1. bugün bir inşaat ustasından duyduğum sözü aktarıyorum;

    "şefim, herkes aşağı yukarı aynı parayı kazanıyo. o zaman sevdiğin işi yapacaksın."
  2. yaz aylarında yaklaşık 3 ay sevdiğim işi yapıyorum..evet öğretmenim
  3. ekonometri okuyup bankalar için sahada kart satmaz istemiyorken bugün bir araştırma şirketine başvurdum.ve yüzümü güldüren bu entrye şu an yazıyorum
  4. sevdiğin kişilerle çalışmak> sevdiğin işi yapmak

    çalıştığın ortamı, ekip arkadaşlarını seversen her şey atlatılıyor be kamil.
  5. türkiye içerisinde ne yazıkki azınlık olan kişilerdir.

    not: çoğul olan tarafayım
  6. mezun olunca yapmayı umduğum. ama eminim yüksek lisansı bitirene kadar, istemediğim işlerim olacak...
  7. 15 temmuzdan sonra isini kaybedenlerdenim. yıllardır çalıştığım ve sevdiğim işimden ayrılmak zorunda kaldım.
    diplomalarimın bir anlamı kalmayınca iş arayışına girdim. malum cüzzamlı gibiyiz. kimse yaklaşmak, başına iş almak istemiyor. bende kimsenin başına bela olmak istemedim. bu yüzden resmiyeti olmayan işlere baktım.
    fiziksel olarak güçlü biriyim. inşaatlarda iş bulunca çalıştım kısa bir süre. kalıp, çatı işleri yaptık. kazancı fena değildi ama diyaloglardan ve üsluptan bunalıyordum. başka gündemlerde önüme çıkınca mazeretim oldu, ayrıldım.
    sonraları isportacilik, seyyar satıcılık yaptım. zabıtalardan yana daha fazla sıkıntı yaşamamak için bir süre sonra o işi de bıraktım.
    bildiğim yabancı diller var. iyi seviyede konusabilirim. birazda bizim milletten gelen bıkkınlıkla yabancı dilimi kullanabileceğim işlere baktım.
    avrupa mutfağı yapan bir restaurantta bulaşıkcı aranıyordu. gittim müracaat ettim, kabul ettiler. bulaşıkcı olarak işe başladım. aşçılarda yabancı dolaysiyla çok türkçe konuşmuyorum iş yerinde. bu durumdan gayet memnunum.
    biliyorlar ki iyi niyetli olarak elimden geleni yapıyorum. bu yüzden bir defa bile azarlamaya teşebbüs eden, kızan olmadı. oysa haliyle çok hatalarım oluyordu. aynı muameleyi bizim işverenlerde göremezsiniz.
    bulaşık yıkamak benim hobimdi, severdim zaten. şimdi ise işim ve sevdiğim işi yapıyorum. sevmediğim insanlarla da çalışmıyorum çok şükür.
    hayatımızı karartanlarin, diplomamizi, itibarımızı sıfırlayanların allah belasını versin. gölge etmesinler başka bir şey istemiyorum. birilerinin zoruyla gelinen bu noktada yine sevdiğim işi yapıyorum.

    velhasıl sevdiğiniz işi sevilesi insanlarla yapmanızı tavsiye ederim.
  8. böyle bir şey yok. varsa da çok çok az ki tekrar ediyorum olduğunu sanmıyorum. amatör olarak büyük bir heyecanla, yeri geldiğinde feragat ederek ve fedakarlık yaparak zevk alarak yaptığınız şey bile bir iş haline geldiğinde aynı tadı vermez.

    yaptığın işi severek yapmak diye bir şey vardır ama. ki bu da başka faktörlerle birlikte mesleki tatmin duygusunun doyurulmasıyla olur. yaptığınız işin ölçülebilir pozitif sonuçlarını görmekle, o işte muadillerinize göre fark yaratmakla olur.

    ve bunun mesleki anlamda açlıkla bir ilgisi yok.