• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
repulsion - roman polanski
tiksinti, roman polanski'nin yönettiği 1965 yapımı korku filmidir. olay örgüsü gérard brach ve roman polanski tarafından tasarlanan yapım, polanski'nin polonya dışında çektiği ilk filmdir.
  1. repulsion, polanskinin 1965 yapımı filmi. şimdi işin erbabı falan değilim ama psikanaliz bu filme o kadar iyi yedirilmiştir ki insan hayret etmeden izleyemez. genel olarak psikolojide nevroz ve psikoz vardır. nevrozda gerçeklikle olan bağlantı ( dış dünya ile olan bağlantı) kopmamıştır. ama psikozda ise kopmuştur, örneğin şizofreni gibi. bu burada dursun; biraz sonra kullanacağız.filme dönersek; kahramanımız carol ablasıyla birlikte bir "apartman" dairesinde yaşar. cilt bakım merkezi benzeri bir yerde çalışmaktadır carol. manikür pedikür saç bakımı falan . manikür/pedikür yaparken sık sık dalıp gider uzaklara carol.kendisi çok güzeldir ama insanlarla olan ilişkilerinde soğuktur.hatta kendisin etrafında dönüp duran bir adama karşı belirsiz ve soğuk ifadelerle onu bezdirecek hale gelir. az önce dalgınlığından bahsettik ya, film corol un yine dalgın olduğu bir anda gözlerine odaklanılarak açılır. neyse carol un ablasının sevgilisi arada sırada kendilerinde kalır. işte burada filme dair çok önemli bir ayrıntı verilir: carol erkeklerden resmen tiksinmektedir. şimdi burda " oooo, kadınlardan mı hoşlanıyor yoksa ?" diye hemen atlamayın sevgili seyirciler.neyse carolun bu tiksintisi lavaboda yüzünü yıkarken, ablasının sevgilisinin usturasını kendisinin diş fırçasının yanına koyması ile görülür. zaten carol hemen usturayı hemen oradan alır, atar. şimdi burada film sürprizi bozulmasın diye neden erkeklerden tiksindiğini söylemeyeceğiz. ama erkeklerden arınık bir dünya için ablası ile yaşamak carol a büyük bir rahatlık vermektedir. ama bir gün gelir ve ablası sevgilisi ile tatile gider.işite burada nevroz ( dalgınlıklar, iletişimsizlik...) açıkça bir şekilde yerini psikoza bırakmaya başlar. ve yönetmen bunu efsane bir benzetmeyle yapar: duvar. evet sayın seyirciler duvar. ablasının gitmesiyle carolun etrafındaki güvenli surları da gider. carol evdeyken duvarlarda çatlaklar , yarıklar oluşmaya başlar. bu carolun kendisi için oluşturduğu o güvenli dünyanın yıkılışını resmeder. çatlaklar oluşmaya psikoz kendisini açık bir şekilde belli etmeye başlar. evde kendisinden başka kimse olmamasına rağmen carol ayak sesleri hatta bildiğimiz gölgeler görmeye başlar. ve duvarlardaki çatlaklar yerini duvardan çıkan ellere kollara bırakır. burada gerçek yeterince açıktır. carolun gerçeklikle bağlantısı gitmiştir. ven son büyük sanrı gerçekleşir: carol yatağında odanın dışından gelen seslerden yeterince korkmuşken, yatağında birden bir adam belirir ve carola tecavüz eder. filmdeki diğer ayrıntıları filmin büyüsü bozulsun diye anlatmayacağım ama okuduğunuz üzere bir insanın gerçeklikle bağlantısı yavaş yavaş nasıl kopar süper bir şekilde anlatır film.
    dlg