir. işkencelerin haddi hesabı yoktur. ot ve atıklarla beslenmek zorunda kalan müslümanlar iyice zayıf hale gelmiştir. ama bildiğim kadarıyla bir tane bile irtidat yani dinden dönme hadisesi olmamıştır.

    bu 3 yıl sonunda yüce allah sureye adını veren duha vaktine yemin ederek surenin ayetlerini indirir. "rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da" der elçisine ve o'nun zatında tüm ümmetine. akabinde gelişen hadiseler ispatıdır ki allah o'nu ve inananları zayi etmez. hedef tahtasındaolan, her türlü zulme uğrayan mazlumları bu ayetle birlikte himaye ettiğini, sahipsiz bırakmadığını anlatan allah gün gelince onları üstün ve fatih kılar. yıllar sonra müslümanlar bir dönem zulüm gördükleri şehrin idarecisi olurlar.

    bugün itibarı zedelenen, zulüm gören, her türlü insani muameleden uzak yaşamak zorunda bırakılan veya öldürülen güzel insanlara selam olsun. itikadımız ve müeyyidatımız sağ ve sağlam olduğu müddetçe rabbimiz bizi terk etmez ve bize darılmaz. zaten onun rahmetinden de ümit kesilmez. allah mazlumların, masumların ve her şeye rağmen vatansız kalanların yâr ve yardımcısı olsun.
  5. bunu bir de 5 yaşında tecavüze uğrayıp katledilmiş çocuğa söyleyelim.

    delirmemek için kullanılan ilaçlardan farksız.
  6. "yaratan, onu yaratıcı olarak kabul edenleri ve ona inananları terk etmemiştir." anlamında olan ifade.

    *

    bu, "adam, evini terk etmedi" cümlesine bazı bazı benzemektedir.

    adam, evini terk etmediyse, varlığı, iradesi ve alanını etkileme yetilerini muhakkak kullanacaktır ve orada olduğunu ıspatlayacaktır.
    böylece, metaryalist düşünce, kendisiyle aynı ortamda olan bu adamın varlığına ve halen orada olduğuna ikna olacaktır. ancak, yine metaryalist düşünce, adam evini terk etmese de hisleri ile başka yerde olması durumu varsa da bunu anlayamayacaktır. metaryalist düşünce, "varlığını, bedenen ispatlayanları" ve duyuları ile algılayabildiği şeylerin, varlığını anlama ve kabul etme eğilimindedir.

    ruhsal ihtiyaçlar, bilimsel olsa da henüz hesaplanabilirliği ortaya koyulamamıştır. bu sebeple, teoriler bu noktada kişinin kendi içseslerinin meydana getirdiği sunumlardır.

    kişi yaratıcısının onu terk etmediğine sempati hissetmesi için, öncelikle varlığının bir sanatçıya ait olduğunu kabul etmeli. tanrı var mıdır?
    bu teslimiyet ister, bedel ister.
    ve bedel için sermayesi olması gerekmektedir.
  7. çünkü aslında yoktu. olmayan bir şeyin böyle bir eylem gösterebilmesi imkansızdı.

    söylenilene ve inanılana göre islamın son peygamberi muhammed'e uzun bir süre ayet gelmeyince, bazılarının ona "allah'ın seni artık bıraktı galiba." demesi üzerine bir sure inmiş ve o sureden böyle bir ayet karşımıza çıkmıştır. bu kadar mıdır? hayır. aynı zamanda rabbi, ona darılmamıştır da.

    allah ve peygamberi arasındaki ikili bir konuşmanın ürünüdür. üstünüze alınmanıza gerek yok.
  8. peygamberler android güncellemesi gibi degil mi yahu? 3.0.1 musa
  9. islamiyetten önceki cahiliye döneminde insanlar 5 yaşındaki kızlarını diri diri toprağa gömüyorlardı. islam bu bozuk düzeni yıkan dinin adıdır. 5 yaşındaki kıza tecavüz edip katleden bir insan islamiyet adına bunu yapmaz zaten. ve islam'a göre bu dünya da olmasa bile öbür dünya da cezasını çekecektir. mehil verir ama ihmal etmez allah. günü gelince cezasını çeker. bide 5 yaşında tecavüze uğradı diye allah bir kızı terk etmez, onu lanetlemez. her insanın hayatında bu ve benzeri travmalar olabilir.

    salak avutması diyen olmuş. salak sözünü hedef aldığı bir insan olarak aynen kendisine iade ediyorum. sadist olan allah değil sizlersiniz. inancımıza saygınız olmasa bile saygısızlık etme hakkınız yok. moderasyon'un da bu konuda daha dikkatli olması gerekir bence.

    allah sadece yaratan değil, yarattıklarını idare eden zattır aynı zamanda. insan gibi muazzam bir sanat eserinin sanatçısı allah'tır. sadece insan değil mikro alemden makro aleme kadar her şeyi yaratan ve idare eden o'dur. dünya'yı saatte 1670 km hızla hareket eden, güneşi doğudan doğurtup batıdan batıran her gün her an vücutlarımızdaki sistemleri organları, tepkimeleri düzenleyen başka bir varlıktır diyeni sahneye alalım* kuran sadece peygamber efendimiz için indirilmemiştir. o'nun zatında allah tüm insanlığa, tüm ümmete hitap eder. okuyan herkeste potansiyeli nispetinde nasibini alır ayetlerden.

    hz. muhammed: hz. adem ile başlayan islam dininin son temsilcisidir. kuran'da bu dinin mukaddes kitabı. en güncel hali budur*