1. dönülmez akşamın ufkundayız. vakit çok geç;
    bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç!
    cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
    avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
    geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
    ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
    geçince başlayacak bitmeyen sükûnlu gece
    guruba karşı bu son bahçelerde, keyfince,
    ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül!
    ya lale açmalıdır göğsümüzde yahud gül.

    (bkz: dönülmez akşamın ufkundayız - münir nurettin selçuk)