• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (10.00)
Yazar suat duman
rakun - suat duman
sıradan taksi şoförü can, eline tutuşturulan bir picasso rulosuyla evine döndüğünde başına geleceklerin farkında bile değildir.

koltuğunuza kurulun ve istanbul’un altını üstüne getirecek bir kapışmanın hikâyesine hazırlanın. rakun, gittikçe renklenen

suat duman romanlarının en heyecanlı halkası…
  1. polisiye romanlarıyla tanıdığımız suat duman’ın yeni romanı rakun, alakarga yayınları’ndan çıktı. ilk romanı cinayet mevsimi, avukat mehmet cemil karakterinin maceraları anlatılır. avukat mehmet cemil’in maceralarına devam ettiği romanı müruruzaman cinayetleri’ni yayımladıktan sonra son olarak dünyanın leşleri adlı romanını yayımladı. ve şimdi yeni bir polisiye romanıyla okurlarının karşısında.

    suat duman’ın diğer romanlarına kıyasla rakun’u daha iyi bulduğumu söyleyebilirim. özellikle bir öncesi romanı olan dünyanın leşleri’ne karşılık rakun, okuyucusuyla daha iç içe. ortada peşinden koşulacak bir cinayet olmasa da can’ın başına gelenler, olayların akışını hızlandırıyor. ezbere bildiğimiz klasik polisiye romanlarından ayrılarak kendi yolunu çiziyor rakun. alışkın olduğumuz bir cinayet olayı ve cinayeti çözmeye çalışan bir dedektif yok. okurken, tersyüz olacağınız nokta da bu oluyor. istediğiniz bir polisye romanıyla karşılaşmadığınız gibi de, suat duman sizi başka başka olayların halkasıyla buluşturdukça heyecanlanacak ve seveceksiniz. roman boyunca olaylar birbiriyle bağlantılı olarak gelişir. bu da romanın dinamiğini artırarak okuyucusunu sonuna kadar sürüklüyor.

    ne cinayetin ne polisin ne de suçu işleyeni ortaya çıkaracağı bir dedektifin olduğu bir romandır rakun. bütün karanlık işlerin döndüğü, her türlü suçun işlendiği, sıradan bir taksi şoförün başına gelenleri anlatığıldığı gibi, kadın ticareti yapan çetenin kadın kaçırma olayları da anlatılıyor. bir suç romanı olarak düşündürecek olsa da tamamen suç romanı olarak görmek de yanlış yargılara götürebilir. polisiye edebiyatının prensiplerini bir kenara atarak sadece suat duman polisiyesi olarak okurun karşısına geçiyor. o yüzden sadece yazarı bilerek okumak, romanlarının anlaşılmasını, nedenin ve niçinin yanıtlarını almanızı kolaylaştıracaktır. her yeni kitabı birbirinin aynısı olmayacağını da rahatlıkla tahmin edebiliriz.

    rakun’un konusunu biraz daha açımlayacak olursak, sabancı müzesi’nden picasso’nun bir tablosunu çalan bay muamma’nın yakalanmamak için o gece bindiği taksinin şoförüne ruloyu vermesiyle başlar olaylar. istiklal’in arka sokaklarında tekinsiz ilerler olaylar. ilk olarak sabancı müzesi’yle başlaması, hemen akıllara bir sanat hırsızlığı üzerine gelişme olacak düşüncesi getirse de düşünüldüğü gibi gelişmiyor olaylar. çok bambaşka yolların ucuna değiyor rakun. asıl can’ın başına gelen olayların şiddetlendiği an, tellere takılan güzel kadını kurtarmasıdır. nabız bu gidişattan sonra artar. rakun’daki bütün kahramanlar mutlaka bir suça değmiş oluyor. her bir suç neticesi olaylar birbiri ile buluşarak romanın kurgusu bir bütün olarak tamamlanmış oluyor.

    rakun’un içeriği ve yapısı bakımından diğer polisiye romanlarından farklı olduğu için anlatımı oldukça sade ve akıcı. düz ve sakin bir anlatımı olmadığı için rakun kendisini okutturuyor sonuna kadar. dinamik ve akışkan. genellikle polisiye romanlarında betimlemerine çok fazla yer verilirken, rakun’da uzun uzun anlatımları, betimlemeleri yok. bu yüzden doyurucu anlatımıyla, roman sürükleyici. farklı bir polisiye romanı okuma deneyimini edinmek isteyen okurlar için iyi bir başlangıç olacağı kesin. rakun, yeni bir soluk getirdiği gibi yeni bir alan açtığı aşikar. bir okur olarak gelecek romanlarını merakla bekliyor olacağım.