• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
rusalka - anna melikyan
bu hüzünlü şehir masalının başkahramanı, deniz kenarındaki bir kulübede yaşayan sekiz yaşındaki küçük alisa. alisa, balerin olmak ister büyüyünce, ayrıca özel bazı yetenekleri de vardır: istediği zaman havayı değiştirebilir, dilekleri gerçekleştirebilir. yıllar geçer, alisa şimdi moskova'dadır. on yedi yaşında, hayatın gerçekleriyle yüz yüze, isteksiz ve umutsuz. görsel tarzı amélie'yi andıran denizkızı, aşk, modernlik, yeni rusya'da maddiyatçılık ve moskova'nın modern yüzünü hem umut verici hem üzücü hem de tuhaf olmayı başararak işliyor.
  1. 2007 yapımı, 2008 sundance dünya sineması en iyi yönetmen, 2008 berlin fipresci ve 2008 sofia en iyi film gibi 7 ödüllü bir rus filmi.

    bu kadar ödül almasına rağmen, kült filmler arasına girmeyi hak eden bir film olmasına rağmen fransız filmi olsa ‘’oooo müthiş film amelie!’’ olacakken, bu filmin fazla duyulmaması, kıyıda köşede kalması hiç anlaşılır değil.

    ben de sandıktan buldum çıkardım sayılır.

    anna melikyan filmin hem yönetmeni, hem de senaristi.

    bir yanda büyük hevesle kapitalizme geçmeye çalışan rusya ve oradaki kah absürt kah üzücü sıkışmış yaşamlar ve aykırı karakterler…

    bir yanda da balerin olmak isteyip de olamayan, ufku ve hayal dünyası geniş, çaresizliklerin içinde hayata adeta meydan okuyan küçük alisa…

    onun keyfine düşkün annesi, zaman ilerlerken donmuş kalmış gibi duran bir anneannesi, bir dalgıç kıyafeti (hiç tanımadığı babası), para kazanmak için giydiği cep telefonu kostümü, köpüklü bira bardağı kostümü, ayda arsa satan yakışıklı prensi.

    alisa ayrıksı bir ot…

    film onun gözünden küçüklüğünden başlayarak onun ruh haline sokarak hayatın içinde gibi bazen kırılıp kendini dış dünyadan soyutlaması, bazen üzülmesi, akabinde başka bir şeye sevinmesi, bir gün hayata kızıp konuşmama yemini etmesi, köpüklü bira bardağı kostümünde sokaklarda koşa koşa ağlaması, dakikası dakikasına ruh halinizi değiştiren, diyalogları içinizi sızlatan, bir yandan da keyif veren tuhaf hayatlar…

    arka fonda kapitalizme geçen rusya’da sınıflar arası tuhaf çelişkiler…

    ve bunlar çok sıra dışı anlatım tekniği, imgeler, müthiş renkler, inanılmaz detaylar, ufuk açıcı görüntüler, özellikle finaldeki çarpıcı müzik ile öyle bir bezenmiş ki ortaya dev bir film çıkmış…

    filmin acayipliği keyif veriyor. ruhunuzu alt üst ediyor bir yandan da.

    alisa’nın değişik ruh hallerinde o ruh haline uygun mesaj içeren billboard panoları da ayrı bir hoşluk olmuş.

    !---- spoiler ----!

    moskova’ya taşındıklarında anne duvara tabloyu asınca:
    -tam ev gibi oldu!
    derken tam o sırada dışarıdan pencereyi kapatacak şekilde bir reklam panosu asılıyor.
    ve üzerinde:
    ‘’ev gibisi yok’’ yazıyor.

    sonra alisa bu reklam panosunun pencerelerine gelen kısmını kesiyor. böylece panodaki kadının bir gözü de oyulmuş oluyor.

    sokakta cep telefonu kostümüyle camdan bir bale dersini izlemesi sahnesi hüzün vericiydi.

    aşık olduğu sacha’nın evinde:
    -sen kimsin?
    -alisa! dün birlikte nehre atladık.
    -gitmem gerekiyor.
    -ben bu arada ortalığı temizleyebilirim.
    -temizlikçi misin?
    -hayır balerinim.

    alisa markette:
    -bir bira, iki prezervatif, bir topitop!
    -topitop ne için?
    -zevk için!


    !---- spoiler ----!