1. 2010 yılında ingiltere'de kurulan senfonik ve folk metal grubu.

    ben kendilerini 2016 eylülde çıkarttıkları the serpent's kiss albümleriyle tanıdım. fena değiller ama bir epica, bir nightwish, bir leaves' eyes, bir lacrimosa ve hatta bir within temptation hiç değiller. özellikle müziği iyice arka fona atıp vokallere ağırlık vermeleri (özellikle back vokal olarak oldukça iyiler, belirtmem lazım) senfonik metalde sıklıkla rastlanan bir durum. tarja*'nın müziği bastırmasına o kadar alışmış olan bünyelerde, ne yazık ki "sanki müziği kısmışlar da, vokaller duyulsun istemişler" intibası uyandırıyor.

    aklıma gelmişken şunu da eklemem gerek: ingiliz grup denilince akla hemen o aksan geliyor. ama sakin olun, bu gruptaki vokallerde hiçbir şekilde aksan yok. varsa bile, en az 5-6 kere albümü baştan sonra dinlememe rağmen, benim kulaklarım o aksanı algılayamadı. aksan sebebiyle hemen başka bir başlığa bakmak isteyenlere "bekleyin, gitmeyin" diye bağırıyorum buradan.

    senfonik dedim, biliyorum ancak birkaç şarkısı tamamen folk ögeler barındırıyor. mesela the dark queen diye bir şarkı var söz konusu albümde. şarkıda klavye ana role bürünmüş, iki distortiondan başka bir etkisi olmayan elektro gitarlar duyuluyor. sözler ve vokal ise baş tacı. masalsı bir altyapıyı sadece vokal ve klavye ile nasıl oluşturabileceğinizi göstermiş grup adeta.

    yeni bir şeyler arıyorsanız dinlemek için, kesinlikle bir şans verin bu ingiliz abilere ve ablaya.