1. orta okulda captain black tek alıp içemeyişimle uzunca bir süre denemedim. lise iki yazında benden 4 yaş büyük olan kuzenimin hepimize aman içelim bi deneyelim demesle winston almıştık, yazlığın bahçesindeki naneleri eve girerken çiğneyip çaktırmazdık göya. sonra düzenli içici olmadım, gittiğimiz mekanlarda nargile içmeye başladık.
    ne zaman ki üniversiteye gidip evden ayrıldım, o yurt odasında, o kalabalığın arasında elimden tutan somut bir şey olarak sigaraya sarıldım. o zaman winston 3.75ti. yurtta bir arkadaş nane, fesleğen yetiştirip kağıda sarıp içerdi bazen, denemedim, bir gün onu da yaparım. yurtta en çok yangın merdiveninde güzel sigara içilir. ne zaman yangın merdiveni görsem aklıma sigara geliyor.
    sonra bir rüya gördüm, dolu parlament'i çöpe atıp 1 yıldan az bir süre sigarayı bıraktım.
    sonra bir şeye sinirlendim gene başladım.
    sonra halam kemoterapi görmeye başladı, onu hiç o halde görmemiştim. sigaradan dolayı kanser olmamıştı ama genetik yatkınlığımdan ötürü etkilenip gene 1 yıl kadar sigarayı bıraktım.
    sonra bir şeye sinirlendim gene başladım.
    sonra eve çıktım, kendime kahve yapıp tek başımaysam da ikisini illa yanıma ortak ederdim. balkonum güzeldi. odam da. geçindik gittik öyle. bu arada hollanda'ya ablasının yanına gidip gelen bir arkadaş enfes bir tütün getirdi. adını bilsem sipariş etmeye çalışırdım, bu kadar lezzetli tütün içmedim. o dönemde ince sigaraları keşfettim.*
    sonra isam'la haşır neşir oldum, o dönemde de karanfilli ve vişneli djarium'u keşfettim.
    ondan sonra da zaten, o benden memnun ben ondan memnunum, geçinip gidiyoruz işte.
    tütün güzel şey.
  2. ünide deneme amaçlı 3-4 paket içtim ama hiç alışamadım. benim hikayem daha çok başlayamama gibi oldu.
  3. lise yıllarının başlarında kızların sigara içen erkekleri sert ve karizmatik bulduğunu sanan gerizekalılardanım. artistlik olsun diye gidip bir paket sigara alma klişesi, muhtemelen gerisi zihninizde canlanmıştır.
  4. hangi arkadaş, arkadaşını sigaraya başlatır? hemde zorla. ay iç kanka aman nolucak ayak uydur sınav stresi bilmem ne derken başladık işte insan liseli olduğunda aklı ermiyor tabi. 2 sene geçti ve sürekli içildiği için ayrı kalması epey zor oluyor dostumla
  5. bu hikayelerde çoğu insan itiraf edemese de,kendi zihninin karanlık taraflarına da gömse bu durumu daima bir hatun etkeni vardır.daima.
    kuz
  6. keşke lark da yazıldığı gibi okunmasaydı dediğim hikayedir, diğerlerini yanlış telaffuz edip rezil olma korkusu vardı zira o yaşlarda.
  7. üniversite 4. sınıf, hala yurtta kalıyorum, yakın arkadaşlarımdan biri erasmusla avrupanın bir ucuna gitmiş çok lazım gibi. aklım onda içten içe üzülüyorum falan. yurtta arkadaşımın da canı sıkkın hadi dedik bi yere gidip oturalım çay falan içelim.
    giderken yolda ben bir sigara alayım dedi büfeye uğradık, halbuki ikimiz de sigara içmiyoruz o sırada. arkadaşım lisede bir ara içmiş ama ben daha önce bir nefes çekip kendi nefesimle boğulmuştum.
    neyse gittik oturduk kafeye, bir arkadaş daha vardı o da geldi. morali bozuk olana faydası olacak sanki, bakayım ben de bir deneyeyim falan diye sigara içmeyen üç insan içtik o gün.
    başlama günü bu ama aylar boyu toplamda üçümüz bir paketi içmedik hani.
    sonra ne oldu biz üçümüz eve çıktık. meğer bizim eksiğimiz evmiş. canımız sıkıldıkça sigara içer olduk. tabii o sıra okulu bitirme, tez yapma, bi yandan üçümüz de çalışıyoruz iş falan sıkıntısı var. arttıkça arttı bizim balkon muhabbetleri.
    sorsan hala üçümüz de içmiyoruz. ama bırakmıyoruz da. hani o toplumda oluşan "sigara içen dertli sıkıntılı insan" profili var ya o işte oturmuş bilinçaltına. hangimizin canı bişeye sıkılsa soluğu balkonda alıyor diğer ikisi de arkasından.
    yazınca farkettim bildiğin can sıkıntısından başlamışız sigaraya. başlamayın, saçma.
  8. fi tarihinde mağaranın birinde oturuyordum. bilirsiniz işte, insan bazen yalnız kalmak ister..
    aniden belirdi ya da belirmedi hatırlamıyorum. o kadar eski bir hikaye bu. neyse geldi bu varlık-oluşum ne derseniz deyin. kafama bir paket camel attı.

    hyperion: n'oluyo?
    varlık: iç!
    tek söylediği buydu ve diyeceğini deyip çekti gitti. arkasından bağırdım tabi;
    hyperion: ya ameliyatlı yerime gelseydi ehhehe :)

    bu nedir diye inceliyordum. paketin üzerinde resim vardı birde yazı. 'sigara içmek cinsel iktidarsızlığa yol açar.' resme baktım; yatağın bir ucunda bir kadın, diğer ucunda bir adam. küçücük çocuk gibi küsüşmüşler. dedim bu olmamış başladım söylenmeye. tam o esnada geri gelip kafama çakmak attı bu varlık.

    varlık: unutmuşum, hiç demiyorsun bunu nasıl içicez diye? onca yolu geri geldim.

    hyperion: ya ben daha içine bakmadım ki ne bileyim. ambalaja takıldım. yalnız bunun kapak olmamış. burada iktidarsızlık yok bildiğin trip var. resmen mesaj-algı uyuşmazlığı ahuhafvfc. onu bir değiştirin isterseniz. reklam çok önemli bu işlerde.

    başladık böyle muhabbete. laf lafı açtı. iktidar konuşulurda türkiye konuşulmaz mı hiç! konu oraya gelince muhabbet bayağı dallanıp budaklandı haliyle. yaktık cuuaraları karşılıklı. hiç unutmam, o gün tek başıma '7' paket içmişim. annem bir geldi mağara duman altı. bu varlık hemen arazi tabi. her şey benim üzerime kaldı. nasıl dayak yedim ama anlatamam.

    dayak bitince hemen yaktım bir keyif sigarası daha. varlık kulağıma fısıldadı: 'artık bağımlısın.'
    arkasından annemin sözü yankılandı zihnimde: 'herkesle hemen arkadaş olma demiyor muyum ben sana?'
  9. sigara içmeye aşırı karşıydım normalde, eski sevgilim sigara nargile ne bulursa içiyordu. bırakması için bayağı zorlamıştım falan, neyse bu öküzcük bırakmadı sigarayı. vicdan yapıp bırakır belki diye ben başladım o yüzden, hani ben de içmeyeyim diye bırakır belki. bırakmadı beraber içtik sonra da ayrıldık ben halen daha içiyorum. müptela değilim ama memnunum.