1. sembolizmin yazına özellikle de şiire sirayeti esin'sel olanın kelama evrilmesiyle vuku bulur. esin'sel olan, yani kolektif bilinçdışından havsalaya gelen imgelemlerdir.
    bu arkaik hafızanın gösterdiği imgeler sırasında kişi ilginç bir hal'e bürünür.
    bu tasavvufta vecd olarak anılır, batı edebiyatında-felsefesinde organsız beden, modern şiirde sembolizm v.s. bunların yekünü aynı haldir.
    fuzuli'de şöyle husule gelir; ' öyle sermestem ki idrâk etmezem dünyâ nedir '
    antonin artaud'da ; ' insan hasta, yapılışında arıza var çünkü. organsız bir beden hazırladığınızda bağımsız işleyen parçalarından kurtarıp hakiki özgürlüğünü geri kazandırmış olacaksınız ona. '
    stephane mallarme'de ;

    bütün o canım düşleri bir anda
    bu güzellik bozduğu an bakınız
    ne tek bir çiçek artık yanaklarda
    ne ödenmemiş elmaslar gözlerde
    hiçbir şey yok uyandığınızda

    gelelim bizim yakın döneme. ahmet hamdi tanpınar 'a;

    durgun havuzların süsü ten rengi çiçek
    bir mevsim cümbüşü içinde süzülerek
    ömrün gecesinde ve kader rüzgârında
    bir ürperme olur çıplak omuzlarında

    tanpınar sembolizm'i orpheus mitiyle bağdaştırıp şöyle yazar;

    ' bu hal, ölüm diyarından sarışın eurydice'yi geri almaktır. orpheus, ölmüş olan karısını ahrette sazının kuvvetiyle bulur. gerçekte saz ile eurydice birdir. her çehre, her hâtıra, ömrün her vâkıası bize kendi hususî nağmesiyle gelir. onu yeniden yaşamak için bu sesi duymak lâzımdır. bazen bu nağme kendiliğinden dıştan gelen herhangi bir sebeple satıhta yüzmeye başlar. bu, zaman nehri tersine akmak istiyor, büyük uçurum yuttuğu her şeyi geri veriyor demektir. '

    bütün bu örneklerde görülen husule gelen edâlar insanın primitifliğine, kadimliğine duyduğu özlemin zuhurlarıdır. o imgelemler, insanın özgür zamanlarından dionysosça serimlendiği zamanlarından belleğine işlenmiş en muazzam hatıraların tortularıdır. ve bu sadece şairlerde olan bir şey değildir. herkeste olur. olanı yazıya çekmeye meyil edip bir şekilde kelâma büründüren ise şair olur.

    hâsılı, insanlık bilinci kendisine yük edip bireyleşerek bu harikulade an'lara sadece ara sıra gelen imge şeklinde kavuşur hale gelmiştir. ve bu kavuşma anlarını içrekleştiren her şey kendi uzamında en üst seviyededir. şiirde, felsefede, edebiyatta v.s.

    ' korkarım hayvanlar insanı, kendileri gibi ama sağlam hayvan sağduyusunu en tehlikeli biçimde yitirmiş bir varlık olarak görüyorlar. onlar, insanı çılgın bir hayvan, gülen bir hayvan, ağlayıp sızlayan bir hayvan, sefil bir hayvan olarak görüyorlar. ' friedrich wilhelm nietzsche