• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.30)
sarmaşık - tolga karaçelik
angola’ya yük taşımakta olan sarmaşık gemisinin armatörü iflas eder ve gemi mısır’da alıkoyulur. kaptan ile birlikte gemide kalmak zorunda bırakılan beş kişilik mürettebatı zorlu bir 120 gün beklemektedir. bu uzun bekleyiş gergin bir hiyerarşik güç mücadelesine dönüşecektir. gişe memuru filmiyle tanıdığımız tolga karaçelik’in bu ikinci uzun metrajı prömiyerini sundance film festivali’nin yarışma bölümünde yaptı ve bu yılki altın koza film festivali’nde “en iyi yönetmen” ödülüne layık görüldü.
  1. sadece filmlerde olan hayata ve mesleğe tutunamamış 5 kişi artı kaptan gemide aylarca kalmak zorunda. gemideki hiyerarşiyi korumaya çalışan otoriter kaptan, kraldan çok kralcı olan ve görevlere sorgusuz sualsiz itaat eden usta gemici, gevşek ve bir o kadar da müptezel 2 gemici, sürekli intihar etmenin eşiğinde olan kamarot, iletişimden uzak makineci. gün geçtikçe yiyecek ve içecekleri azalıyor, gerginlik had safhada ve her geçen saat cinnet geçirmeye yaklaşıyor. senaryoya, yönetmene, hele ki oyunculuklara diyecek yok, özellikle nadir sarıbacak . ve tüm bu güzellikler yeterli bir sürede ve tadında bırakıyor. fırsat bulduğunuzda mutlaka izleyin.
  2. üç bölüme ayrılmış filmde birinci ve ikinci bölüm son derece temiz, kıvamında ve eğlenceli olmuş. çekmesi ve anlatması en zor olan ve filme asıl özgünlüğünü kazandıran üçüncü bölümde ise her şey kontrollü biçimde yokuş aşağı bırakılmış adeta. peşin bir sonuç olarak film, bu yıl türk sineması için umut besleten iki filmden biridir bana göre.

    diğer için: abluka

    filmdeki üç bölümü edebiyattaki serim, düğüm ve çözüm bölümlerine benzetmek bence hiç yanlış olmaz. ayrıca samuel taylor coleridge'in "yaşlı gemici" şiiri de filmin edebiyatla olan bağını perçinlemiş.

    bir erkek olarak yönetmen, filme dünyamızı çok başarılı şekilde yansıtmış. küfür dozu kesinlikle fazla değil. orospu çocuğu küfrüne gösterilen katı hassasiyet vs her şey tam olduğu gibi. porno film de dahil erkek dünyasına ait ne varsa hepsini buluyoruz filmde.

    bana göre filmden çıkarılabilecek pek çok detay/düşünce/metafor var. hepsini yazmayacağım elbette ama en akılda kalanı tokat sahnesi: iktidar, iktidarını korumak ve kendisine yönelen eleştirileri bertaraf etmek için hep şiddet kullanır. (günümüz için konuşacak olursak; bu, bana bir yerden çok ama çok tanıdık geliyor.)

    finalse en sevdiğimden; sakin, keskin ve muallak!

    oturmayın, buralarda fazla dolaşmayın güzelim. saat itibariyle hemen bugün. gidin izleyin.
  3. sevgili nadir sarıbacak, sarmaşık filmindeki rolüyle antalya altın portakal film festivalinde en iyi erkek oyuncu ödülü aldı. a haber’in canlı yayınladığı törende nadir sarıbacak, teşekkür konuşmasını yaparken salonun dışarından görüntüsü verilmeye başlandı. sansüre uğrayan konuşma şöyle:

