1. abdülhamit tarafından tımarhaneye atılan kişi. mezarının olduğu/olmadığı bilinmemektedir.
    mert
  2. hayatının büyük bir kısmını hapishanede geçirmesine rağmen yinede kendini değil torunlarının imamını düşünen âlim.
  3. kendisinin kurşun geçirmez olduğunu iddia eden şahıs.

    bağlantı

    !---- spoiler ----!

    "bir kez öyle oldu ki: aynı dakikada 3 kurşun birden geldi bana. tam ölecek yerlere yöneldi kurşunlar. sonra bana üçü de isabet ettiği halde, tesir etmediler!"

    !---- spoiler ----!
  4. yazdıklarının "allah'tan geldiğini" iddia etmiş kişi.

    ah ulan 1500 yıl önce doğacaktı ki, kesin peygamberdi.

    ek olarak klişedir ama ilim, alim falan denmişken demeden geçemeyeceğim.

    tesla : ''oğlumla evimin bahçesinde kur'an okurken ikimiz de en sevdiğimiz fizikçiler olurduk. oğlum ben olurdu, ben ise said nursi.''

    edit: seri eksileyen küçük şakirtler rahatsız. yaygın inanışın aksine beyin bedava değildir arkadaşlar, azıcık çabalamak lazım. şurada iki üç cümleyle geçilen dalga üzerinden utanmasa makale yazacak arkadaşlara överken kullandıkları kelimelerin sözlük anlamına bakmalarını tavsiye ederim. bir de kitap yeni bir buluş değil, bir tek siz ulaşmıyorsunuz. selamlar, sevgiler.
  5. bu şarlatan, hz muhammed in ummetine hitaben derki : bana bu kitaplar( risaleler ) yazdırıldı. bu kitaplar allahtandir. okumak öyle sevaptir böyle güzeldir.. yanlış hatırlamıyorsam risalelerin bir nushasi hz . ali'ye indirildigine dair bir iddiasi da var.. bu hususda yaptigi zirvalarin sonu gelmezken..

    kuran-i kerim diyor ki:

    bakara-79: yazık o kimselere ki kendi elleriyle kitap yazarlar da sonra «bu, allah tarafındandır» derler, artık yazık o ellerinin yazdıkları yüzünden onlara, yazık o kazandıkları vebal yüzünden onlara
    (elmalılı hamdi yazır)

    düzeltmenin muhteviyatı: eksileyen elleriniz dert görmesin mübarekler. -affiniza sığınarak- bu daha fazla vakit kaybedebilecegim bir konu degil. yaşım ise siz gençlerle sidik yarıştırmaya hiç musait değil. çok dokunduysa; düşüncelerimi çürütün.
  6. müridlerinin bir kısmı fethullah gülen cemaati olur ki yaptıkları torpilin yedikleri kul hakkının haddi hesabı yoktur. tamam kul hakkı büyük günah da bir de bunu helal görmek var ki bu şirke girer.

    müridlerinin diğer kısmı ise şu an hükümetle çok sıkı fıkı. 17 aralık'tan sonra bilal erdoğan diğer nur cemaatlerini gezip hepsinin desteğini almıştı.

    bunların hiçbirinde şaşılacak bir şey yok tabii ki. said nursi, "şeytanın ve siyasetin şerrinden allah'a sığınırım!" diye dua ederken adnan menderes'e sırnaşmıştı. "zalimler için yaşasın cehennem!" diyen adamın müridlerinin zalimlikte çığır açmalarına şaşmamak gerek.
  7. gerçekten değerli eserler yazmış müellif. lakin bir kazan bala bir kaşık bile pislik karışsa o bal değil pisliktir. "risale bana yazdırıldı iddiası , ali vahiy aldı demesi ebced ve cifirciliği kendisi hakkında olumsuz görüş sahibi olmama neden olmuştur.
  8. sanıyorum bir demecinde (kaynak neticem) eğer o dönem ben yaşasam mevlana ben olurdum, celalettin rumi bu dönemde yaşasa bediüzzaman o olurdu demişti. şu vahiy ve yazdırıldı muhabbetleri sembolik şeyler, aynen bu demeç gibi. şu ben tanrıyım deyip idam edilen çok eski zamanların evliyası gibi. oysa orda kur'an'daki tanrının insanlara kendi ruhundan üflemesi olayına gönderme yapmıştır.

    müslümanlıkta az kişinin inandığı, yüz yıl imamı diye bir durum var. bu yüz yıl imamları işte takriben her çağ yeniden doğarlar veya her çağ yeni bir imam vuku bulur. bunlar dini çağın zamanına uygun bir şekle getirir, çağın yeni teferruatlarına yeni yorumlar çıkarır. dini geliştirir vs. said nursi de inandığı üzre kendi çağının imamıydı, yine aynı şekilde inandığı gibi mevlana da kendi zamanın imamıydı.

    en azından benim dışardan gözlemim bu yönde.

    bu imam olayı da nası seçilir, seçilmiş kişi olarak mı doğulur, sonradan mı ortaya çıkar, ne tarz bir rabıta vardır, öteki dünya ile görüşme mümkün müdür gibi konulara vakıf değilim. ama bildiğim kadarıyla son çağ imamı da bu topraklardan seçildi, evet seçildi diyorum zira bir videosunu izlemiştim, binlerce kişilik bir salonda cübbeli sarıklı uzunca sakkallı adamların içinden çıkıp almıştı oscar ödülünü. mahmut efendi miydi neydi açıp bakamayacağım şimdi, yanında da malum cübbeli vardı sanırım onun da hocası oluyor kendisi.
    ufo
  9. soba ile konuşan zat.