• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.50)
sergüzeşt - samipaşazade sezai
kafkasya'dan başlayarak mısır'a kadar uzanan bir esaret hikayesini anlatan sergüzeşt, tanzimat dönemi düşünce sistemini ve kölelik kurumunu eleştiren bir üsluba sahiptir. romanın yazarı samipaşazâde sezai, dilber'in hüzün dolu sergüzeştini, sevgilisi celâl beyin dilber'e kavuşmak yaptıklarını, her ağlayan insanı sevgilisi sanmasını ve dilber'in mısır'da kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası cevher tarafından kurtarılmasını oldukça akıcı ve etkileyici bir üslupla anlatır. hayatı boyunca satılan, ezilen, oradan oraya bir eşya misali götürülen dilber'in hikayesiyle, aslında insanın hayvan gibi alınıp satılamayacağı, esir dahi olsa her insanın duyguları hayalleri ve en önemlisi de bir kalbi olduğu, osmanlının batılılaşmış burjuva sınıfının eleştirili esaret kurumuna bakış açısı ve yaşlı kuşakla genç kuşağın çatışması anlatılmaktadır.(tanıtım bülteninden) (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. incecik bir hikayedir. ama öyle bir inceliği vardır ki, bir oturuşta oturup bitirmek istemezsin. her akşam birkaç sayfa, birkaç cümle okuyup iyice hazmedip o şekilde yoluna devam etmek istersin.
  2. bu kitapla birlikte beyin humması diye bir hastalık tanımış olursunuz.
    ressam celal beyin hüzünlü aşkından ölüme uzanan yolda elinde istanbul bileti ile kendisini nil nehrine bırakan dilber'in, arkasında bıraktığı cevher'e daha çok acırsınız.
    hasılı bu kitap bir dramdır. ama günümüzde yazar diye çok satan romantik kitap diye okunan bir çok kitaptan daha hisli bir aşkı, sağlam bir üslupla işlemesine rağmen şöhreti hiç duyulmamış bir kitaptır.
    çünkü bizde neredeyse tüm edebi evreler gençlere, acemi kitaplar, edebiyatın ilk denemeleri vs diye anlatılır...
    bu şekildeki eseri dili de günümüze uyarlanmayınca yeni nesiller tanımaz tabii...
    yoksa tanzimat'ın ilk romanları bile tvlere çok iyi kaynak sağlayabilir ama önce bu eserler okunmalı ki farkına varılsın.
  3. o kadar eziyetten sonra nil nehri sularında son bulan bir hikaye- hayat.sergüzeşt kelime anlamı olarak macera demektir. rivayet göre yazarın annei de bir cariyedir.ondan esinlenerek yazmıştır.