1. hipnotik gaia kuyusu. kendimi mi hipnotize ediyorum? yoksa bu gaia kuyusu mu çok cazip geliyor? artık karıştırıyorum. tutkularım beni öldürüyor. kafam beni öldürüyor. muktedirligimin en guclu maskelerinin ardinda, kindar güçsüz tepki bagimlisi bir fare gibi hisseder, geldiğim yere geri dönüp nefret görüşümü kuvvetlendirmekten mazosistce zevk alirim. kendimin hem celladi hem omuzdaşiyim. bir isgal aninda kontrolü kaybetmeden, dış mudahaleleri en aza indirecek yollari da şımarıp yenilme ihtimalime karsi ne yapmam gerektigini de bilir, herkesten önce kendimi bogabilmek icin avuclarimi toprakla doldurup, dunyaya dis bilerken sıktığım yumruklarimda saklarim. çünkü korktukca samimilesen travmalarla ogrenen tepkisel bir canliyim. geldigim yeri unutup tekrar acı cekmemek icin, 'simarmamak' ve 'sıkılmak' iç prensiplerimi paradoksal sekilde , dışarıya karşı 'karmasiklik' , 'yenilmezlik' ve 'yenilik arayışı' maskelerimle ustaca sergilemeyi ogrendim. kendime yalan sayiklamayi öğrettim. kulagima surekli yetersiz oldugumu fisildayan sesleri duydukca , güç maskemi duzeltirim. savasmak yerine kendime düşerim. gaia kuyusu benim. ve kendi icimde bogulurum. aslinda sairin dedigi gibi cok basit eylemlerle kendimi öz kafatasimdan kusacakken bu bulantıyi yutmaya and icmis gibiyim. kendimi bu kuyudan cikaracak eylemlerin nasil hayata gecirilecegine dair bilincaltima carsaf carsaf bildiriler yayinlar ama uygulamam. çünkü; yardim güçsüz olana edilir. merhametimden dolayi her saniye digerlerine karsiliksiz olarak yardim edebilecegim sanatsal , düşünsel , yazinsal erdemlerimi kuvvetlendiririm. kendimi hep akilli zeki güçlü olarak var eder farkindaligimi hizlandiririm. mukemmel bir analiste dönüşmek icin her davranisin ardindaki nedeni kartal gibi keskin, vizyoner bir bakis acisiyla gorebilecegim yukselik ve mesafede dengemi korurum. boylece isigima gelen pervanelere geldikleri yeri hatirlatirim. daha fazla aci cekmelerini engeller; onlari gondermek icin gereken yardimi en hizli sekilde saglarim. aslinda her gonderdigim kisinin ardindan, terkedilme ihtimalime el sallar ayni hizi gerceklerden kacmak icin kullanir, baskalarina dogru yolu gosterirken sarfettigim sabri ve merhameti kendime gostermez bunu zayiflik olarak addederim. tepkilere olan bagimliligimi azaltip guvende hissetmek icin ıyi ya da kotu ayirt etmeden her mudahaleye kendimi kapattigimdan, yardim ettiklerimin ilahi geri bildirimini iliklerimde hissedip cildirasiya hazla bütünleşip kendime erme arzum hep bir engele takılır ve ben hep yarım kalırım. bu yuzden hep biseyler eksiktir. ama anlamlandiramam. bunu dunyanin beceriksizligine anlayissizligina yorarim. tekrar melankoliye ve gaia kuyusuna duser, kendimi tekrarlamak üzere yine kendime çekilirim. kendim diye adlandirdigim gaia kuyusu, fare deliği, ezberden takliden defaatle sayikladigim ici boşaltılmış olusumlar bütünü ya da her neyse... istisnasız hepimiz bu batagin icindeyiz diye dusunup herkesi her seyi genellerim. kendime cekildigimde en sevdigim oyun onlarin bu bikkın guvensiz paranoyak takatsiz hallerini taklit eden maskeler takmaktir. cunku ben egoma her seferinde bir çıkış yolu gosterebilirim. daha bir kisiyi ' kendimi' bile kurtaramamisken, tüm evreni kucaklamaya calisan, tek övgüsü annesinin guzellemeleri olan egom! yere batasica (olmayan) bir canavar! beslemeden kimseye bir adim atamadigimiz, beslemeyen kimseye bir adim yaklasmadigimiz allahin belasi olmayan sey egolarimiz! (yine olamayan bi seyin) gururumun kirilmasini engellemek icin güçsüz olduğumu cildirasiya reddeder kulagima gucsuz olduğumu fisildayan sesleri ivedilikle kovarim. sevgiyi merhameti iyi ve şen olan her simarikligi gucsuzlukle bagdastirir icimde ki boslugu kimyasal bagimlilikla doldurup melankolime yenilmeyi tercih ederim. aslinda tek istedigim kafamdaki agriyi aciyi alacak sorgusuz sualsiz oksamalardir ama kabul etmem. boyun egmem. çünkü ; yoruldum. ınsanlarin iyi olan her seyi kullanip tatli tatli hayatima girip ruhumu bosaltmalarindan, beni bildiklerim icin kullanmalarindan, gelistirdigim farkindaligi elde etmek icin benimle sinsice catismalarindan, saygisiz bencilce tavirlarindan, iclerinde deger olusturamadiklari icin degerli biseyi yutarcasina beni kendilerine saklamaya calisan kontrol manyagi basit mekanizmalarindan, guvenimin kirilmasindan, hilelerden , tehditkar terketme egilimlerinden ve geri kalan tum bu cöplukten, en az kendimi tekrar etmekten bıktığım kadar, yoruldum.