1. normal olmak istedim, klişe olanın üzerine gittim; tv izlemeye karar verdim. evde olmadığı için ve gerçek televizyon nesnesi görmek istediğim için bostanlıda kahvehane aradım, bulamadım. vazgeçmedim tv yayınını sessiz yapan bir cafe buldum. menü filan derken tv de maç basladi. sessiz izlemek de güzeldi. masada konuşulanı dinlemek can sıkıcıydı; normal olmaya itendi galiba. ilk yarı bitince yüzüm gülüyodu. ee ne konuşuyoduk derken ikinci yarı başladı. birden ilk yarıda olan gariplikler çoğalmaya başladı. haksızlık olduğunu barda duran çalışanın hareketlerinden anladım; kulaklık vardı onda. goller, kızgınlıklar, kırmızı kartlar. yemek soğumuştu maç bittiğinde, tekrardan ısıtıp güzelce yedim. sessiz maç izlemek de neydi öyle. evde internetten izlemediğime üzüldüm. (bkz: 17 mart 2016 braga fenerbahçe maçı)

    tv izlemek bile zor, sıradan olmak isterken aklım hep karasal yayın dönemine gitti. iyki de radyodan dinlemenin normal olduğunu düşünmedim. normal sandığım nostalji olmuş. normal olmak dayatılan her şeyi kullanmak olmuş ya da bi dahaki sefere kahvehane bulmam gerek.

    +imla
  2. sağlık olduktan sonra dünyanın en güzel şeyi.