1. balmumundan bir heykel burada bir imge sayılabilir mi acaba diye düşünce birden bir çıkımsızlık neşet oldu bende.

    balmumundan bir heykelle seviştiğini düşünmekle gerçekten balmumunda bir heykelle sevişmek arasında eğretileme bir fark olabilir tabii ki.
  2. felsefi bir soru. şimdi mesela bir balmumu heykeliyle yapılan seksin bir kadınla-erkekle yapılandan farkı nedir ya da var mıdır? irdeleyelim.

    grek mitologyasındaki pygmalion mitosunun muhtevası şöyledir; pygmalion fildişinden yonttuğu bir kadın yontusuna aşık olur. ve bunun 'imkansızlığını' gören afrodit, 'yontuk' kadını 'gerçek' kadına çevirir.
    buradan bir soru ayyuka çıkar. pymaligon'un cansız ve canlı olan kadın'a karşı beslediği hislerin birbirinden farkı var mıdır?
    yontuk kadına olan aşkını, -imişcesine bir realite olarak addederiz. bunu 'gerçek' kadına olan aşkın karşıtı olarak gördüğümüzden dolayı yaparız. lâkin gerçek kadına olan hisleri de bir -imişcesine realitedir.
    zira, sensöriyel buradalık şey'leri her daim -imişcesine'likte tasarlar. tasarım, bir yanılsamadır. bu yanılsamanın bizde yanılsamalıksız görünmesi, hepimizin, algısallığını, mimesisik bir vantriloklaştırıma eklemlemesinden dolayıdır. gerçek, kendisini karından konuşarak gösterendir. ağız, yoktur.
    işte çıkımsızlık buradan neşet oluyor.

    pygmalion'un 'gösterilen' olarak her iki kadına da içinde gerçekleşen 'reaksiyonif gerçelleme' ile 'ulaşması'. ya da ulaşmaya çalışması. fenomolojik şuur'un mütemekkinliği esbab-ı mucibesiyle balmumu heykeli kadın 'gerçek' kadına dönüşse bile reaksiyonif gerçelleme yanılsaması, dönüşmeyecektir. kendi içerisinde karşıtlık oluşturacaktır. yani şu bizim içerisinden 'gerçeklik' sağdığımızın aynılığını taşıyan bir karşıtlık.
    bu da derrida'ca söylemce her iki kadını da bir 'iz varlık' konumuna yerleştirir.

    insanın kendisi de bir iz varlık olduğundan dolayı algısallığına sirayet ettirebilen, reaksiyona dönüştürebilen şey'leri apayrılaştırmaz. bunu yapmaya meyyal olsa bile iz'in silinmesinin iz'i kalacaktır.

    ' isteme doğası gereği, yalnızca istemeyi etkileyebilir ' jenseits von gut und böse

    nietzsche'nin bu sözüyle dahil olduğu, illüzyonun yok edilmesi, gerçeği ortaya çıkaramayacak kadar güçsüz bir yok etmedir düşüncesi, bu savı destekler.

    velhasılıkelam, farkındalıkla devinen özne her seferinde bir iz'le beraber olur. farkındalık gelişimi ise sadece bu izi daha da belirgin yaparak ben'i silikleştirir.