1. bugün yıllardır peşinde olduğum bir kızın tarafımdan kaybedildiği gün...
    çok sevilince gitmek gelenek olmuştur.
    geriye yine yalnızlık kalınca şıklar:
    düğümlenmiş bir boğaz.
    gözyaşlarını tutamayan bir çift göz.
    içte yükselerek zihnin, kalbin tüm duvarlarını dağıtan içimde büyüyen yakılanan söz.
    ve şimdi sevgilim. ( sen benim sevgilimsin sevsen de olur sevmesen de)
    sensizlikten geriye kalan üstte olan ve olmayan (kelimelerin anlatmaya yanaşmadığı ne varsa) işaretledim.
    şimdi sevgilim, hüznü kadeh kadeh içip çaresizliğin sarhoşluğunu dibine kadar yaşamanın tam zamanıdır.
    şimdi bitmek bilmez karın ağrısının başlangıcı,
    tüm sancıların tanrısıdır...
  2. bir insanı sevmek bir deniz kızıyla beraber derinlere doğru dalmaya benziyor.kendini kaptırınca daldıkça dalıyorsun peşinden gidiyorsun.nefessizlikten basınçtan bir hoş oluyorsun sarhoş oluyorsun ama artık yüzeye çıkamayacak duruma geldiğin an deniz kızının da asla senin olmayacağını anladığın ana denk geliyor genelde.öyle dalıyorsun işte bile isteye ölüyorsun resmen, sırf belki ona biraz daha yaklaşabilirim diye.
  3. aslına bakarsak 2 taraf da daha çok sevdiğini ve kaybettiğini iddia etmektedir çoğu zaman. o zaman asıl soru kaybetme sebebi çok sevmek mi yoksa az sevmek mi? madem herkes seviyor..
    seven insanın kaybedilmemesi gerektiğini düşünüyorum. benim düşünceme göre sevilen insanın sizi sevmemesi imkanı vardır ama sizi seveni sevmeseniz bile o size tüm sevgisini yansıtacaktır ona imkan verdiğinizde ve haliyle hayatınız pozitif yönde gelişir.
  4. daha çok seveceği ve sevileceği kişiyi kazanmak için fırsattır
    parov