• izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
sıfır bir
türkiye'nin en iddialı, en gerçek, en sert internet dizisi sıfır bir ''bir zamanlar adana'da''.
  1. ''bir zamanlar adana'' adında internet dizisi çeken bir youtube kanalı, adana da çekimleri olan dizi kentin, en tehlikeli mahallelerinden biri olan hürriyet mahallesinde geçen olayları anlatmaktadır.

    !---- spoiler ----!

    türkiye'nin en iddialı, en gerçek, en sert internet dizisi sıfır bir ''bir zamanlar adana'da''

    !---- spoiler ----!

    açıkçası çok beğendiğim bir dizi oldu. fragmanları ve izlediğim iki bölümüyle, bu internet dizileri maddi imkanlar olarak kısıtlı çekilir ama ona rağmen ulusal kanalda yayınlanan dizilerden daha kaliteli bir yapım diyebilirim.

    edit: imla
  2. tarzını, temasını, konusunu sevmesem ve açıkça söylemem gerekirse "ayak takımı"na hitap ettiğini düşünsem de, oyunculuk ve prodüksiyon kalitesine saygı duyduğum yapım.
  3. adana'da doğup büyümüş birisi olarak diyorum ki bu dizi olmuş emeği geçenlere helal olsun. benim dahi giremeyeceğim sokaklarda bu denli kaliteli dizi çekmek herkesin harcı değil. oyunculuk desen beklediğimden kat ve kat güzel insan izlerken bitmesin diye iç geçiriyor.

    güney adana'nın en varoş semtlerinde geçen bir hayatta kalma mücadelesi. insanı sarsan diyaloglar ve daha fazlası için bu dizeye bir şans verin.
    (bkz: adana)
  4. ilk bölümüyle dikkatimi çeken diğer bölümleriyle de üzen dizi. çok umut verici başlamıştı gerçekten.

    !---- spoiler ----!

    az biraz parayla yolunu bulan 3-5 hırsız iken sosyal kahraman şirketine dönüşmeleri, örnek insan olarak lanse edilmeleri tezat yaratmış. öte yandan post prodüksiyonda ilk bölümden sonra yerlerde. görüntü kalitesi -gereksiz blur/bulanıklaştırma- ses kalitesi -sesin arka planda kalması- vs. çok dikkat çekiyor. bölümler süre olarak uzatıldı. buna bağlı olarak gereksiz sahnelerde fazlalaştı. hikaye aşırı hızlı ilerliyor. hele ikinci bölüm "biz sizi vurduk, siz bizi vurdunuz sonra biz yine sizi vurduk" minvalinde. her bölümde yeni tanıdığımız bir kötü karakter bölüm sonunda ölüyordu son bölümlere kadar. eğlenceli bir serseri dizisi beklerken cs go da ki çatışma videolarının birleşimine döndü dizi.

    !---- spoiler ----!

    keşke süresi 15 dakika kalsaydı da 15 dakika da yaşatabileceği bütün duyguları yaşatsaydı dediğim.
  5. scarface 'i hatırlattı bana.
    Film;
    adım adım yükselmeyi ve bağlılığı anlatan, ölmemek için bir yere ait olmak ve seçim yapmak fikrinin kaçınılmaz olduğunu gösteren, karanlık ilişkilerin içinde ayakta kalmak için etik kurallar çerçevesinde savaşan bir grup adamın isteseler de beladan uzak duramamalarının hazin hikayesi...

    güzel ve imkana ihtiyacı olan bir yapım.
    başarılar.

    Not: Cİo' da da tam bir paul Walker havası da yok değil hani.
  6. cio baba adamdır!
  7. türkiyede aptal saptal dizilere, milyonlar harcanırken , rezalet yarışmaların rezalet katılımcılarından oluşan dizilerden , aşırı zengin, yakışıklı gençler ve onlara aşık aptal kızların hikayeleri anlatılırken, eskiden çok izleniyordu bi 13 bölümcük daha para kaldırabilir miyiz diye , türk malının çocuklar duymasının tekrarları çekilirken, türkiyenin her yöresinden birer insansın aynı iş altında (genellikle taksicilik) buluşup sürekli karadenizli uy uşağuum esprileri izletilmeye çalışılırken, 3 5 tane delikanlı çıkar, 50,100 liralık bütçelerle bir dizi yapar, ortalığın amına koyar.

    sıfır bir bu ülkede bir devrimdir, yabana atılacak bir iş değildir. bu işi sanat olarak yapanlar para bulamayıp bir bölüm daha çekemezken , oyunculuk yeteneği olmayanların önüne yıkılan tomarla paraların göstergesidir. dizilerde sırf bu da para kazansın diye 15 dakika oynatılan iğrenç popçuların yerine, bi sigara yakıp soundtrack denen şeyin esat bargun'un yaptığı gibi yapılabileceğinin kanıtıdır.

    dizi ,film gibi sanat öğelerinin öyle para köpeği sedatif şeyler olmak zorunda olmadığının bir gün herkes tarafından tüm medya tarafından anlaşılması dileğiyle.

    savaş,cio,cihan ve diğerleri , (bkz: elbet bir gün)

    elinize sağlık.
  8. ilk bölümü izlediğimde baya dünya çapında bi iş çıkarmışlar dedim. sonraki bölümlerde ahlak bekçiliği üstlenilmesi pek hoşuma gitmedi. daha üst düzey işlenebilirdi aslında. sağlık olsun yine de severek izledim birkaç bölüm.
    abi
  9. 15 dakikalık ilk bölümü çok çok başarılı. adamlar sanat filmlerinde yakalanmaya çalışılan o atmosferi, gerçekçiliği öyle bir yakalamış ki. oyuncular da işi gayet başarıyla kotarmış. zaten jenerik müziği başta olmak üzere tüm müzikler inanılmaz gazlı. fotoğraf karesi gibi sahnelerine değinmiyorum bile.

    1. bölümde durum böyle olunca tabii 2, 3 devam ettik. ama nerede o 1. bölüm. iş "kötü adamlar ahlak dağıtıyor çok hızlı dağıtıyor, seri dağıtıyor, off hem de nasıl dağıtıyor çatır çatır dağıtıyora" dönüyormuş meğersem hepten. maalesef 2. sezonun 5. dakikasında yollarımızı ayırdık kendisiyle bu sebepten. gene de hiç izlememiş olanlara ilk bölümü tavsiye ederim.