1. bilmiyorum ki önem de arz etmiyor benim için diye cevapladıktan sonra asıl konumuza şöyle 124 derece açıyla dönmek istiyorum , lütfen .

    günlerden bir gün üniversitenin ilk günlerden hınca hınç dolu bir amfi , aç beyinler , heyecanlı gözler tek bir ortamda birleşmiş . hocamız geldi , sandalyesini çekti ve ağırca oturdu . derin bir sessizlikten sonra tabi ki de siz benim kim olduğumu biliyor musunuz demedi.

    hassas olduğu konulardan bahsetti . ne gibi mesela ?

    ders esnasında izinsiz çıkışlarda çok hassasmış , kendisine yapılan ağır bir saygısızlık olarak görüyormuş tabi bir nebze haklı neyse .

    dedi, dedi anlattı ..

    aradan biraz zaman geçtikten sonra en arka sıralardan biri kocaman kocaman adımlarla inmeye başladı merdivenlerden . sanki sen misin bunu diyen . bak bana ben üniversite özgür , serbest gencim dermişçesine . resmen ejderha gibi pöskürterek . indi ,indi ve çıkışa geldi . arkadan bakın gördünüz mü ha beni bakın gibi bakışlar savurdu ve de çıktı.

    hoca acayip çok kızdı . inen kişinin arkasından laflar zıplatmaya başladı . o kişi geri sınıfa girdi . hoca hala savurmalarına devam ediyordu . sonda ki lafı ok atılmışçasına o kişiye denk geldi .

    inen kişi hönkürerek

    -siz kimsiniz ? ( bu 1 )

    - siz kim olduğunuzu sanıyorsunuz ? ( bu 2 )

    - siz benim kim olduğumu biliyor musunuz ( ve bu da 3 , öldürücü darbe )

    bu ne demek ? sen kimsin yani ? ne bu güven bu ne saygısızlık ?

    sonra hoca dilekçeler mi imzalatmış , savunmalar da mı doldurtmuş bilemiyorum..

    ama tek bildiğim şey var . o kişi bu hocanın dersini almaya devam etmekte 4.yılın sonunda dahi hala geçememekte tabi ama biz senin kim olduğunu bilmiyoruz hep ondan ^^