1. insanı çaresiz bırakacak bir kıyas. türkiye müzik tarihinin üstünden geçmiş iki muhteşem kadın. duyguların tercümanları. seçemiyorum bir türlü, yıllardır da sorarım kendime acaba hangisi daha iyi diye, hata bende sanırım.
    abi
  2. en baştan yazayım ikisi arasında kıyaslama yapmak yanlıştır. sezen'in izmir macerası 3 yaşındayken başlar nazan ise izmir de doğar sezen 75 yılında ilk 45 liği çıkarır nazansa 78 yılında. ikisi de türk pop müziğinin en kıymetli sanatçı, söz yazarı ve besteci kimliğine sahiptirler bulmuşuz böylesine güzellikleri en iyisini tadını çıkarmak çünkü bir daha ne sezen gelecektir dünyaya ne de nazan.
  3. niye kıyas yapıyoruz anlamadım?

    nazan öncelin güzel şarkıları olabilir; lakin bir sezen aksu değildir. sezen iyi bir yorumcu mu, sesi vs bunları konunun uzmanları yorumlasın.

    bilinmesi gereken en önemli nokta şudur: sezen boş kadın değildir. öyle şarkı sözleri yazmıştır ki, dönemin şıngırdak saçmalıklarına iki gün sonra moda'sı geçecek iki nakaratlık uyduruk armonilerine toz duman attırır.

    bir sene bozuk türkçe ile söylediğiniz hangi şarkılar bu güne kaldı?
    yatcaaaz, kalkcaaaz, ordayııız dediniz; ama bu sene yoksunuz.
    büyük yakalarınız vardı; değişen her moda'ya uymadığınız için mi hemen eskidiniz?
    bi güzellik yapsana diye bar bar bağırdınız ama zaman size güzellik yapmadı.

    hiç biriniz anlamlı bir sezen parçası değildiniz.
    o sanat eseri yazmak için mi yola çıktı bilmiyorum ama geleceğe kalacak bir çok parçaya bir tarafınızı tamamlayan parçalara imza attı.

    gerçek sanat böyledir. tozlanır ama gün gelir tozları silkeler ve ışıldamaya devam eder.

    yarına kalacak olanlar, popülere kanmış olanlar değil; yüreğiyle geleceğe de hitap edebilenlerdir.

    şimdi şu şarkının sözleri gibi söz yazabilecek ikinci bir babayiğit zor bulunur:
    üzgünüm ama şarkıcıyım deyip başımızı ağrıtanların çoğunun bu şarkının sözlerini anlayabileceklerini bile sanmıyorum:

    bak atının terkisine de atmış gözleri şaşı gelini
    mor kaftanlara sarmış haspam odun gibi belini
    ah verin elime de kırayım cadının derisi kara elini

    seni gidi dilleri fitne fücur kıyametin gelsin

    sen o alacası içinde fesatla hangi günü gün edicen
    ah o kaditin üstüne bir de atlas yorgan sericen

    amanın amanın yansın ocağın barkın utansın
    ağan emmin herbir yerine kırmızı kınalar yaksın

    varsın bize vursun felek ne çeyiz düzdüm emek emek
    allah bildiği gibi yapsın

    böyle de nispet olmaz ki seni gidi zalim yar
    zorla da kısmet olmaz ki seni gidi hain yar

    bana ne bana ne beni al onu alma

    bende bu yetim kirazlar al al dururken
    tek başıma kara gecelerde zar zor uyurken
    yar eteğimde çakallar kurtlar ulurken
    içine sinerse senin de kıyametin gelsin