1. eğer varsa turuncu, tok turuncu ama, çok yakışıklı, rastalı saçlarını bi lastikle tutturmuş kumral bi bey bence. üzerinde tok turuncu tişörtüyle olgunlar'dan aşağıya inerken tok turuncu tişörtlü ve daha koyu turuncu uzun bir eteği olan, bob stil kesimi saçlara sahip, esmer, tatlı bir kızın ufacık ellerini avuçlarına alarak, onunla mutlu mutlu yürüyor hem de. *

    edit: düşündüm de, lila ile mor arasında tatlı bir renk ise o kız *
  2. içimizde pasteller estiren bir suâl. renklerin cinsiyeti yoktur, notalar, kelimeler, rakamlar gibi. ve fakat insan başlı başına bir şeyleri kategorize etmeye, sınıflandırmaya, ôtekileştirmeye veya aidiyet biçmeye meyilli bir varlıktır. renkler insanın insana, insanların insana, insanın insanlara görsel olarak sunduğu ve kabulü olmuş bir algı operasyonudur. operasyon öncesinde yaşasaydım belki de barcelona kırmızı renginde tişört giyen bakkala, ne oluyoruz ya hu repliğini içsel olarak ses etmeyecek, saçlarını patlıcan moruna boyayan bir kadına âşık olacak, pembe bir arabanın, duvarları siyaha veyahut eflâtun boyalı evi garipsemeyecektim. insan algı operasyonunun aslî bir vazifelisi ve mutlak bir piyonudur.

    renkler, atlaslar, cinsiyetler.