• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.80)
saatler - micheal cunningham
bu roman, yazarı michael cunningham'a 1999 yılında, amerika'nın en önemli iki edebiyat ödülünü kazandırdı. saatler, 1941'de intihar eden virginia woolf'un yaşamına ve ölümüne göndermelerle dolu bir roman. hem virginia woolf'un yaşamından, hem de onun bayan dalloway adlı ünlü romanından beslenen saatler, üç kadının yaşamlarını üç ayrı zaman diliminde, ama üç koşut anlatımda sunuyor: virginia woolf, new york'lu editör clarissa vaughan ve kaliforniyalı ev kadını laura brown. birbirinden bağımsız görünen ama göndermelerle, benzeşmelerle ve ortak kahramanlarla hem birbirinin içine yansıyan, hem de bayan dalloway romanına bağlanan öyküler, toplumun koyduğu kurallara yüreklice karşı koyan, aşk ve dostluk, umut ve umarsızlık, başarı ve başarısızlık kıskacında sıkışıp kalan insanların yaşamlarından çarpıcı kesitleri anlatırken, varoluşumuzun nedenlerini de sorguluyor. intihar izleri ile kadın ve erkek eşcinselliği, roman boyunca varlığını sürdürürken, michael cunningham, az bulunur bir ustalık ve yaratıcılıkla, iki kadının yaşamını virginia woolf'un yaşamına düğümlüyor, beklenmedik ve hüzünlü bir çözümde birleştiriyor. berrak, güçlü ve şaşırtıcı derecede şiirsel bir anlatımla işlenen saatler'de, bu üç kadının iç dünyalarının en kuytu köşelerine kadar erkek yazarlarda pek rastlanmayan bir başarıyla sokulan michael cunningham, tutku dolu, derinlikli ve çok etkileyici bir roman, bir başyapıt yaratmış.
  1. michael cunningham'ın başyapıtı. micheal cunningham mrs. dalloway ve belki de daha çok virginia woolf ile uyum sağlayan bir roman yazıyor ve ne de iyi yapıyor. kitap üç kadını temel alır; intiharı öncesi virginia woolf, 90'lı yılların sonu kent yaşamında yaşayan, editör clarissa vaughan -ki kendisi mrs dalloway'e tekabül eder- ve 1950'li yıllarda yirmili yaşlarının henüz başındaki kaliforniyalı ev kadını laura brown hikayeleriyle var oluyorlar.
    editör clarissa, yakın arkadaşı richard için parti hazırlar. bu parti telaşı süresince biz bir woolf'un yaşamına bir de 50'li yıllardaki laura'ya bulanırız. mutsuzluğun ve mutlu olmaya çabalamanın süreci dikkatlice çözülürken richard karakteri acımasızca okura çarpar.

    "bu işi becerip beceremeyeceğimi bilmiyorum," diyor. "biliyorsun işte. parti ve tören ve ondan sonraki saat ve ondan sonraki saat." "partiye gitmen gerekmez. törene de gitmen gerekmez. hiçbir şey yapman gerekmez." "ama yine de saatler var, öyle değil mi? bir saat, sonra bir saat daha var, o saati geride bıraktığında, ulu tanrım, arkasından bir başkası geliyor. öyle hastayım ki."
  2. virginia'nın hayatına 'gerçekten' sadık kaldıkları için yazarına sempati duyduğum ve bu bilinci yayma adına engelli arkadaşlarımız için seslendirdiğim bir kitaptır. bu kitabın bir özelliği daha vardır ki şahanedir, önce filmini izlemiş olabilirsiniz ve sizi asla izlediğinize pişman etmez, kendisine öyle de bir özgüveni vardır.. adeta: "ee, sen şimdi kidman'ı mı izledin, gel bakayım, gel bir iki sayfa da beni oku." der. kitabın adını direkt virginia'dan alsan da, sana pulitzer az bile, pek sevgili saatler.