1. iki insanın birbirini sevmesidir.

    lakin sevmek öyle geniş kapsamlı bir eylem ki türkçe'de, cinsel aktiviteler bile bunun içine giriyor.
  2. aslında basit bir kimyasal eylemdir.
    lakin o an beyne iletilen duygu hormonları vs. ilk entaride gördüğünüz şiiri yazdıracak etkiler yapabilir.
    yapmadan ölmeyin.
  3. eski türk filmlerine dikkat ederseniz, şimdinin deyimiyle sevgili olmak anlamında kullanılıyor. bir de böyle düşünün o zaman ne naif bir söz ama.

    işteş fiil. sevmek sevilmek, karşılıklı sevme işi.
  4. seks yapmak fiilinin romantizm ile karamelize edilmiş halidir efenim.
  5. ilhami algör fakat müzeyyen bu derin bir tutku'da mükemmel şekilde anlatmıştır bu eylemi.

    "beni bir güzel öpmüş,yoğurmuştu.

    beni her yoğuruşunda,sırtüstü yatıp karnını açan kedi yavruları gibi,teslim ve mest oluyordum.birlikte tüy gibi havalanıyor,yükseliyor,oralardan ok gibi inip,zıpkın gibi saplanıyor,çapkın,şakacı,çocuk yunuslar gibi dibe iniyor,dipte yılan balıklarına dönüşüp kıvrılıyor,sonra toprağı delip,köpüklü dalgalara bakan yamaçlarda rüzgara çıkıyor,yeşil ve taze,kendimize ve birbirimize dolanıp yükseliyor,dallanıyor,açıyor ve.......ve tekrar,ve tekrar,yaprak,polen,böcek olarak dökülüyorduk''
  6. şimdi ben başlığı "seviştiğini başka erkeklere anlatan erkek" olarak açsaydım muhtemelen başlık buraya taşınacaktı, madem öyle formata uyalım, gereksiz laf kalabalığı yapmayalım.

    biraz geçmişe gidelim; şu hayattaki en büyük derslerden birini tom cruise'dan aldım dersem inanır mısınız?! bilmiyorum. tom cruise'un kokteyl filmini izlediğimde ortaokullu yıllardaydım. tom dönemin yakışıklısı ve kokteyl filminde barmen rolüyle herkesin gönlünde taht kurmuş delikanlıydı. üllemizde hemen alternatifi çekilmiş başrollere emrah ve demet akalın uygun görülmüştü. demet akalın henüz popstar değil, aşk acısı bile tatmamıştı. kutluay ibrahim kaş arası kıllarıyla ayna karşısında kendini inceden kesiyor mu bilinmez, kepek sorunu için uygun şampuan olup olmadığını muhtemelen annesine soruyordu. hal böyleyken kokteyl filminin takriben 74. dk'larına tekabül tom, barmen olmanın etkisiyle one night stand bir geceye yelken açmış, asortik bir kadınla birlikte olmuş, ertesi gün gerine gerine olayı abi'sine anlatıyordu. olay sadece one night değildi, tom hanım kıza aşık olmuştu. atladığı önemli husus ayrıntıdaydı. tom kadınların kendisinden daha zeki olduğunu bilmiyordu. ertesi gece hanım kızımız tom'un olayları anlattıpı abinin kollarında idi, tom, ergen atarı yaptı, sağa sola dayılandı nafile. tom sessiz kalmayı başaramamıştı. tom bu olaydan büyük bir ders aldı ve bir daha seviştiği kadınları kimseye anlatmadı.
  7. sevişmek öle dakikalara sığdırılamayacak bir hazdır.. kelimenin kökünden bellidir sevişmek sevmekten gelir bir heves değildir.. sevişmek planlanamaz anlık gelişir aşkın sevginin en güzel en özel yeridir.. daha sevdiğine doyamadığın, planladıklarınızın gerçekleşmediği bir dönemde mesela film izlerken birlikte ya da müzik dinlerken biralar elinizde bir anda gelir bir gülüşle başlar gülüş yavaşça yerini tebessüme bırakır vücudunuz uyarılır “istiyorum” diye sonra yavaş yavaş yakınlaşılır ve en son o gülüş aklınızda kalır..
  8. çok şey yazılır üstüne bunun, aşağılık insanoğlunun en çok kafa yorduğudur çünkü. en çok da sevmeyi bilmeyen adamlardan duyarsınız tanımını.
    stars
  9. toplumun ve insanlığın en büyük yanılgısıdır " sevişmek " . sevismek cinsel ilişkiye girmek, öpüşmek değildir. sözlük anlamıyla da farklı şeyler esasında ama her ne hikmetse sevişmek eşittir ilişkiye girmek olarak ifade ediliyor. üzülüyorum.

    oysa ki,
    sevişmek duygusaldır. cinsel ilişki öyle mi? hiç eskort yahut jigolo ile duygusal bir şeyler yaşayan duydunuz mu? varsa bile çok azdır...

    sevişmek gönülden olur, cinsel ilişki sıradan bir şey.

    sevişmek o anda olur, cinsel ilişki periyodik anlam da bir zorunluluktur.

    sevişmek ile cinsel ilişkinin en güzel birleşimi özlem duyulanla olur....
    sekiz