1. pekiştirme sözcüğü olan çok, 'seni seviyorum' cümlesine bir büyü katar. 'seni seviyorum' sanki gizliden karşılık beklemektedir. aslında aynı eylemi anlatan 'seni çok seviyorum' ise bir cevap beklemez. koşulsuzluk da içerir sanki. ya da bana bu cümleyi kurarken takındığı nida ve seslerin vurgusu bende bu etkiyi bırakıyor. bilemiyorum sanırım bana böyle geliyor. 'seni çok seviyorum'. hah yine aynı his.

    bu konuda benim gibi düşünen var mı merak ediyorum. geçmişten zihnime düşen bir görüntü parçası kulağıma sürekli bunu fısıldıyor. hiç durmadan yeniden başa dönüyor.
  2. gerçekten de "seni seviyorum"daki beklenti bunda yok. bunu söylerken ben karşılık beklememiştim. biraz vurgulamak için, biraz da kendimi gerçekten inandırabilmeyi dileyerek söylemiştim ve gerçekten de sevgilime bunu ilk söylediğimde şaşırmıştı. "gerçekten mi?" diye sormuştu. ben de "gerçekten" demiştim.

    bir paragrafta 37 kere gerçekten kelimesini kullanmayı nasıl becerdim ayrıca, gerçekten bilmiyorum.
  3. bana diyen çıkmadı lan.
    ne talihsizim mk
  4. doğru bir kişi tarafından doğru bir zamanda söylendiğinde ömür uzatır, umutları yeşertir, yüzde şapşik bir gülümseme ile yaşanması gereken güzel günlerin hayalini kurdurtur ve en önemlisi kişiyi güçlü kılar.
  5. "biliyorum" diye cevap verdiğim oldu.

    öküzüm galiba evet.
  6. 7 senedir kimseye söylemediğim kelime.
  7. "çok" sözcüğünün eklendiği cümleye -tabii söyleyen de hissederek söylüyorsa- öyle bir etkisi oluyor ki, sanki cümlenin sonunda üç nokta var ve devamını hayal et der gibi. ama oradaki "sen" olmak "çok" mutlu da edebilir, üzebilir de.
  8. seviyorum yetmeyince, çok kelimesinin eklendiği sözcük. fakat yetmez ki çok.
    ne kadar çok? sonsuz kadar mı? sonsuz ne kadar peki?

    bak aagidiş; ışık dediğimiz namussuz, bir saniyede 7 kere dünyanın çevresini dolanıyor.
    şindi gezegenler arası mesafeyi got gafamız almadığı için ışık yılı diye bi ölçü birimi kullanıyoruz. 1 ışık yılı yaklaşık olarak 10 trilyon kilometre. ontirilyon!

    yine şindi; bi düşünüverir misin lütfen, gezegenlerin arası bik bik ışık yılı diyoruz ve uzayda toz zerresinden daha daha daha daha çok çok daha minnacık yer kaplıyoruz.
    e uzayın sonu var? uzay bile sonsuz diil?

    şimdi seni çok seviyorum'daki çok sonsuz kadar mı çok?
    bana çok yetersiz, çok. çünkü sonsuz seviyorum, çok deyince. aklımın ve aklının almayacağı kadar çok.
    o yüzden seni çok seviyorum demek, uzayın tamamen içe çöküp bir tenis topu kadar olması kadar patlatıcı geliyor bana.
    sonsuz yokken sonsuz seviyorsam, nasıl çok ile durabileyim?

    allahını seven üzerine kesicem kendimi atsın.
  9. siktin formatı eyledin viran.
  10. sadece sevgiliye söylenmesini saçma bulduğum sözdür.
    seni seviyorum demek biraz klişe ya da içi boşaltılmış geliyor bana. seni çok seviyorum daha sıcak içten gibi. ama insanlara da seni çok seviyorum deyince götünü kaldırma riski var.
    ya da daha az sevdiğini söyleyen birisine sık söylesen samimiyetsiz bulur mu düşüncesi oluyor.
    zordur bu cümleyi kurmak ,ister sevgili, ister arkadaş. bi de karşıdaki ya sevmiyosa ben bi de bunu söyleyerek aptallık mı ediyorum tereddüdü vardır.
    sevmek zor zanaat vesselam ..
    wtf