1. one
  2. god
  3. ilk başladığı haliyle arasında dağlar kadar fark olan müzik tarzı.
    ilk dönemleri dönemin entelektüel çevrelerince çok eleştirildi.
    the beatles'ı o dönemin one direksiyonu olarak görüyordu bu adamlar.
    onlara göre bu müzik dinleyiciye ve müziğe hakaretti.
    ne zaman ki 60'lar başladı, işler ciddileşti.
    rock artık daha ciddiye alınır bir tarz haline geldi.
    hele ki yetmişler rock müziğin adeta klasik müzik kadar değerli olduğunu kanıtladı.
    ne zamanki punk geldi işin içine sıçtı.
    bir grup imaj yığıntısı enstrüman çalamayan beceriksiz biz politiğiz ayağı altında rock müziği basitleştirdi.
    ki bunların sadece adı punk'tı.
    yıllar sonra malikanelerde oturacaktı bu sözde anarkolar.
    80'lerde elektronik müziğin yükselişi ile rock artık heavy metal ve glam rock, hard rock gibi janrlarla medyada yer alabiliyordu.
    tabi ne sular dönüyordu o aralar inceleyen bilir.
    90'lar ise britpop/rock ve grunge esintisiydi.
    ticari başarı bu gruplarındı çoğunlukla.
    2000'lerde ise indie rock, post rock patlaması oldu (tabiki kökeni eski ama ticari başarı olarak diyorum).
    ayrıca bir retro akımı oldu.
    birçok eski tarzı diriltme çabaları boy gösterdi.
    buna garage rock revival, post punk revival, post prog vs janrlar dahildi.
    rock müzik felsefesi çok derin olan kesinlikle sığ olmayan ve hakkında doktoralar, tezlerin yazıldığı bir türdür.
    burada yazar kişisi kendince kısa bir özet geçmek istemiştir.
  4. üstad neil young'ın hey hey, my my (into the black) adlı şarkısının sözleri çok iyi anlatır rock'çının hikayesini. bir de o yıllarda popülerleşen punk müziğe gönderme yapar.

    into the black'te şöyle der:

    "kral(*:elvis presley) öldü ama unutulmadı
    bu bir çürük johnny(*:john lydan) hikayesi değil ki.
    dibine kadar yanmak en iyisi, çünkü küller asla sönmez
    kral öldü ama unutulmadı."

    ve devamında "rock'n roll asla ölemez"...

    işin ilginç yanı kayıtları 1978'de tamamlanan, into the black'in de bulunduğu albüm 1980'de yayımlanmış, sex pistols'ın ünlü solisti john lydan 79'da gruptan ayrılma kararı almış. (duyup dinledi mi, bilinmez...)

    *aynı albümde my my, hey hey (out of the blue) olarak yayımlanan akustik versiyonda da sözlerde birkaç nüans var ki, bir tanesini popüler kılan daha sonrasında rock müzik tarihinde bir başka şekilde, "it's better to burn out than to fade away" haliyle kurt cobain'in intihar notunda yer alacak olmasıydı. bu da başka bir detay.
    merc
  5. geçmişten bugüne kadar kendi ait kültürünü korumakla kalmayıp alt kültürlerini yaratan, mayoz bölünme misali birçok farklı parçaya ayrılıp kendi kendini besleyen, çağlar değişse de eskimeyecek ve sürekli değişip, kendini yenilemeye devam edecek olan müzik türü.

    (bkz: in guitars we trust)