1. belirli ritimlerle cümleleri(*:veya sözcükleri) seslendirmektir. ilk girdi tanımı yapıp konuya geçiyorum.

    bugün farkettim ki kötü şarkı söyleyenle iyi söyleyeni ayırt edebiliyorum. çok sese dikkat ederek şarkı dinlemekten oldu galiba. ayrıca şunu da keşfettim ki iyi şarkı seslendirmek, şarkı söyleyebilmekle karıştırılıyor. şarkıyı söyleyebilmek; azıcık bir özgüvenle, biraz orjinalini takip ederek yapılınca kişinin sesi çok güzel diye methiyeler düzülüyor. üstüne bir de teknolojik imkanlar eklenince bir bakmışsınız starsınız. o konuya tam girmeyeceğim, benim tepkim kendini iyi sanan amatöre. iyi şarkı söyleyebilmek, gerçekten güzel bir ses ve mesleki eğitim gerektiriyor. ama tık sayısıyla kalite ölçüldüğü için kimse eğitim kısmına odaklanmıyor. birazcık hoşunuza gidiyorsa yabancı müziğe yönelin derim(*:popüler müzik olmasa daha iyi olur), müziğe ve şarkıya verilen emek çok güzel işler çıkartıyor. türkçe de tavrım popüler kültür müziğinedir. diğer türlerde çok değerli eserlerimiz vardır, ne yazık ki çoğunun sahibini kaybettik.

    sesim güzel değil ama bildiğim her şarkıya eşlik ederim, çok keyifli oluyor, çalmadığı zaman da aklıma geleni söylerim.
  2. çok sık yaptığım eylem özellikle moralim iyiyse bağıra çağıra söyleyebilirim, moralim kötüyse de kendi kendime yine bağırarak söylerim tek farkla çevremde kimse olmaz bu kez. sesim kötü ama şu ana kadar kimseden de yeter lan bu da kafa sus artık tepkisini almadım bunun için de herkese teşekkürü borç bilirim. keşke sesim güzel olsaydı da profesyonel olarak yapabilseydim ya da biyerlerde falan söyleyebilseydim çok isterdim sesi güzel olanlara hep imrenerek baktım.
    wtf
  3. şarkı söylemek.. bir ressam için resim yapmak nasıl haz verici bir eylemse, duygularının taşmasını nasıl ele alıyorsa; şarkı söylemek de o derece duyguların taşıyor olmasını notalar ve seslerle dile getirir.

    ilk sesimin güzel olduğunu kim fark etti diye düşünüyorum da edebiyat öğretmenlerim. ilki orta okul diğeri lisede. sonrasında müzik öğretmenim. devam etseydim belki bu alanda kariyer yapabilirdim, yetenekli olduğumu biliyorum. ama her şey bir yana şarkı söylemek; özellikle sahne önünde şarkı söylemek nasıl bir özgürlüktür anlatamam.. müthiş bir duygudur, bir kere hayatımda yaşadığım en heyecanlı anlardan biridir. sesin kısıldı sanırsın kısa bir an. sonra alışırsın artık şarkı söylemeye ve her yerde söylersin.

    geçen gün metrodan geçerken, sokak çalgıcılarına denk geldim. * o an bir anlığına da olsa onlarla şarkı söylemek geldi içimden.. nasıl bir delilik olurdu kim bilir :)) böylesine deli bir istek olabiliyor bazı zamanlarda. sesinize bakmadan şarkı söyleyin; sezen'de ne demiş; "o zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz...".
  4. sesim mikemmel olmadığı için ve hatta böyle detone falan olduğum için (ne olm ses sanatçısı mıyım ben) genellikle kendi odamda icra ettiğim şey.. daha çok fransızca şarkılar ve opera dinlerken odamda kendi uydurduğum şeyler skfdk bazen de sıkılır sevdiğim ingilizce şarkıların sözlerini açıp eşlik ederim, zamanında dil öğrenmemde bayağı faydası olmuştu eheh
  5. zaman mekan dinlemeden derinimden yükselip gelen ezgilere engel olmamak hayatta bana kalan tek özgürlük.
  6. bünyede karaoke bara gitme isteği getirten eylem.
    şu izmir'e bir gideyim zaten ilk işlerimden biri karaoke bara gitmek olacak.
    ayrıca yaşama sebeplerimden biri daha.
  7. benim gibi karga sesliyseniz, sadece banyo yaparken ancak cesaret edebileceğiniz eylemdir.
  8. sesim kötü hatta berbat bile denebilir ama nedense sevdiğim insanlara bağıra çağıra şarkı söylemeye bayılıyorum. kendimi şarkı söyleyerek anlatmaya da bayılıyorum, anlayan olursa tabi.