    "bir 60 saniyenizi alacağım. tolga (karaçelik) sağol böyle bir rolü bana teklif ettiğin için. bütün ekibe, jüri üyelerine teşekkür ediyorum. sağolun. çok kısa bir hasbihal etmek istiyorum. çok kısa, 30 saniye. memlekette ilgili dertlerim var. bu filmden de hareketle çok güzel arkadaşlarım var. farklı dinden, dilden, ırktan, meşrepten, mezhepten. hepsini aşk derecesinde seviyorum. bizi ancak kardeşlik ve muhabbetin kurtaracağına inanıyorum. muhabbet gerçekten. belki bir duble rakıyla ya da bir demlik çay. sadece muhabbet etmek kurtaracak bizim dertlerimizi. buna inanıyorum. çünkü vücudun organları gibiyiz. kulağın ağza, elin ayağa nasıl muhalif olmayacağına göre bizi kesildiği zaman bütün vücut acıyacağına göre kader bağımız var memlekette. bütün kardeşlerimi seviyorum ve onların dertlerimizi kurtaracağımıza inanıyorum. her duygudan düşünceden, ortak birlik. çok teşekkür ediyorum sağ olun."

    bir duble rakı mıydı sansüre uğrayan yoksa "farklı dinden, dilden, ırktan, meşrepten, mezhepten" güzel arkadaşlar mıydı? ya da memleketi muhabbetin kurtaracağını söylemek mi?

    enhalnas doğru söylemiş. gidip izleyelim filmi derhal.
  4. film izlemeyi bir eğlence yada zevk olarak görmeyenlerin beğenebileceğini tahmin ettiğim filmlerden. alttan alttan ülkemizin durumunu anlatmak için çok ince kavramların kullanıldığı, sıkıcı gelse dahi ülkemizdeki durum hakkında farklı düşünce mekanizması oluşturan kişilerin toplumsal görüntüsünün çok iyi anlatıldığı ender filmlerden.
  5. 2015 yılı, türkiye sineması açısından çok iyi geçti. izleyebildiklerimden abluka,sarmaşık,rüzgarın hatıraları, nefesim kesilene kadar,ana yurdu gayet iyi filmlerdi. hatta ne kadar hep aynı hikayeyi anlattığı için eleştirsem de zeki demirkubuz'un bulantı filmini de bu filmlerin yanına yazabiliriz. bu filmler arasında ön plana çıkan filmler tabii ki abluka ve sarmaşık. iki film de iktidar ve baskının bireyler üzerindeki etkilerini ve bunun sonucunda da bu bireylerin çözülüşlerini konu edinmiş.

    abluka, iktidarını bir mahalle üzerinden sağlamaya çalışan devletin, iki kardeş üzerindeki baskısını anlatıyordu. iki kardeşin akıbeti düşünüldüğünde bunda pek de başarılı olduklarını söyleyemeyiz. sarmaşık filmi de bu çözülüşten sonra "iktidar, işlevini kaybettiği zaman hiyerarşiyi ve statükoyu devam ettirmek için neler yapar? gemi, gitmiyorsa gemi değildir. o zaman kaptanla ne yapacağız?" soruları üzerinden bir sorgulama yapıyor.

    filmde, iktidar temsili, kaptan beybaba üzerinden yapılıyor. beybaba'nın bir ismi yoktur. beybaba hep yukarıda kamarasında kalmaktadır. bir sorun çıktığında ulaşılamayandır. görünmeyen ama var olan devlet iktidarıdır. sadece bir kez aşağı iner. onda da bozulan düzeni yeniden sağlamak adına çalışanlarına gözdağı verir. ama burada beklemediği bir isyanla karşılaşır. iktidarı sarsılır ve bu iktidarını bir daha da sağlayamaz.

    !---- spoiler ----!

    filmin başında, beybaba, güvenmediği cenk ve alper'den haberdar olmak için ismail ve nadir'e ayrı ayrı muhbirlik teklif eder. yani ismail ve nadir iktidarın yanındadırlar. kürt karakterine de cenk, beybaba'nın üzerine yürüdüğünde beybaba'yı korumaya çalışması sebebiyle iktidarın yanında duruyor diyebiliriz. dikkat edilirse, filmdeki tüm kötülükler de bu üç karakterin başına gelir. önce kürt karakteri ansızın kaybolur. daha sonra cenk, ismail'i yaralar. nadir, bileklerini keser. kaybolan kürt'ün hayaleti, filmde sadece nadir ve ismail'e gözükür. bunlar bize, iktidarın ve iktidarın yanındakilerin çözülüşünün önemli göstergeleridir. hatırlarsanız abluka filminde de, iktidar bozulurken bundan en büyük zararı iktidarın yanında bulunan ahmet ve kadir görmüştü. iki film bu yönden de çok büyük benzerlikler gösteriyor.

