1. Rutherford, 1911 yılında Altın bir levhaya Alfa parçaçığı bombardımanı yapmış ve nasıl desem, parçacıkların bir kısmının levhadan geçip karşı duvara çarptığını görmüştür.
    "Yahu nasıl geçti bunlar, yoksa levhada bir delik mi var?" demiş. *
    Bu enteresan soru neticesinde levhada tabi ki de delik aramamış... Demiş ki; " hmm! atomlar arası boşluklar var... dahası, atom dediğinin de büyük bir oranı boşluk bence"

    "Peki levhayı aşabilenler tamam da, geriye kalan alfa parçacığı neden sapıyor?" diye bir soru sormasıyla modeli oluşturması ve hesaplarını yapıp ortalığı karıştırması bir olmuş.

    Evet dostlar, Alfa parçacıkları, atom çekirdeğinin büyük bir kısmını oluşturan diğer yapı taşları ile aynı (yani pozitif) yüklü olmasından mütevellit, levhanın herhangi bir atomunun çekirdeğine yaklaşma mesafesi ile ilişkili olarak sapma eğilimine girmektedir. VE elbette bu sapma oranı, her ne kadar geliş açısına bağlı olsa da, atomun yükü, parçacığın enerjisi, çekirdeğe olan dikey mesafesi, potansiyel ve kinetik enerjilerinin bir fonksiyonu ile de ilgilidir. Bu saçılmaya; Compton Saçılması da denir. Bu da deneyi

    Rutherford, bu deney ile aşağıdaki sonuçlara ulaşmıştır.

    1- Metal yaprağa gelen alfa parçacıklarının büyük çoğunluğu sapmaya uğramadan geçer.
    2- Az sayıda alfa parçacığı sapmaya uğrar.
    3- Parçacıkların yaklaşık küçük bir kısmı yaprağı geçerken önemli miktarda sapmaya uğrar.
    4- Birkaç tanesi yaprağı geçemez ve tam geriye döner.

    Sapmanın ve tesirin kesitini belirleyip, şuradaki sonuca ulaşmışlar.

    Velhasıl-ı Kelam;
    Uzun bir yolda yalnız yürümek gibisi yok!
    Matematik, fizik ve felsefe çok tatlı şeyler.