1. sistemler, düzenler ve kuralların karşısında kalan bir bireyin aslında karşısındaki her şeyi kendisinin var edip de sonradan dışında kaldığı, en iyi ihtimalle çarkında bir dişli olduğunu fark etmesi ve nihayet bireyin duygu ve düşünce gücünün bu düzeneklerce sınırlandırılmaması gerektiğini savunan bir akım. duygulara, hayallere kilit vurulmaz. dünya olması gerektiği gibi olan şeylerle değil olageldiği biçimde forma kavuşan bir yer diye düşünmek daha esnetir.
    abi
  2. çağımızda 18. yy da ki etkisini yitirmiş, ekmek kapısı formunu almıştır.
  3. düş ve duyguyu her şeyin önüne koyan sanat akımı. temsilcilerinden (bkz: edgar allan poe) 'nun bir dizesini de buraya bırakıyorum:

    "all that we see or seem
    is but a dream within a dream"
  4. samimi olmayani tiksinctir.
  5. romantizmin felsefesini almanlar yapti; fransızlar şiirini yazdı; biz türkler de yaşadık.