• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
sanatçı ile buluşma; theo angelopoulos - ayça gürdal küey
kendisini oldukça sade bir insan olarak tanımlayan angelopoulos yapıtlarında insan ilişkilerini bütün derinliği ve trajedisiyle sunar. sineması biz psikanalistler için sürgün kayıp yas sınır baba gibi temalarıyla oldukça çekicidir. zamanı işleyişi çarpıcıdır. bütün melankolik öğelere ayrılık ve hüzüne rağmen filmleri umut doludur. en karanlık sahnede ansızın canlı bir renk beliriverir. filmlerine eşlik eden deniz hemen her filminde yer alan bir çocuk ya da bir ergen umuda açılan kocaman bir kapı gibidir. ve umut hiç bitmez her son söz başlayan bir ilk sözdür.

angelopoulos sineması psikanalitik süreçler gibi zamanı kestirilemez bir yaşantıdır. ne zaman başlar? başladıktan sonra bitişi mümkün müdür? bilinmez...

üzerine "zamanın tozu" biriken hikayeleri de bize bitmez tükenmez rüyalar sunmaya devam eder...
  1. bu kitapta yer alan yazılar, istanbul psikanaliz derneği tarafından 18 şubat 2012'de salt galata'da düzenlenen "1. sanatçıyla buluşma" etkinliğinin konuşma metinleri. 8 metinden ve theo angelopoulos'un son söz'ünden oluşuyor. yayına ayça gürdal küey tarafından hazırlanmış.

    etkinlik sinemacı theo angelopoulos ile karşılaşmak, tanışmak, söyleşmek ve o'nun yaptılarını psikanalitik açıdan ele alıp tartışmak amacıyla düzenlenmiş. etkinliğe theo angelopoulos bizzat katkı sunmuş ve hatta orada olacakmış ancak 24 ocak'ta yaşamını yitirince nerdeyse bir anma etkinliği haline gelmiş.

    "zaman bir kumsalda çakıllarla oynayan bir çocuktur. filmimin karakterleri zaman ve mekan içinde, sanki zaman ve mekan yokmuşçasına yolculuk ederler. en önemli soru şudur: yarın ne kadar sürecek?

    ve cevap:

    sonsuzluk ve bir gün."
  2. angelopoulos sinemasıyla ve bir de psikanalizle ilgiliyseniz kesinlikle okumanızı önerdiğim bir kitap. psikanaliz sözü ürkütmesin sizi. işinin ehli, insanı ve ruhsal dünyasını iyi anlayan analistler ve analist adayları sunumlarını son derece sade bir dille yapmışlar.

    "angelopoulos, 'eğer dikkatle bakarsanız filmlerimin aslında hiç son bulmadığını görürsünüz' demişti. ona göre bütün filmleri devam eden süreçlerdi. her filmin bir sonraki filme ait olanı ya da bir önceki filmde olanı taşıması. düşlemsel olanın aktarımı için zamansal ve belki de mekansal sınırların gevşemesi.

    freud, düşlemin üç zamanından söz etmişti. üç zaman arasında salınan düşlemde, geçmiş, şimdi ve gelecek zamanın, içlerinden geçen isteğin ipine dizildiğinden. bu düşlemin zamansızlık içinde salınabilmesi demekti. psikanalitik bir çalışmada, sabit zamanın çerçevesi ile bilinçdışının zamansızlığı giderek gelişir ve düşlemsel olan için bir serbest yüzey oluşur. böylece, süreçte geçmiş, şimdi ve gelecek bir arada bulunabilir.

    nasıl psikanaliz zaman ve zamansızlık arasında bir denge sağlarsa, angelopoulos'un filmlerinde de benzer bir denge hissedilir."

    hatice nihal aslan - psikiyatr, aday psikanalist