1. erwin schrödinger'in masum kedisi. schrödinger düşünsel bir deney tasarlamıştır. buna göre masum kedimiz kapalı bir kutuya konur. kutuya ise kediyi öldürmek amacıyla konmuş zehir/tabanca/biçak düzeneği bulunmaktadır. ayrıca kutunun içinde bozulma ihtimali %50 olan bir radyoaktif izotop bulunmaktadır. bu izotop bozulduğunda düzenek harekete geçecek ve masum kedimiz ölecektir. biz gözlemci olarak, kedi ölü mü diri mi diye bakana kadar kedimiz hem ölü hem de diridir. biz baktığımız anda ise her şey değişir. zavallı kedi

    konu hakkında güzel bir video

    ayrıca (bkz: young deneyi)
  2. burada kutuyu açmak karar vermek anlamına geliyor. yani karar verildiği anda iki olasılıktan biri diğerinin üzerine çöker. paralel hayatlardan birisi yok olur. karar verilmediği anda belirsizlik kendisini korur. bu sebeple günlük hayatımızda da karar vermek, eyleme geçmek belirsizliği yok eder. belirsizliğin yitimi gerçeklik hissini ortaya çıkarabilir.

    buradan yola çıkarsak: (bkz: #24279)

    (bkz: tanrı zar atmaz)
  3. avusturyalı fizikçi erwin schrödinger'in, kuantum mekaniğini daha anlaşılır kılmak için bulduğu bir düşünce deneyi.

    kutuyu kim açarsa açsın, kediyi öldürmüş veya yaşatmış olur.
  4. vurursunuz eyvallah da ölmezse sıkıntı büyük.
  5. geçen gün gerard 't hofstadt ile bir söyleşi vardı onu izledim. schödinger denklemi quantum parçacıklarının aynı anda birkaç yerde olma olasılığını gösterir gibi duruyor ama bu aslında eldeki bilginin yetersizliğindinden kaynaklanıyor. evrenin başlangıcından beri bütün parçacıkların bilgisi olsaydı denklem size parçacığın tam yerini verirdi dedi.
    yani bir nevi gps ile yaklaşık 5 metreye kadar tam yerinizi hesap ediyorsunuz ama bu sizin o 2.5 metre yarıçaplı alanlanın herhangi bir yerinde aynı anda bulunduğunuz anlama gelmiyor. sadece gps verisi yeterince ayrıntılı değil
  6. bu örneklemin verilmesinden yıllar sonra hâlâ kediyi hatırladığımıza göre kedi canlı, schrödinger ölüdür.
  7. önce şu bilgiyi paylaşmak istiyorum, bu deney bir düşünce deneyidir.
    her şey hayalidir ve kediye herhangi bir zarar gelmemiştir. tabii o zamanlar hayvan haklarından ve hayvan hakları evrensel beyannamesinden bahsedilmiyordu.

    bu düşünce deneyinde aslında kuantum mekaniği anlaşılır hale gelmesi için mikro boyuttaki olaylar makro boyuta taşınmıştır. ayrıca kuantum mekaniğinde alışılagelen gerçeklik ve olasılık kavramları bir miktar farklıdır. (bkz: çift yarık deneyi)

    alışık olduğumuz gerçeklikte kedi için iki adet geçmiş söz konusudur, kedi ya ölmüştür, ya da hayattadır. kuantum gerçekliğinde ise kedi aynı anda hem ölü hem de diridir. taa ki gözlemci kutuyu açana dek. fakat kutu herhangi bir gözlemci tarafından açılmazsa kedi ölü-diri halde bulunacaktır.

    bilim felsefecileri tarafından çok tartışılmıştır. hatta schrödinger bir müddet sonra kendi düşünce deneyine karşı çıkanların safına geçmiş ve fikrinin yanlış olduğunu savunmuştur.

    bilim tarihine dair en spektaküler anlardan biri kabul edilen solvay konferası'nda ( http://imgur.com/ifami ) bu düşünce deneyi de tartışılmıştır.

    üstteki yazar taldarim'in girdisi hoşuma gitmiş olsa da;

    schrödinger ve kedisi ikilisi biyolojik olarak ölü, olsalar da ölmemişlerdir! :) yani hem canlı hem de ölüdürler!
    kuz
  8. işin tamamen felsefi yönü olan kedi. sadece başlangıç noktası olması dışında bir esprisi yok.

    (bkz: schrödinger equation)
    (bkz: uncertainity principle)
    (bkz: de broglie hypothesis)


    (bkz: #216413) schödinger denklemi ise, quantum parçacıklarının aynı anda birkaç yerde olma olasılığını gösterir gibi durmuyordur. bir parçacığın, belirli bir konumda belirli bir zamanda belirli bir enerjide ve belirli bir momentumda bulunma olasılığını gösterir. evrenin başlangıcından beri bütün parçacıkların bilgisinin olup olmamasının ise bununla bir alakası yok. olasılık her zaman olasılık.
  9. bu kedi sisteme karşı bir kedidir. kendisi tüm kuantum içinde dolanan en yürekli canlıdır.
    korkmadan o kutuya girmiş ve yaşamla ölüm arasında kısılmıştır. (gidin bakın halen orada olabilir... masum ve hizmetkarca)
    kedimiz, biz onu gözlemleyene kadar kaderi oluşturan tüm olasılıkların sonsuz kere sonsuz halinin aynı anda yaşanmakta olduğunu anlamamız için kendini feda etmiştir. kendisi cennetliktir. bilime olan katkısı yadsınamaz! sağ ol sen.

    evet dostlar, bu henüz ispatlanabilir bir şey değil gibi görünse de şöyle denilebilir... evrenin her anından sonsuz tane var sanırım ve biz gerçekleştiğini gördüğümüz her şeyi gerçek olarak kabul ettiğimiz sürece de bu anlaşılamayacak.

    hani bir soru vardı zamanında youreads' de meşhurdu: kimsenin olmadığı bir yerde devrilen ağaç ses çıkarır mı?
    ya da benim bakış açımla: çift yarık deneyi

    ne demeli? herşey algı ürünü mü ya da bilinç oyunun kurallarını bozuyor olabilir mi?