• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.71)
Yazar erich fromm
sevme sanatı - erich fromm
hiçbir şey bilmeyen, hiçbir şeyi sevemez.
hiçbir şey yapamayan, hiçbir şeyden anlamaz.
hiçbir şeyden anlamayan insan değersizdir.
oysa anlayan biri,
hem sever hem fark eder hem de görür...
bir şeyde ne kadar bilgi varsa,
o kadar büyük sevgi vardır...
bütün meyvelerin çileklerle aynı zamanda
olgunlaştığını zanneden biri,
üzümleri hiç tanımıyor demektir.
- paracelsus-
  1. tarihin belki de ilk modernist psikoterapisti erich fromm'un, "sevgi" kavramını irdelediği incecik kitabı. aslında sosyoloji eğitimi almış olan, psikanalize sonradan katılır. modern insanın sorunlarını çözümlemeye yönelik çalışmalar yapar. özellikle 20. yüzyılın batı kültürü için sevme sanatı bulunmaz bir nimet olur zira insanlar kendi boşlukları içinde kaybolmuştur.

    sevecen ve insancıl bir kitap sevme sanatı. her şeyin kurtuluşunun sevgide olduğunu söylüyor ve ekliyor: "sevmek, almak değil vermektir."
  2. paracelsus’un her şeyin sevgi olduğunu anlatan şiiriyle okuyucuyu karşılayan erich fromm kitabı.

    sevgiyi önce kuram olarak değerlendiriyor daha sonra bölümlere ayırarak devam ediyor. anne-baba ve çocuk arasındaki sevgi, insan sevgisi, anne sevgisi, cinsel sevgi, kendini sevme ve tanrı sevgisinden bahsediyor.

    günümüz dünyasında insanların kendini pazarladığını ve çoğunluğun istifçi olarak yaşadığını söyleyen fromm’un sevme sanatıyla ilgili fikirleri okunmaya değer.

    !---- spoiler ----!

    kitabın sonuna doğru çağdaş batı toplumunda sevginin çöküşü adlı bölümde fromm kapitalizmle sevgi arasında bir bağlantı kuruyor.

    mesela piyasadaki arz-talep dengesinden bahsederken şöyle bir şey söylüyor : ”sermaye emeği yönetir. biriktirilmiş ölü nesneler, canlı olan insan emeğinden ve gücünden daha değerli olur.”

    kapitalizmin en açık tanımlarından birini bu şekilde dile getirdikten sonra aslında bu düzenin hep böyle işlediğini ama günümüzün çağdaş kapitalizminin insanların kişiliğini daha derinden etkilediğini söylüyor.

    erich fromm’un bu kitapta değindiği en güzel nokta tek tip insan modeli. aynı şeylerin peşinde koşan, aynı şeyleri yapan, hayattan sadece maddi beklentisi olan insanlar.

    “çağımız kapitalizmi bir arada kolayca çalışabilecek, gittikçe daha fazla tüketmek isteyen, beğenileri standartlaşmış, kolayca etkilenebilen çok sayıda insana ihtiyaç duyar.”

    çünkü kapitalist sistemin çarkları bu tip insanlar sayesinde dönüyor. sistem kendi ihtiyacı olan insan tipini yine kendi yaratıyor.

    daha da ileri gidecek olursak kapitalizm, koyun sürüsü yaratıyor. kolay güdülen, itaat eden ve hayatta kendisine verilen görevi yapmaktan başka amacı olmayan bir sürü istiyor.

    “insan kendini alınıp satılan bir mala dönüştürmüştür ve yaşam güçlerini söz konusu pazar koşullarına göre en yüksek kârı getirecek bir yatırım aracı olarak kullanmaktadır.”

    sonra ne oluyor ? fromm’un dediği gibi otomat bireyler haline geliyoruz.

    kendimize yabancı olduğumuz için çevreye de yabancılaşıyoruz.

    sürekli bir yalnızlık içinde hissediyoruz. hatta bu yalnızlıktan kurtulmaya çalıştıkça suçluluk hissine kapılıyoruz.
    en sonunda da kişiliksiz bireyler haline geliyoruz.

    kitap da aslında bu problemlerin başlıca nedeninin sevgisizlik olduğunu, sevmeyi bilmediğimiz için mutsuz olduğumuzu anlatıyor.

    sevginin uygulanması ise kitabın sonunda yer alıyor. 4 temel ilke sayıyor erich fromm.

    1)disiplin (*:tıpkı diğer sanat dallarında olduğu gibi.)
    2)yoğunlaşmak (*:kendini sevmeye adamak)
    3)sabır (*:yürümeyi yeni öğrenen bir bebeğin sabrı gibi.)
    4)önem (*:her şeyin üstünde tutmak.)

    “sevebilmeyi başarmanın başlıca koşulu insanın narsisizmini yenmesidir.”

    ki bence en önemlisi de bu.

    !---- spoiler ----!

    sevmeyi nasıl bir sanat haline getirebileceğimize dair bir söz, erich fromm’dan gelsin :

    “sevgi bir inanma işidir. inancı az olanın sevgisi de azdır.”
  3. sevgiyi ve insanın sevgiye yaklaşımını konu alan, öğrenim alanım sebebiyle orijinal dilinde okumuş olduğum kitap.

    açıksözlülüğü dengesiz ve karakteristik bozuklukları olan insanları biraz ruh bunalımlarına sokabiliyor, ancak gerek felsefi gerek de kişisel yaklaşımı işlediği konuya çok yakışan anlatım diliyle birlikte insanın sevgiye bakış açısını değiştirebilecek bir eser.

    başındaki alıntı harikadır;

    "hiçbir şey bilmeyen, hiçbir şeyi sevemez
    hiçbir şey yapamayan, hiçbir şey anlamaz"
  4. bir ders icin tavsiye edilen kitaplar icinde gorup okudugum kitap. incecik bir kitap olmasina ragmen; kisa surmedi okumam, anlamaya calismam, sorgulamam. karsi cikmak istedim sevginin birtakim kurallara bagli olarak uygulanmasina fakat fromm'un fikirleri cok yapmacik gelmedi bana. sevginin eksik kalan yanlarinin ona hastalikli bir yon verdigini soyler fromm. onsozunde uyardigi gibi sevme kilavuzu degildir bu kitap. sevgi ile ilgili ilginc bir incelemedir.
  5. diğer psikanilistlerin aksine ekonomi,tarih ve edebiyat alanındaki birikimleriyle toplumsal ruh bilimini yerinde tespitlerle ortaya koyan üstadın kaleminden çıkan güzide bir eser diğer kitapları: özgürlükten kaçış
    freud'un kişiliği ve etkileri
    mutalaka okunması gerekenlerdendir. sevme sanatı erich fromm'a başlamanız gereken kitaptır, bunu beğendiyseniz ilk etabı geçmişsinizdir.