    tolga karaçelik, filme, hiç konuşmayan, bir adı dahi olmayan kürt karakterini, sulukule'de evi yıkılmak üzere olan roman karakterini, müslüman karakterini, lümpen karakterlerini koyarak filmde gemi mürettebatı üzerinden bir türkiye alegorisi yaratmaya çalışmış. iktidar mefhumunun etkilerini de bu bireyler üzerinden anlatmaya çalışmış. bu yönetmenin tercihidir fakat iktidarın etkilerini kimlikler üzerinden anlatması ve bunun bariz bir şekilde bize gösterilmesi hoşuma gitmedi. çünkü devletin bu baskıcılığı ve iktidarın etkileri sadece kimlikler üzerinden var olmuyor. bu durum istisnasız herkese sirayet ediyor. belki tolga karaçelik, bizim, karakterlerin gemiye gelmeden önceki hayatları hakkında bir fikir sahibi olmamızı istemesi ve duruşlarının ne yönde değiştiğini bu kimlikler üzerinden görmemizi istemesi sebebiyle böyle bir tercihte bulunmuş olabilir. ama yine de gemi mürettebatını bu kimlikler dışında da izleyebilirdik diye düşünüyorum.

    tolga karaçelik'in, filmi, iktidarı ancak birlik olup yenebileceklerine dair gönderme yaparak bitirmesi bize de verilmiş güzel bir mesajdı.

    !---- spoiler ----!
  6. üzerimde demirspor formasıyla gittiğim ve beğendiğim güzel bir türk filmi,iktidar sorgulayıcılığı başarılı ayrıca oyunculuklar da; hemen hemen her filmde yaptığım yorumu bu filmde de tekrarladım sonu değişik olabilirdi kesinlikle izlenmesi gereken bir film klişe tabirle "usumuzdan kolay kolay çıkmaz"
  7. bilinçaltını harekete geçiren bir film olmuş ayrıca. öznel deneyimimi paylaşıyorum tabi ki; ülkenin insanları, yöneten yönetilen ilişkisi derken günlerdir filmdeki tek beste olan deniz üstü köpürür şarkısını dinleyip halimize yanar oldum. net bir meseleye de ağlamıyorum, filmdeki gibi genel bir huzursuzluk var içimde.
  8. filmdeki karakterler,metaforlar, anlatilmak isteneni en iyi sekilde veren konu isleyici muthis.. diktatoru sarmasik gibi sarmalanip, birlik olup dusurebilecegimize gonderme yapan yonetmen cok iyi bir is cikarmis.. nadir saribacak'in oyunculuguna da deginmeden olmaz.. tek kelimeyle olaganustu.. ozellikle deniz ustu kopurur sarkisina esligi tuylerimi diken diken eden bir sahneydi.. kesinlikle izleyin.. ve izlettirin..
  9. oyuncularını tek tek tebrik etmek lazım. hepsi mükemmel iş çıkarmış. nadir sarıbacak'a ayrı bir sayfa açmak gerek burada.

    "gitmeyen bir gemide hiyerarşik düzenin nasıl işleyeceğini", içerisinde yaşadığımız ülkede her gün gördüğümüz karakterlerle (mesela filmde kürt diye bir karakter var) anlatıyor yönetmen. zaten kendisi de film için, " bir ülke gibi gemi.gemi gitmezse ne olur?" demişti. evet,tanıdık gelmiştir. "gemide" filminin sloganı da "a board like a country." idi. bu iki filmin çıkış noktalari aynı, ama sarmaşık'ı gemide'den ayıran şeyler var elbette. metaforlar, çekim kalitesi ve oyunculuklar gibi...
  10. harika bir film.
    metaforları bir köşeye bıraktığınızda dahi çok beğenip etkileneceğiniz bir film.
    benzer sanat filmlerinin aksine sıkmayan, sürükleyici bir hikayeye ve belli noktalarda insanı korkutan bir gerçekçiliğe sahip.
    izlemeyenlere kibarca bile değil "şiddetle" tavsiye ediyorum.