• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (6.75)
silver linings playbook - david o. russell
tarih öğretmeni olan pat (bradley) yaşadığı ruhsal bunalımlar sonucu rehabilitasyon merkezine gönderilir. bu sırada işini ve eşini kaybeden pat bir süre sonra salındığında işine ve karısına dönmek için her yolu dener ancak başarılı olamaz. tesadüfen karşılaştığı tiffany ile aralarında ilk başta sadece arkadaşlık olsa da zaman ilerledikçe bu durum değişir.

film 8 dalda oscar adaylığı almış, jennifer lawrence bu filmdeki performansıyla en iyi kadın oyuncu oscarını kazanmıştır.
  1. finali tahmin edilebilir olsa da işlenir bakımından güzel bir hikayeydi
  2. iyi oyuncularin para diye yavan bir film yapmasi onlara olan guveni sarsiyor. bazen bir filme "aaaa filanca oynuyormus" diyerek gidiyoruz. bu kisiler isimlerini marka haline getirmisler. bu iki oyuncunun da ayni duruma geleceklerini dusunuyordum ama film eeeeh iste'den oteye gidememis. manitayla izlemelik piyasa filmi iste...
  3. filmle ilgili okuduğum bir eleştiride psikolojik sorunları olan karakterlerin bu filmde çok gerçekçi anlatıldığı yazılmıştı. bunu okuduğum an o eleştiriye ön yargı ile bakmaya başladım. zira bu filmle ilgili yapacağım en büyük eleştiri sorunlu karakterlerin yine karikatürize edilmiş olması. bu tarz filmlerde psikolojik sorunları olan karakterler hep çok sevimli, çok ilgi çekici hatta seksi olarak sunuluyorlar. oysaki gerçekte hasta biriyle uğraşmak çok zor bir şey. bırakın hastalığı, yanınızda sarhoş olan biriyle uğraşacağınız bir iki saat bile sizin için çok yorucu olabilir. bu filmdeki iki sorunlu karakterimiz de en başta dış görünüşleriyle sonra da zekalarıyla çok çekiciler. hastalıkları onları farklı kılan bir özellik gibi sadece. iki masa dağıtmakla, gece vakti evi ayağa kaldırmakla bitse keşke gerçekten bu psikolojik sorun denen meret. bu kısmı böyle kapattıktan sonra romantik komedi tarzının iyi filmlerinden biri olmuş diyorum bu film için.

    bradley cooper' ı daha önce iki kez hangover serisinde, bir kez limitless, bir kez de yes man filminde görmüştüm. bu filmlerin hepsini az çok sevdim. adam muzip, ortamcı karakterleri oynasın diye yaratılmış adeta ama bu filmde biraz daha farklı ve iyi ki de farklı. jennifer lawrance ise çok seksi ve çok başarılı. zaten bu performansı ona oscar da getirdi. bu ödülün dışında esas ödüllerin tamamına (en iyi erkek oyuncu, en iyi yardımcı erkek/kadın oyuncu, en iyi uyarlama senaryo, en iyi yönetmen, en iyi film, en iyi kurgu) aday gösterildi umut işığım. isim benzerliğinin de etkisiyle bana little miss sunshine(küçük gün işığım) filmini hatırlattı yer yer. elbette çok farklı filmler ama orada da sorunlu karakterlerin dans ile çıkış yolu bulduğunu izlemiştik diye anımsıyorum.

    tamam güzel film, çok da keyif alarak izledim ama 8 oscar adaylığı da biraz fazla olmuş. de niro, lawrance, cooper çok iyiler, zaten filmde bu üçlünün birbiriyle kapıştığı yoğun diyaloglar içeren çok sahne var. hatta bu anlamda son zamanlarda izlediğim en konuşkan film diyebilirim. kimse susmuyor film boyunca, replikleri takip ederken yoruldum. ama bunun ötesinde filmin türe bir yenilik getirdiğini söylemek zor. sorunlu karakterlerin sevimli sorunları, marjinal cümleleri... her romantik komedi filminde görmeye alıştığımız yan karakterler... yeni bir şey yok yani. ama alışılagelmiş ögeler çok iyi kullanışmış işte. oyunculuklar, replikler, filmin ilerleyişi, verdiği keyif gerçekten de ''yükseltiyor'' sizi. bir iki ufak tesadüfe denk gelmek de hoştu. örneğin benim en sevdiğim metallica albümü grubun 2. albümü olan ride the lighting' dir ve albüme adını veren şarkı da en sevdiğim metallica şarkısıdır belki de. bir sahnede bebeğe şarkı dinlettiğinden bahseden anneye, ride the lighting çalıyor musun diye soruyor (bradley cooper)pat. başka bir sahnede seattle seahawks' ın adı geçiyor. amerikan futbolu takımıdır seahawks ki ben kendilerini kısa bir süre önce okuduğum kitaptan öğrenmiştim. 2014 yılında super bowl şampiyonu olmuşlar ve 600 bin kişilik seattle şehrinde 1 milyon kişi ile kutlanmış bu şampiyonluk. öğrencilerin dörtte biri o gün okula gitmemiş, valilik kararıyla 12:12' de bir dakikalık gürültü ilan edilmiş. seattle' ı asıl dikkat çekici yapansa bu şehrin soundu olarak bilinen ve benim pek tutmadığım grunge isimli müzik tarzının 90' larla birlikte ortaya çıkan 4 meşhur temsilcisinden birinin daha yakın bir zaman önce göçüp gitmesi ve geriye bir tek eddie vedder' ın kalmış olması. sırasıyla kurt cobain, layne staley ve yakın zaman önce de chris cornell gitti. müzikle devam edelim; filmin bir yerinde bob dylan ile johny cash düeti olan girl from the north county çalıyor. bitirişi müzikle yapmak isterdim ama muhteşem göğüsleri ve enfes sırtı yüzünden yine jannifer lawrence' a dönüp onunla nokta koymak istiyorum; özellikle dans sahnesinde çok ama çok seksi.