• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
seksek - julio cortazar
seksek, geleneksel biçem ve anlatı anlayışından uzaklaşmayı yurt edinen julio cortazar'ın başyapıtı, gerçekliğin dayattığı saçmalığın içinde biçimlenen bir dünyada amaçları sekseğin son halkası gökyüzü'ne ulaşmak olan bir grup insanın hikayesidir.

seksek gerçekte iç içe geçmiş iki romandan oluşmaktadır: cortazar, kitabın başında yer alan okuma planıyla, 155 bölümden oluşan, seksek oyunu yapısına benzer sıçramalı bir metin sunar okuyucuya: ilk 56 bölüm asıl romanı oluşturur, 57. bölüm ve sonrası için yazar:" okunması zorunlu değildir" notunu düşer. kurgunun varolma nedeni, cortazar'ın bütün yapıtlarında olduğu gibi, yalnızca dildir.

deneysel yazın arayışını gündelik yaşamın sıradanlıklarıyla ustaca birleştirerek dilin sınırlarında dolaşan seksek, çağdaş dünya edebiyatının doruklarından biridir.

okur için oyun zamanı...
  1. "hiç bir gerçek devrim biçimlere karşı yapılmamıştır, önemli olan yavrucum özdür, öz."

    morelli'nin edebiyatta biçim ve üslup hususundaki düşünceleri üzerine başlayan tartışma, kulübe üye formüler kadınların yakınmalarında hapsolurken tartışmayı inatla sürdürenlerden biri söyler bunu. belki de taşıdığı ikircikli anlamın da yadsınamaz etkisiyle edebiyat tarihinin en şık kelamlarından biri ediliyor seksek'te. rayuela, cortazar'ın deneysel arayışının en esnek kıvılcımıdır kuşkusuz. hatta queneau'nun önderliğindeki oulipocularla birlikte aynı dönemlere denk gelen cortazar'ın yazınsal üretimi, şuan aklımda olmayan bir oulipocu tarafından dönemin en deneysel grubuna katılması için önerilir fakat cortazar reddi söz konusudur. cortazar metinleri çocukluğa dokunan öğelerle doludur. oyun olarak gördüğü yazın eylemi, yazarın kendine özgü üslubuna miras kalmıştır. nihayetinde tüm cortazar metinleri eğlence amaç edinerek ortaya koyulmuş muzip edebi bir arayışlardır.

    eğer gözlerinize bulaşan bir cortazar metni ise kalıcı bir imge haritası ve gökyüzüne ulaşan merdivenin üst basamağında seyir halinde kalıyorsunuz. ne kadar içli dışlı olursanız olun bazı eserlerin hayret veren sınırsızlığı o kule metaforunda olduğu gibi kalıcılıkla damgalanıyor.

    cortazar'ın romandaki tek bir bölümünde kullandığı alt satır üst satır yöntemi ile birbiri ile iç içe geçirip, okur zihninde kaotik bir yıpranma yarattığı bölüm dahi arjantinli yazarın kördüğüme sıkıştırdığı bir bölüm olmakta. kitaptaki tek bir bölümden yola çıkarak yeni bir romanı o ince atmosferde yansıtıyor. cortazar edebiyata diyetini öderken okura da diyetini ödetmekten çekinmiyor.
    seksek bir arayış metni. aslında surrealizm ile dopdolu bir metin. seksek, cortazar'ın edebi arayışı olduğu kadar, hayatındaki çiziklerle mücadele eden karakteri horacio'nun etrafında dönen dünyayı, nesneleri ve aşkı kelimelere dökerek arayışında imleniyor. paris'te arjantinli bir göçmenin, çevresindeki diğer göçmenlerle birlikte iç sıkışmışlığının çizelgesi. başta müzik, edebiyat ve varoluş üzerine giriştikleri tartışmalarda kulüp üyeleri paris'teki sefaletin ardında entelektüel bir pencere yaratmaya çalışırlar.

