1. ismet özel'in ağdalı, bol mürekkepli şiiri.

    "dudaklarından kalkarken boynun kurcalar beni
    bir yanımı kara çıbanlara saldılar, ıslak
    bir yanım hiç aymamıştır, gümeçlerde saklıdır

    ondan ki nefret içinde omzunu okşuyorum
    ama şimdi bana gerçekten zor gelen şey
    bir grevin çocuklara kazınmış izlerini hatırlamak
    sözlerimi etime bastırıyorum
    içimde çalılıkları yaran bir postalın tortusu
    benim bu sası karanlığa zorla, zorlayarak
    tutuşmuş bir gül sıkıştırmak boynumun borcu

    yeter ki
    sağlam senetler verilmiş sanılırken aşkı karartmak için
    sen bir daha beni saçlarınla sıyır
    ağdalanmış sevincimi hışırdat, bunu yapabilirsin
    çünkü bütün bankalar, silâh fabrikaları
    her gün bacaklarımıza sırnaşan kara köpük
    senin sessiz gururunda homurdanan tufanı
    hesab etmiş değil,
    bilmemişler hıncımın yaban otlar suladığını
    çalakalem sevebilmek elimden gelmiyor
    belki evet
    onların mühürlerini kımıldatan barut dumanlarını
    solumaktan
    biraz çopurlanmıştır sesim
    senin göğsünü ağartırken yıpranılacak elbet
    bakışlar tozlanacak, dolukmuş sofalardan
    ezikliğin şehveti yayılınca
    taptaze yaşlanmayı da öğrenmem gerekecek

    iştedir yalanı seyreltiyor uykusuzluklar
    aklımın köşesinden atlılar geçiyor
    değil mi ki beni şımartan gökyüzüdür
    ve ben o tanyerlerinin sulbünden gelmekteyim
    hiçbir dostumu kalebent saymam parmaklıkların ardında
    kan değildir dostlarımın çakşırına bulaşan
    kan değil, mürekkep lekesi, ben bilirim
    çünkü bir gün gerçekten kan aktığında
    ölüm çiçeklerin yırtıcı dülgerliği sanılacaktır
    karaysam şimdi öfkenin payı vardır karalığımda
    aşktandır titrediğim eğer ki titriyorsam
    sözlerim öcalan ağza misvak, iyice anlaşılsın
    bu dağlanmış toprağa süzülen ayaklarımdan
    keşke kan olsa,

    o zaman
    senin çardağına çıkarken
    karıştırırken şarapla kendimi sana
    varsın gün geçtikçe her şeyde biraz kahır
    biraz bakır çalığı olsun lokmamızda
    bana soru sor artık
    beni kurtarma, konuştur
    beni yaz geceleri patlayan sağnaklara bağışla."

    ismet özel'in kendi sesinden - sevgilime iftira
    ali