1. allah katında bilmem neymiş, herkese nasip olmazmış, peygamberin askeriymiş, kutsalmış, şehitler ölmez vatan bölünmezmiş mişmişmişmiş... diye uzayıp gider. herkes methiyeler düzer. över de över. ailesi de etkilenir ve çocuğum şehit oldu der çünkü severek, emek vererek büyüttüğü yavrusu öldürüldü , katledildi demez, diyemez. halbuki şehit olmakla ölmek aynı şeydir. şehit oldu diyerek biz onun ölümünü kutsal bir amaca bağlıyoruz. ölüm sebebinin üzerini örtüyoruz. toplumun sorgulamasını, hesap sormasını, öfkesini önlemek için kullanıyoruz.

    edit: şehitleri aşağılamak, onlara hakaret etmek gibi bir amacım yok. sadece medya ve iktidarın halkı uyuşturmasına dikkat çekmeye çalıştım.
    gamit
  2. sen ölürsün, birileri bir iki gün senin fotografini paylasir, üçüncü gün seğmenler parkinda icilen tekilalar, şaraplar, yanındaki çikolatalar tatlılar tuzlular, kahkahali fotograflar vs. cok sey yazmak isterdim ama cevremdeki tiplerden midem bulandi, öyle tiksindim ki o yalancilardan, susuyorum. sadece senin öldüğünü biliyorum "şehit"
  3. insanımsı şuurdan çıkıp sorgulamalarla ve sorularla, insan olmanın gereklilikleri için bilinçlenme, aydınlanma, keşfetme uğruna bir ömrü harcayarak şahsi rönesans yolunda ölmektir bence..bilmek, anlayabilmek ve bu uğurda olan şeyler kutsaldır.
  4. manevi kan parası.
  5. manevi bir olay. bununla ilgili çok güzel bir yazı okumuştum. yazıda şöyle diyordu: "şehit olmak övdüğünüz kadar mükemmel bir makam, erişilmez bir mertebe olsaydı hiç şüphesiz onu da biz yoksul halka bırakmazdınız". ne kadar da doğru demiş.
  6. 7 haziran 2016 istanbul vezneciler patlaması sonrasında orda burda özellikle facebookta amca - teyze ve bilimum akraba profilinde gördüğüm yazılı fotoğraflarda ilgimi fazlasıyla çekti de bir iki şey söylemek istedim...

    öncelikle şundan bahsedeyim ama ; haber sitelerinde yazan "6 polis şehit olurken, 5 vatandaş hayatını kaybetti" cümlesi ne kadar ahmakça ne kadar terbiyesizce... şehit ne demek? çok da güvenmediğim tdk demiş ki "kutsal bir ülkü veya inanç uğruna ölen kimse"

    o zaman polisle vatandaşın farkı nedir? aynı kaldırımda, aynı bombayla ölüyorsak, bizi ancak üniforma mı birbirimizden ayırır?
    ölümde bile mertebe telaşında artık insanlar... ölümde bile ötekileştiriyoruz, bizi sizi onları, askeri polisi vatandaşı ayırıyoruz...

    geleyim ikinci derdime; malum patlama ramazanda, mübarek kabul ettiğimiz günde oldu. belki insanların normalleşmiş tepkisinden daha fazla tepki vermesinin sebebi budur. şimdi her yerde fotoğraflar, yazılar bilmemneler dolanıyor;

    "oruçluyken şehit oldunuz, cennet sofrasında yeriniz hazır" gibi gibi cümleler...
    hayır bakış açısı olarak iyimser, evet kişisel ihtiyaç da bu ancak şu var: bunları yapa yapa normalleştirdiğimiz şeyleri daha da normal hale getiriyor ve benimsiyoruz. insanlar gururla paylaşıyor bunu. şehidimiz cennete gitti diye övünüyor.

    cenneti cehennemi bilmem kim gider kim kalamaz, haddim değil; ama gerçek olan. cennete de gidecekse artık ölü onlar. bir bombanın hayatları almasını nasıl normal karşılıyorsunuz aklım almıyor!
    bu kadar alışmayın, bu kadar kabullenmeyin bu kadar benimsemeyin ya...
  7. hökümetimizin biz bi bok yedik seni koruyamadık artık sana olan oldu da aileni avutmak için düz öldü demeyelim şehit oldu diyelim de milletin gururu okşansın bize sıkıntı çıkarmasın düşüncesiyle kullandığı söz. ölen öldükten sonra ha şehit olmuş ha gebermiş ha nalları dikmiş ha hayatını kaybetmiş çok bi farkı yok kalanı boş teselli avuntu.
    wtf