1. bu samanpazari'nin arka taraflarinda, simdi tam nerede oldugunu hatirlamadigim ama sanirim numunenin oralarda, ilginc alternatif bir pazar kurulurdu eskiden... itfaiye pazari'nin ust tarafinda, dukkanlar bittikten sonra ortaya cikan kucuk bi aciklikta... asil orda bulusurdu daha bi gariban saticilar...

    alternatif pazar dediysem oyle afilli bi sey sanmayin, her seyin yere gazete kagidi ustune serildigi, saticilarin da alicilarin da alabildigine gariban oldugu ilginc bir pazar...

    ankara'ya geldigim ilk yillarda (1997) rastgele yururken kesfetmistim, arada dolasirdim buralari, eski kaset, kitap filan alirdim... kimsenin duymadigi acaip muzik kasetleri bulmuslugum vardir... her sey istisnasiz ikinci el, muhtemelen eskicilerden, hatta belki de copten toplama olurdu... eski kasetler, kirik/yanik oyuncaklar, anteni kopuk, kapagi kirik teypler, cami catlak saatler, kirli tencere kapaklari filan... kapi kolu filan satilirdi lan burda, bildigin le sekildeki dandik aluminyum kapi kollari var ya, onlar iste...

    fiyatlar o kadar ucuzdu ki, inanamadigimi hatirliyorum... adama verdigim bahsis genelde aldigim seyin fiyatindan fazla oluyordu ki ben zaten culsuz bi ogrenciyim, oyle dusun... ulen zengin farki var biliyoruz da, insan garibanligin da seviyeleri oldugunu farkediyor boyle yerlerde...

    not: bu yaziyi paylastigim sozlukte, soyle de guzel bir video gondermisti bir arkadas.
  2. bu cümleyi * duyunca aklıma direkt raskolnikov geliyor. artık nasıl yer etti bilmiyorum. her duyduğumda da yad ederim eski dostumu.

    "raskolnikov yeni giysilerini giydikten sonra masanın üzerindeki paralara baktı, bir an düşündükten sonra alıp cebine koydu onları. hepsi 25 rubleydi. usulca kaldırdı kapının çengelini merdivenleri inmeye başladı.. bir dakika sonra sokaktaydı, güneş batmak üzereydi. eski alışkanlığıyla, dolaşmaya çıktığı zamanlar yaptığı gibi doğrudan saman pazarına yönelmişti."