    kitap üç ana bölümden oluşurken öte yaka bölümü, oliveira'nın la maga'ya duyduğu aşkın sakınımlı çaresizliğinde düğümleniyor. eh fransızcaya -nedendir bilinmez- la sibylle olarak çevrilen la maga'nın sevişerek biçimlenemeyen sureti de horacio'nun ardını bırakmaz. meczup bir yeltenme içindedir roman karakterleri. birbirlerinin içine girmeye çalışırlar, dünyalarına dadanmış süslü kelime oyunlarıyla paris'teki yokluklarını anlamlandırmaya çalışırlar.

    oliveira aşkın yüklediği zayıflık hissinde alçalıyor paris'te; gece vakti dolaştığı sokaklarda yağan yağmurun, montunun yeninden sızmasına aldırış etmiyor. horacio'nun dışarıda belleğini avladığı bölümler duru sudan süzülürcesine bizi la maga yoksunluğuna değdirir. bilinç akışının kusursuzluğu, roman hakkındaki serzenişleri iptidai çıkaracaktır.

    "crevel pek güvenmiyor ama anlıyorum onu. la maga ile aramızda yalnızca bizi ayıran birkaç mahalle ve birkaç saat var ve acılarımın adı şimdiden acı, aşkımın adı aşk."

    "onun gizemli düzeni bu, bedence ve ruhça tam bir çingene ve ruhu ona gerçek kapıları açıyor. onun yaşamı yalnız bana göre, benim için düzensiz : ben ki hor gördüğüm, aşağıladığım önyargılar içinde gömülüp kalmışım. çaresiz biçimde onun tarafından sorumsuz kişi bellenmişim, onun bağışlama gücüne tutsağım, la maga ise bilmeden beni yargılıyor. ah, bırak gireyim günün içine, bırak bir günü senin gözlerinle göreyim."

    horacio oliveira'nın kendini aramak için aşktan kaçtığı, la maga'nın metafiziksel ırmaklarda boğulmaya yönelik cümleleri oliveira'nın yakasından düşmüyor. la maga'nın kavrama ve öğrenme becerisinden yoksunluğu kulüp üyelerinin eğlencesi olurken horacio kendisinin de katıldığı bu eğlenceli acıdan payını alıyor.

    öte yaka'da perdeler kapandığında ülkesine dönüş yapan oliveira'nın aklında la maga'nın nerelerde olabileceğine dair sorular yer alır. arkadaşının eşi talita'yı la maga'ya benzeterek edebiyat tarihinin belki de en büyük aşklarından birinin ortasına koyar kadınını. breton'un nadja'sına göz kırparak içine girdiğimiz bir yanılsama karesine aşkını ve kendisini hapseder.

    seksek gökyüzüne ulaşma arzusundaki horacio oliveira ve çevresindeki insanların, metindeki basamaklardan okuru sıçratarak deneyselliğinin yarattığı kusursuz etki ile baş tacı bir eser. sıçramalı bölümlerde okurlar, eksik puzzle parçalarını oturturlar. yarım kalan konuşmalar, eksik bırakılmış düşünceler, sıçrayan bölümün kendine has alt metnine dair kısımlar ve morelli'nin edebiyat üzerine düşünceleri seksek'in okurlarını bekleyeceklerdir.
    suyu çıkmış isyanların ötesinde salt edebi isyanları seven bir okur olarak cortazar ve dönemindeki tüm büyük yazarları hayranlıkla okumaktan asla bıkmayacağım sanırım.

    meksikalı yazar carlos fuentes, cortazar'ın bu en özel yapıtı için yaptığı tanımlama belki de eserin ağırlığını hissettirmesi bakımından önem teşkil etmektedir;

    "ingilizce nesirde ulysses neyse ispanyolca nesirde seksek odur"

    cortazar'ın `kitap içinde kitap` düsturuyla oluşturduğu harikulade labirentin ayyaşlığını ezkaza sürdüren okura hangi unsurlar şaşkın verebilirdi, ya da şaşkınlık vermeyen bölüm, an ve sözcük var mıydı?
    tüm akıcılığıyla bir dil şöleni geçip giderken ben cortazar'ın biçim anlayışı ve kitabın son iki bölümünde sıkıştırılmış sonsuz çığlık safdilli la maga'nın önüne kavuşturduğu ellerinin arasında boş kalan bir gölgeyi anımsatacaktır.